Forum Düzeni
Kullanıcı Etiket Listesi

Like Tree1Beğeni(ler)
  • 1 Post By BegonviL

Seçenekler
Seçenekler
Stil
Üyelik tarihi: 13 July 2018
Mesajlar: 6.474
Konular: 3064
Cinsiyet:Bayan
Seslenenler: 260 Mesaj(lar)
Etiketleyenler: 45 Konu(lar)
Alınan Beğeni: 0
Verilen Beğeni: 0
İlişki Durumu: Yok
Burç: Akrep
Takım: Besiktas
Rep Gücü: 21
Asrevya is a splendid one to beholdAsrevya is a splendid one to beholdAsrevya is a splendid one to beholdAsrevya is a splendid one to beholdAsrevya is a splendid one to beholdAsrevya is a splendid one to behold

Standart Türkler'in İlk Yurdu

28 July 2018
# 1
1. Türkler'in İlk Yurdu

Türklerin ilk yurdu Orta Asya'dır. Türklerin yaşadığı ilk yerlerin bugünkü Baykal gölü, Yenisey ve Obi nehirleri ile Gobi çölü arasındaki bölge olduğu kabul edilmektedir.

Türklerin Orta Asya'daki yaşayışlarını yeryüzü şekilleri, iklim ve bitki örtüsü belirlemiştir. İlk yurdun bozkırlarla kaplı olması Türklerin genelde göçebe bir yaşam sürmelerine ve hayvancılıkla uğraşmalarına neden olmuştur. Yaşamlarında atın önemli bir yeri vardır. Türklerin dayanıklı, hızlı, teşkilatçı ve savaşçı bir millet olmalarında yaşadıkları yerlerin coğrafi şartları ile atı evcilleştirmiş olmalarının önemli bir yeri vardır.

2. Türkler'in Yerleştikleri Bölgeler

Orta Asya'da iklimin değişmesi, giderek karasallaşan iklim, kışın aşırı soğuklara, yazın da şiddetli sıcaklara neden olmuştur. Bu durum çölleşmenin artmasına, su kaynaklarının kurumasına, otlakların azalmasına, salgın hastalıkların yaygınlaşmasına yol açmıştır. Bölge artan nüfusun ihtiyacını karşılayamaz hale gelmiştir. Otlaklar yüzünden boylar arasında çatışmalar artmıştır.

Ayrıca Çin ve Moğol baskısı da artmıştır. Bütün bunlar Türklerin bir kısmının Orta Asya'dan Avrupa, Ön Asya, Hindistan gibi bölgelere göç etmelerine neden olmuştur.

Göç eden Türkler gittikleri yerlerde büyük devletler kurmuşlar, Türk kültürünü yaygınlaştırmışlardır. Başta madenlerin işlenmesi olmak üzere askerlik, devlet teşkilatı gibi konularda hakim oldukları yerlerdeki ulusları etkilemişlerdir.


eğiticibilgi

To view links or images in signatures your post count must be 0 or greater. You currently have 0 posts.

Üyelik tarihi: 02 October 2019
Mesajlar: 4.778
Konular: 1344
Cinsiyet:Bayan
Seslenenler: 126 Mesaj(lar)
Etiketleyenler: 48 Konu(lar)
Alınan Beğeni: 783
Verilen Beğeni: 374
İlişki Durumu: Yok
Burç: Akrep
Takım: Besiktas
Rep Gücü: 39
BegonviL has a reputation beyond reputeBegonviL has a reputation beyond reputeBegonviL has a reputation beyond reputeBegonviL has a reputation beyond reputeBegonviL has a reputation beyond reputeBegonviL has a reputation beyond reputeBegonviL has a reputation beyond reputeBegonviL has a reputation beyond reputeBegonviL has a reputation beyond reputeBegonviL has a reputation beyond reputeBegonviL has a reputation beyond repute
Standart Cevap: Türkler'in İlk Yurdu
25 July 2020
# 2
Türklerin nerede ortaya çıktığı, hangi coğrafyada yaşayıp genişlediği ve tarih boyunca yaşadığı coğrafyalara hangi bölgeden göç ettikleri uzun süredir tartışılıyor. Tarihleri çok da eskiye gitmeyen milletler için bu tür meraklar yoktur. Zira Yunan, Mısır, Roma, Arap, Slav, v.b. eski kabul edilen kavimlerin ortaya çıktıkları, yaşadıkları ve yayıldıkları bölgeler genel hatlarıyla belirgindir. Oysa Türkler, tüm bu kavimlerden çok daha kadim dönemlerde, tarih öncesi çağlarda ortaya çıktıklarından ve çok daha geniş bir coğrafi sahada varlıklarını devam ettirdiklerinden tespit edilmesi daha zor, daha derin araştırmalar gerektiren ve halen tam anlamıyla çözümlenememiş bir meseledir.

