Hellenlerin “Kharran” Romalıların “Carrhae” dediği Harran sözcüğü Akadcada “kervan yolu” anlamına geliyordu. Mezopotamya ve Doğu Akdeniz arasındaki konumuyla tarih boyunca önemli bir merkez olan Harran, 12-13. yüzyıllarda büyük bir kent olarak karşımıza çıkıyor. Harran, Sabiilik ile biriktirdiği eski dünyaya ilişkin bilgilerin İslam dünyasına aktarıldığı yerlerden biriydi. Harran’ın ortasında yükselen höyükteki dolgular tarihöncesi dönemden İS 13. yüzyıla kadar uzanıyor. Höyüğün eteğindeki Ulucami’nin olduğu yerde önceleri Sabiilerin taptığı Ay Tanrısı Sin’in tapınağı olduğu tahmin ediliyor. Camiye bitişik küçük hücrelerin ise İslami dönemde medreseye ait oldukları öngörülüyor. İç kalenin, İslami kaynaklarda Emevi Halifesi II. Mervan’ın yaptırdığı sarayın esasını oluşturduğu düşünülüyor. Harran geçmişin izlerini taşıyan kalıntılar kadar kubbeli evleriyle de dikkat çekiyor.