Forum Düzeni
Üye Günlüğü
Üyelerimizin kişisel sayfaları olarak da kullanabilecekleri, günlük tutabilecekleri ve hoşuna giden resim, yazı, video paylaşımlarında bulunabilecekleri bölüm.
Kullanıcı Etiket Listesi

Like Tree97Beğeni(ler)

Seçenekler
Seçenekler
Stil
Üyelik tarihi: 17 Temmuz 2018
Nereden: Tel'aran'rhiod
Mesajlar: 6.699
Konular: 883
Cinsiyet:Bay
Seslenenler: 664 Mesaj(lar)
Etiketleyenler: 73 Konu(lar)
Alınan Beğeni: 2144
Verilen Beğeni: 1250
Nereden: Tel'aran'rhiod
İlişki Durumu: Yok
Burç: Boga
Takım: Galatasaray
Rep Gücü: 47
Farkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond repute

Standart Cevap: Börü Tonga'nın Otağı

21 Ağustos 2019
16 Yaşındayken Gaz Odası Sırası Gelmeden Kamptan Kaçan Bir Adamın Ağzından: Auschwitz
İnsanlık tarihinin en büyük kara lekelerinden birisi, hatta belki de en büyüğü yaşandı Auschwitz'te. Fırınlarda insan yakmalar, gaz odaları... aklımızın dahi alamayacağı türlü korkunçluklar ve dev bir Yahudi soykırımı. İşte o kamptan 16 yaşında kaçmayı başaran Charles Baron'un ağzından yaşananların kısa bir kesiti.


-örneğin ne yiyip ne içerdiniz?

-sabah kahve. gerçek kahve değil tabii, ama kahverengi; sıcak olduğu zamanlarda ise pek mutlu olurduk. öğleyin çalışma yerinde ya da pazarları çorba verirlerdi, arada sırada içinde et de olurdu. akşam yine çorba. 250-300 gramlık bir ekmekle beraber. 20 gram margarinimiz, 20 gram sosis ya da bir kaşık şekersiz reçel hakkımız vardı. zaman zaman sosis yerine yağsız peynir verirlerdi. sonra ekmeğe tüp peynir sürmeye başladılar. eridiği için hemen yenmeliydi, ertesi güne saklayamazdık.

-size en çok dokunan ne olmuştu?

-1943'te, bir gün, kampın alman komutanı, bize verilen yemeğin fazla olduğuna karar verdi. yiyeceğimizi kaldırdı ve yerine kimyasal jelatin ve kuru ağaç yaprakları kondu. suyun içine jelatin koyuyorlardı, jöle gibi bir şey oluyordu. içine atılan yapraklar şişince de yiyecek diye bunu veriyorlardı. kısa zamanda vücudumuzda ödemler başladı. kalbimiz buna dayanmıyordu. ne kadar zamanımız kaldığını öğrenmek için fransa'dan sürülmüş bir doktor buldum: "doktor ne kadar zamanım kaldı?". bu soruyu 17'sinde sormak hiç de kolay değil.. "eğer değişiklik olmazsa en fazla iki ay" cevabını verdi. sonra bir değişiklik oldu. yapraklar kayboldu ve eski yiyeceklerimizi vermeye başladılar. galiba cephane fabrikasının yönetimi, ölümler yüzünde iş aksamaya başlayınca şikayet etmiş. böylece daha önceden iğrenç bulduğumuz yemekler bize çok leziz gelmeye başladı.

-intikam duygunuz var mı?

-intikamım çocuklarım, torunlarım. ailemi yok etmek isteyenlere karşı intikamım bu. almanlarla nasıl gidiyor diye soruyorsan, çok iyi. genç almanlar evime geliyorlar. anne-babalarını da görüyorum. ama, dedelerini görmeyi reddediyorum. benim yaşımdaki almanları görmek istemiyorum. anılar intikamdır.