Yalnızca Türklerin kurduğu en güçlü devletleri bile söz konusu edersek; Hunlar, Göktürkler, Uygurlar, Kazaklar, Kırgızlar, Bulgarlar, Oğuzlar, Peçenekler, Kuman/Kıpçaklar, Selçuklular tarafından kurulan devletlerin yaşadıkları coğrafya 30 Milyon km²'ye ulaşır. Bu denli geniş ve girift bir coğrafya söz konusu olduğunda genel kabuller ortadan kalkar. Ancak yorum yapabileceğimiz veriler mevcuttur ve konu üzerinde fikirler/tezler öne sürebiliriz.

Batılı tarihçiler, önceleri Türkleri yurtsuz, başıboş, göçebe ve barbar kavimler olarak görmekteydiler. Ancak tarihi buluntuların ortaya çıkması ile 19. yüzyıldan itibaren genel kabullerin geçersiz olduğu anlaşılmış, konu üzerinde pek çok çalışma yürütülmeye başlanmıştır. Konu üzerinde çalışan ilim insanları, Türklerin Baykal Gölü'nden Ural (Yayık) Dağlarına, Kuzey Karadeniz hattına kadar uzanan geniş coğrafyada etkili olduklarını kabul etmiştir. Elbette böyle geniş bir sahanın topyekün ana yurt olabilmesi mümkün değildir. Ancak atı evcilleştiren Türklerin diğer milletlerden çok daha önce hızlı hareket edebilme kabiliyetine sahip oldukları düşünüldüğünde bu sahanın bir etkinlik alanı olduğu anlaşılmaktadır.

Türklerin anayurdu hakkında yorum yapan milletler, genellikle kendi izlenimleri çerçevesinde bir değerlendirmede bulunmuşlardır. Örneğin Çinliler Türklerin anayurdu olarak Altay Dağlarını kabul ederler. Sanat tarihçileri, buluntuları öncelleyerek Tanrı Dağları olduğunu düşünmüşlerdir. Kültür tarihçileri ise İrtiş-Yayık, Altay-Kırgız bozkırları ile Baykal Gölü'nün güney batısı olarak kabul ederler. Dilcilere göre de Altayları Doğusu ve Kingan Dağları Türklerin atayurdu olabilir düşüncesi hakimdir. Bu genel kabullerden geniş bir coğrafi hat çizmek mümkündür ancak bu hattı daraltmak mümkün görünmemektedir.

Yakın zamanda yapılan araştırmalar ve ortaya konan veriler Türklerin anayurdunun Ural-Altay Dağları ile Hazar Denizi'nin Kuzey Doğu bozkırları olduğu yönünde güçlenmiştir. Türkistan'da yapılan ilk arkeolojik çalışmalar Ksilev ve Çernikov tarafından gerçekleştirilmiştir. Bu araştırmalarda ortaya konduğu kadarıyla; Minusinsk bölgesinde yaşadığı tespit edilen Afanasevo Kültürü (M.Ö. 2500-1700) ve Andronovo Kültürü (1700-1200) Türkleri meydana getiren demografik unsurun kökenlerini teşkil ederler ve Taş Devrinden itibaren Altay-Sayan Dağlarının güneybatısında yaşamışlardır. Buradan hareketle Türklerin ortaya çıktığı saha olarak Altay-Sayan Dağlarının güneybatısıdır diyebiliriz.

Söz konusu edilen bir proto-tip olduğundan yalnızca Türkler mevzubahis edilmez. Türk-Moğol-Mançu gruplarına genel olarak Altay ismi verilmiş, Türklerin kökeni olarak Altay halkı işaret edilmiştir. Bu çalışmalar da aslında yine bir genel çerçeve ortaya koyduğundan hattı daha da daraltmak adına bazı çalışmalarla muhtelif tezler öne sürülmüştür. Örneğin; W. Tomascheck Baykal Gölü'nün doğusunda, E. Parker ve G.J. Ramstedt Kingan Dağları çevresini işaret etmiştir. En güçlü önerme ise Macar Türkolog Gy. Nemeth tarafından ortaya atılmıştır. Nemeth, dilbilim verilerine dayandırarak ortaya attığı iddiada Aral Gölü çevresini işaret etmiştir. Diğer taraftan bir diğer Macar Türkolog G. Almasy aryanların ilk vatanı hakkındaki verilere dayanarak Tanrı Dağları bölgesinin Türklerin ana yurdu olduğunu öne sürmüştür. Tüm bu veriler ışığında, Türklerin anayurdu olarak Tanrı Dağlarının kuzeybatı yamaçları ve Aral Gölü çevresi Türklerin anayurdu olarak kabul edilmiştir. Bu hat günümüzde Kazakistan-Özbekistan-Kırgızistan bölgesine tekabül eder. Türklerin göç hareketlerinin bu bölgeden yayıldığı düşünülmekte, hatta göç haritalarına dair pek çok önerme ortaya konabilmektedir.