To view links or images in signatures your post count must be 0 or greater. You currently have 0 posts.
Üyelik tarihi: 17 Temmuz 2018
Nereden: Tel'aran'rhiod
Mesajlar: 6.699
Konular: 883
Cinsiyet:Bay
Seslenenler: 664 Mesaj(lar)
Etiketleyenler: 73 Konu(lar)
Alınan Beğeni: 2144
Verilen Beğeni: 1250
Nereden: Tel'aran'rhiod
İlişki Durumu: Yok
Burç: Boga
Takım: Galatasaray
Rep Gücü: 47
Farkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond repute
Standart Cevap: Börü Tonga'nın Otağı
21 Ağustos 2019
Fransa Tarihinin En Büyük Fiyaskolarından Biri: Maginot Hattı
I. Dünya Savaşı'nın sonrasında Fransa'nın, tekrar işgal edilmeyi önlemek amacıyla Almanya sınırına kurduğu Maginot Hattı, Fransızlar için büyük bir fiyasko olmaktan öteye geçemedi.


fransa'nın 1. dünya savaşı sonrasındaki savaş bakanı olan andre maginot'un, tekrarlanması muhtemel bir alman saldırısına karşı ortaya attığı savunma fikri ile oluşmuştur maginot hattı.

hat 240 km'den ibaretti ve son derece iyi hazırlanmıştı. bu hattı geçmek isteyen bir ordu sadece erir biterdi. hat üzerinde yer alan kaleler birbirleri ile yeraltı tünelleri ile bağlanmıştı ve mühimmat bu tüneller yardımı ile hattın bir ucundan diğer ucuna rahatlıkla taşınabiliyordu. hat sadece silahlarla değil, her türlü konforla da donatılmıştı. düşman savaşın tüm gerçekleri ile yüzleşirken, fransızlar arada bir içkilerini tazelemek için kendilerini bekleyen barlara gidebilecek, rahat yataklarda korkusuzca uyuyabileceklerdi.


hat sadece alman sınırını kapsıyordu. isviçre ve belçika sınırlarında devam etmiyordu. isviçre tarafsız olması ile tanınırdı, problem değildi. ingilizler de belçika üzerinden gelecek bir saldırı olması durumunda fransızlarla beraber hareket etmeye söz vermişlerdi. zaten almanlar tanklarını buradan geçirmeye çalışsalar doğa onları uzun süre engelleyecekti.


almanlar maginot hattını geçmek için kaşmadılar. yüzyıllar önce cengiz han'ın çin seddi karşısında yaptığını yaptılar, yani etrafından dolaştılar. fransa'nın çok güvendiği ormanlar da alman tanklarını engelleyemeyince büyük savunma planı tam bir fiyasko oldu. almanlar kısa sürede paris'e girerek fransa'nın işgalini tamamladılar ve on yıllar boyunca büyük külfetler ile hazırlanan savunma hattı doğru dürüst kurşun sıkamadan teslim oluverdi.


maginot hattı şimdilerde şarap mahzeni, eğlence mekanı gibi amaçlarla kullanılıyor ve halen dimdik ayakta.

To view links or images in signatures your post count must be 0 or greater. You currently have 0 posts.
Üyelik tarihi: 17 Temmuz 2018
Nereden: Tel'aran'rhiod
Mesajlar: 6.699
Konular: 883
Cinsiyet:Bay
Seslenenler: 664 Mesaj(lar)
Etiketleyenler: 73 Konu(lar)
Alınan Beğeni: 2144
Verilen Beğeni: 1250
Nereden: Tel'aran'rhiod
İlişki Durumu: Yok
Burç: Boga
Takım: Galatasaray
Rep Gücü: 47
Farkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond repute
Standart Cevap: Börü Tonga'nın Otağı
23 Ağustos 2019
Sosyal medya'dan kadınlar ölmesi yazmak veya şehitler ölmez vatan bölünmez yazmak çok kolay. Bunları yazınca tepkinizi göstermiş olmuyorsunuz. Bir değişim olmadıktan sonra hiç bir anlamı yok. Bir kadın cinayeti daha işlendi hemde çocuğunun yanında. Peki sosyal medyadan tepki göstererek mi devletin bunun önüne geçmesini sağlayacağız ? İki gün konuşup üçüncü gün unutmaya bırakacağız..Değişen bir şey olmayacak..Sonra yine aynı şekilde bir cinayet olacak ve paradoksa gireceğiz..Yine sosyal medyadan duyar kasmalar..Bir şey mi yapmak istiyorsunuz ? Protesto edin, hükümetin sizi dinlemesini bir şey yapmasını sağlayın. Yazarak olmuyor.
Qasem, Dolunay ve İlkiz bunu beğendi

To view links or images in signatures your post count must be 0 or greater. You currently have 0 posts.
Üyelik tarihi: 17 Temmuz 2018
Nereden: Tel'aran'rhiod
Mesajlar: 6.699
Konular: 883
Cinsiyet:Bay
Seslenenler: 664 Mesaj(lar)
Etiketleyenler: 73 Konu(lar)
Alınan Beğeni: 2144
Verilen Beğeni: 1250
Nereden: Tel'aran'rhiod
İlişki Durumu: Yok
Burç: Boga
Takım: Galatasaray
Rep Gücü: 47
Farkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond repute
Standart Cevap: Börü Tonga'nın Otağı
23 Ağustos 2019
Çok iğrenç bir milletiz. Gerçekten ya. Sabahtan beri bir video var adam market kasasında beklerken nasıl başarıyor bilmiyorum ama pantalonunu çıkarmadan affedin sıçıyor paçasından silkeleyip atıyor. Bunun aynısını şişli etfalde bi teyze yapmıştı. Pes doğrusu! Ne desek bilemiyorum.
İlkiz bunu beğendin

To view links or images in signatures your post count must be 0 or greater. You currently have 0 posts.
Üyelik tarihi: 17 Temmuz 2018
Nereden: Tel'aran'rhiod
Mesajlar: 6.699
Konular: 883
Cinsiyet:Bay
Seslenenler: 664 Mesaj(lar)
Etiketleyenler: 73 Konu(lar)
Alınan Beğeni: 2144
Verilen Beğeni: 1250
Nereden: Tel'aran'rhiod
İlişki Durumu: Yok
Burç: Boga
Takım: Galatasaray
Rep Gücü: 47
Farkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond repute
Standart Cevap: Börü Tonga'nın Otağı
23 Ağustos 2019
Ekim Devriminden Sonra Topluca İnfaz Edilen Köklü Rus Ailesi: Romanov Hanedanı
Rusya'yı tam 300 yıl boyunca yöneten ancak Lenin liderliğindeki Bolşevik Devrimi'nden sonra topluca infaz edilerek yok edilen ailenin kısa tarihi.


Kimdirler?
1613-1917 yılları arasında rusya’nın tek hâkimi olan hanedandır. bolşevik ihtilali (1917) sonrası lenin’in ilk icraatı hanedan ailesini, devrimden dokuz ay sonra ortadan kaldırmak olmuştur. yedi kişilik çar ailesi beraberinde çarın doktoru (eugene botkin) ve hizmetçileriyle beraber 17 temmuz 1918'de, ekim devrimi’nden dokuz ay sonra idam edilince, 23 yıllık ii.nikolay ve üç yüz yıllık romanovlar dönemi, mühendis ipatiev'in evinde sona ermiştir.


1892'de Romanovlar

İnfazın hikayesi
bu ailenin başına örülecek kader ağlarının bir bölümü, çok trajik bir biçimde türkiye cumhuriyeti topraklarında vuku bulmuştur.

28 temmuz 1914 de başlayan avrupadaki savaş, birkaç yüzyıldır büyük devletler arasındaki sömürge ve açık pazar bulma yarışlarının birbirleri arasında oluşturduğu husumetin patlama noktası olmuş, ardından büyük güçler itilaf devletleri (birleşik krallık, fransa ve rusya) ve ittifak devletleri (almanya, avusturya-macaristan, italya -ilerleyen günlerde osmanlı imparatorluğu) olarak cepheleşmişlerdir.

temmuz 1914'te seferberliğini hızlıca tamamlayan rusya, doğu prusya'ya girerek avrupa içlerine doğru ilerlemesine başladı. hızla yol kateden ruslar, almanları hazırlıksız yakaladıklarını düşünüp kontrolsüz ilerlemesinin cezasını 120000 askerinin esir edilmesiyle ödeyecekti. rusya'nın çok büyük bir silahlı gücünün kaybı sonrası birleşik krallık ve fransa, rusya'ya acil silah yardımı yapılmasını öngören çanakkale savaşları planlarını şekillendirmeye başladı. 1915 yılında avusturya-macaristan imparatorluğunun rusya üzerine yaptığı seferin başarılı olması ve rus toprakları üzerinde 120 km ilerlemenin sağlanması üzerine fransa ve birleşik krallığın çanakkale savaşları planlarının uygulanması zaruri hale geldi.