Konar-Göçerlik, Tabiat ve Göçler
Türklerin ortaya çıktığı ve göç ettiği coğrafyayı genel hatlarıyla çizebiliyoruz. Ancak sonrasında varlıklarını devam ettirdikleri muazzam genilikteki coğrafyayı tespit edebilmemiz ve göç haritalarını çıkartabilmemiz için göç nedenlerini incelememiz, anlamamız ve yorumlamamız gerekiyor. Bir genel kabul olarak Türklerin iklim ve tabiat şartları nedeniyle zorunlu olarak göç ettiği düşüncesi söz konusudur. Bu önermeyi yorumlayabilmemiz için Türkistan dediğimiz Orta Asya'nın coğrafi ve iklimsel şartları itibariyle incelememiz gerekecektir.

Türkistan (Orta Asya), son buzul çağı sonrasında çekilen buzu hattı sonrasında yoğun bir tabiat değişikliğine maruz kaldı. M.Ö. 10 Bin'lerde buzullardan akan sulak arazilerken buzulların kuzeye çekilmesiyle kuzeyde ortaya çıkan ormanlara karşın Türkistan bölgesi, coğrafyayı besleyen akarsulardan mahrum kalarak kurak hale geldi. Hazar Denizi'nin kuzeyinden Kingan dağlarına kadar çekilecek bir hat Tundra halini alırken Orta Hazar - Tanrı Dağları hattında kurak ve sert bir iklim meydana geldi. Ortaya çıkan bu zorlu tabiat şartları su kaynaklarının azalmasına ve bölgenin dört mesvim yaşanabilir bir habitat olmaktan çıkmasına yol açtı. Yazları alçak rakım kuraklaşıp yüksek sıcaklık değerleriyle yaşanamaz hale gelirken yüksek rakımlarda çözülen buzların oluşturduğu su kaynakları ve otlaklar kendiliğinden bir konar-göçer yaşam şartını zorlamıştır diyebiliriz. Kışın ovalara inip yazın yaylalara çıkılarak tarımın mümkün olmadığı topraklarda hayvancılık yapılabilmesi Türklerin kültürel dokusunu inşa eden önemli bir faktör haline gelmesi tarihi bir gerçeklik olarak önümüzde durur.
Asrevya bunu beğendin

To view links or images in signatures your post count must be 0 or greater. You currently have 0 posts.
Konuyu 1 kişi okuyor. (0 üye ve 1 misafir)
 
Benzer Konular
Konu
Konuyu Başlatan
Forum
Cevap
Son Mesaj
Tomris
Yabancı Dil
4
19 September 2018 13:40
Başak
Dini Şiir ve Yazılar
0
25 December 2017 14:30
Başak
Dini Şiir ve Yazılar
0
25 December 2017 14:29



Ticarî amaç gütmeden, maddî bir menfaat elde etmeden internet yayınlarına olanak sağlayan global bir paylaşım ağı olan ForumDenizi, adından ve vasfından da anlaşılabileceği üzere bir forum sitesidir. Forum siteleri, tıpkı sosyal medya ve interaktif sözlükler gibi 5651 sayılı kanunun 2. maddesinin 1. fıkrasının "m" bendine göre Yer Sağlayıcı olarak faaliyet göstermekte olan, hizmet ve içerikleri barındıran sistemleri sağlayan veya işleten platformdur.
5651 sayılı kanunun 5. maddesine göre yer sağlayıcı, yer sağladığı içeriği kontrol etmek veya hukuka aykırı bir faaliyetin söz konusu olup olmadığını araştırmakla yükümlü değildir. Başka bir deyişle ForumDenizi üzerinden yapılan yazılı, görsel ya da işitsel paylaşımlardan doğabilecek yasal sorumluluk, mezkur içeriği paylaşan ForumDenizi üyesi gerçek kişilere aittir. İlgili kanunun anılan maddesinin 2. fıkrasında da çok açık bir biçimde öngörüldüğü üzere; yer sağlayıcı, yer sağladığı hukuka aykırı içerikten, ceza sorumluluğu ile ilgili hükümler saklı kalmak kaydıyla, bu Kanunun 8 inci ve 9 uncu maddelerine göre haberdar edilmesi halinde ve teknik olarak imkân bulunduğu ölçüde hukuka aykırı içeriği yayından kaldırmakla yükümlüdür.
Açıklanan hukuki dayanaklar temelinde, hak ihlâli iddiasında bulunan hak sahipleri İLETİŞİM linkinden yer sağlayıcı ForumDenizi yöneticilerine ihtarda bulunarak bahse konu hususu tebliğ etmeleri halinde incelemeler yapılıp, en geç 2 gün içerisinde gerekli işlemler tesis edilecektir.
5101 sayılı yasayla degişik 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu gereğince ForumDenizi üzerinde telif hakkı bulunan MP3, video vb. eserlerin paylaşımı T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından hak sahipliği verilmiş olan MÜ-YAP tarafindan yasaklanmış olup, yasal işlem olması halinde, paylaşan kişi ya da kişilerin bilgileri gerekli kuruma verilecektir.