şubat 1915 de birleşik krallık ve fransa askerlerinden oluşan karma donanma; çanakkale boğazını ele geçirip, istanbul'u işgal ederek rusya'ya askeri yardım koridorunu oluşturacak planlarını gerçekleştirmek için boğaz'a ilk saldırılarını başlattılar.

işte bu saldırıların başlamasıyla da romanov ailesinin kaderi bu topraklarda yavaş yavaş şekillenmeye başladı.

18 mart 1915'te çanakkale deniz savaşları'nın en şiddetli çarpışmasının yaşandığı gün karma donanmanın gözbebeği irresistable, bouvet ve ocean zırhlıları boğazın sularına gömülürken seyit onbaşı attığı top mermilerinin kelebek etkisini herhalde ki hesaplayamamıştır.

denizden boğazı geçemeyeceğini anlayan birleşik krallık ve fransa, rusya'ya yardım götürmeyi amaçlayan planlarının kara harekatı safhasını uygulamaya kara verirler. buna göre karaya çıkartma yapılıp tampon bölge oluşturularak donanmanın boğazı güvenle geçişi sağlanacaktır.

arıburnu, seddülbahir ve anafartalar'a yapılan kara çıkarmaları; bir millet için toplumsal bilincin ve milliyetçi farkındalığın ortaya çıkmasını sağlarken (anzaklar), türk askerinin müthiş özverisi, yarbay mustafa kemal'in eşsiz komutanlık dehası sayesinde def edilip, gerekli yardım rusya'ya ulaşamadığı için, savaşın getirdiği kıtlık, sefalet ve askeri başarısızlıklar yüzünden bu ülkenin iyiden iyiye iç karışıklıklara sürüklenmesine neden olacaktır; ki bu da romanov hanedanı'nın sonunu hazırlayan en önemli sebeplerden birisidir.

birleşik krallık ve fransa'nın rusya ile bir koridor oluşturup onlara nefes aldırmayı planlayan bu harekatları sonuca ulaşamayınca, savaş alanındaki başarısızlık; ülke içindeki ekonomik ve siyasi istikrarsızlığı tetiklemiş ve bu olumsuzluklara çare bulamayan son çar ikinci nikolay 2 mart 1917'de kardeşi mihail lehine tahttan çekildi. 4 mart 1917'de romanov ailesi st. petersburg'un dışındaki çerskoye selo'da ev hapsine alındılar.

30 nisan 1918'de aile ve onlara sadık birkaç hizmetkarları trenle son ikametgahları yaketerinburg'a getirildiler. ve burada ipatyev evi olarak adlandırılan malikaneye yerleştirildiler. evin etrafı uzun çitlerle kapatıldı ve üst kat camları beyaza boyanarak aile tümüyle dış dünyadan izole edildi.

16 haziran 1918 günü, güneşin romanov ailesi için bir daha doğmamak üzere battığı gündü. ailenin güvenliğinden sorumlu komutan yurovsky moskova'dan ailenin infazının onaylandığına dair telgrafı aldıktan sonra gerekli hazırlıklara girişti. konutta görevli bütün askerlerin üzerinden nagant marka tabancalar toplandı, her aile üyesine bir kişi düşecek şekilde infazı gerçekleştirecek mangaya tabancalar dağıtıldı.

17 haziran 1918 saat geceyarısını biraz geçmişken aile komutan yurovsky tarafından uyandırılıp giyinmeleri söylendi. aile hazırlıklarını tamamlandıktan sonra yardımcılarıyla birlikte bodrum katına indirildi. başlarına geleceklerden habersiz çariçe, bodrum katında hasta olan oğulları aleksey için bi sandalye talep etti. gelen 3 sandalyeye çar, çariçe ve aleksey oturdu. neden bodrum katında toplandıklarını soran aileye, yaketerinburg'un şehri kuşatmış olan çek birlikleri tarafından düşürülebileceği olasılığı olduğu ve başka bir yere nakledilecekleri, rus kamuoyu hayatlarından şüphe ettiğinden bir fotoğraf çekilerek yola çıkacakları söylendi. aile merak içinde fotoğrafçıyı beklerken saat tam 02:00 de yurovsky ve infaz mangası bodruma tekrar geldiler. yurovsky aceleyle infaz emrini çar ve ailesine okuyarak infazı başlattı. yurovsky hemen o anda çarı kafasından vurarak öldürdü. aynı anda odada bulunan infaz mangası da silahlarını ateşlemeye başladı. 11 silahtan çıkan 103 kurşunla beraber bodrum katını tümüyle bir duman bulutu kapladı. silah atışları sustuktan sonra askerler işlerini garantiye almak için aileden sağ kaldığını düşündüklerini süngülediler. bunda da başarılı olmadıklarını düşünüp aile üyelerinin başlarına bir kurşun sıkarak çar ve ailesinin infazını tamamladılar.


İnfazın gerçekleştiği bodrum.

Peki ya sonra?
infazdan sonra, çar sempatizanlarının cesetleri sahiplenip şehit muamelesi yapmasını istemeyen bolşevikler tarafından hanedanın cesetleri yakılarak, yakınlardaki ormanlık araziye gömülmüştür. hanedandan iki çocuğun kalıntıları diğerlerinden daha uzak bir yere gömüldüğü için; bu 2. mezar ortaya çıkana kadar çocukların infaz esnasında ölmediği ve kurtulduğu yönünde spekülasyonlar yapılmış, ancak ilk mezarın yaklaşık 60 metre ilerisinde bulunan 2. mezardaki kalıntıların bu iki çocuğa ait olduğu tespit edilmiştir. sscb dağıldıktan sonra 1998 yılında hanedan st. petersburg'da st. peter ve paul katedraline defnedilmiş, 2008 yılında da rusya yüksek mahkemesi kararı ile itibarları iade edilmiştir.


Enteresan bir anektodla bitirelim
iç savaş öncesi, çar ii. nikolay ingiltere'deki kuzeninden ailesini yanına aldırması konusunda yardım istiyor fakat eşi aleksandra alman olduğu için o dönem hoş karşılanmıyor ve bu talebini geri çekmek zorunda kalıyor. iç savaş çıkınca da bolşevikler tarafından yekaterinburg'a götürülüyorlar ve orada toplu olarak idam ediliyorlar.

sonradan çar ii. nikolay rus ortodoks kilisesi tarafından aziz ilan ediliyor, yıllar sonra. hayat böyle garip işte... sen önce adamları kurşuna diz, ateşe atıp yak; sonra aziz ilan et.

To view links or images in signatures your post count must be 0 or greater. You currently have 0 posts.
Üyelik tarihi: 17 Temmuz 2018
Nereden: Tel'aran'rhiod
Mesajlar: 6.699
Konular: 883
Cinsiyet:Bay
Seslenenler: 664 Mesaj(lar)
Etiketleyenler: 73 Konu(lar)
Alınan Beğeni: 2144
Verilen Beğeni: 1250
Nereden: Tel'aran'rhiod
İlişki Durumu: Yok
Burç: Boga
Takım: Galatasaray
Rep Gücü: 47
Farkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond repute
Standart Cevap: Börü Tonga'nın Otağı
28 Ağustos 2019


Daha iyi anlatım olabilir mi ?

To view links or images in signatures your post count must be 0 or greater. You currently have 0 posts.
Üyelik tarihi: 17 Temmuz 2018
Nereden: Tel'aran'rhiod
Mesajlar: 6.699
Konular: 883
Cinsiyet:Bay
Seslenenler: 664 Mesaj(lar)
Etiketleyenler: 73 Konu(lar)
Alınan Beğeni: 2144
Verilen Beğeni: 1250
Nereden: Tel'aran'rhiod
İlişki Durumu: Yok
Burç: Boga
Takım: Galatasaray
Rep Gücü: 47
Farkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond repute
Standart Cevap: Börü Tonga'nın Otağı
18 Eylül 2019
Adolf Hitler'in II. Dünya Savaşı'na Neden Olan Taleplerinden Biri: Lebensraum
Hayat sahası anlamına gelen Lebensraum, Almanya'yı dünya gücü yapmak isteyen Adolf Hitler'in büyük arzularından biriydi.


lebensraum, hitler'in 1937'de "hossbach bildirisi"nde açıkladığı bir kavram. almanya'nın yakın gelecekte tarım yönünden kendine yetmeyeceğini, bunların dışarıdan alımının da ciddi döviz borcu getireceğini, sonuçta bu durumun ileride baş edilemeyecek sorunlara gebe olduğunu ön görmüştür hitler. buna göre doğu avrupa'dan bereketli toprak alınması şarttı, yoksa alman nüfusu ciddi açlık sorunları yaşayacaktı.

lord halifax ve zamanın ingiliz berlin büyükelçisi, hitler ile yaptıkları gizli görüşmelerde, hitler'in doğu avrupa'da yapacağı değişikliklere karışılmayacağını bildirmişlerdi. hitler'in avusturya'yı güle oynaya alması ve batıdan en küçük bir söz işitmemesi, kendisine verilen desteğin göstergesidir. bu dar görüşlülük, zaten saatli bomba olan hitler'e cesaret vermiş; savaşın ilk tohumları bir taraf hariç kimsenin farkında olmadan ekilmişti. o taraf da tahmin edebileceğiniz gibi rusya idi. rusya, bu başıboşluğun ileride çok canlar yakacağını öngörmüş, kaygılarını chamberlain ve lord halifax'e iletmişti. yine tahmin edilebileceği gibi rusya pek kaale alınmamıştı.


sıra çekoslovakya'ya geldiğinde, rusya bu kez batıya hem resmi hem de gizli olarak önlem alınması gerektiğini tekrarlamış, hatta çekoslovakya'yı savunmak istediğini belirtmişti. bu öneri de görmezden gelindi. ingiliz halkının haklı baskısı ve çekoslovakya'ya verdiği koruma güvencesi nedeniyle ilk başta bu işgale karşı olan chamberlain, çekoslovakya'nın bölünmesi ile ters çizmiştir. bununla beraber çekoslovakya'nın kaderi, rusya'nın çağırılmadığı münih antlaşması ile çizilmiş, tüm dünya almanya'nın yine güle oynaya bu ülkeyi de işgal etmesine tanık olmuştur.

sıra geldi dananın kuyruğunun koptuğu ülkeye: polonya. hitler aslında polonya'yı işgal etmeyi düşünmüyordu. polonya'dan tek isteği danzig limanı'nın almanya'ya geri verilmesi ve doğu prusya'ya serbest geçiş hakkıydı. fakat hitler hiç beklemediği kadar sert bir karşılık aldı. polonya hiç bir şekilde hitler'in isteklerinin kabul edilmeyeceğini belirtti. chamberlaine'in de polonya'ya destek verip, herhangi bir işgalde almanya'ya savaş açacağını söylemesi de işe tuz biber ekti. ingiltere'nin bu kadar zaman karışmayıp, bir anda almanya'yı karşısına alması düşündürücüdür. zaten pek bir faydası da olmamıştır bu kadar geç gelen bir tehditin. ingiltere'nin desteğini gözünü kırpmadan kabul eden polonya, kendisini dev aynasında görmeye devam ediyordu. polonya kendi gücünü abarttığı gibi, hem rusya'nın desteğini almaktan kaçınıyor hem de ingilizlerin gücüne fazla güveniyordu. sonuçta panzerler karşısına atlı birliklerle çıkarak "büyük" güçlerini gösterdiler. rusya'yı karşısına almadığı sürece istediği naneyi yiyebileceğini düşünen hitler, yeni atanan diktatör yanlısı rus dışişleri komserinin de desteğiyle nazi-sovyet paktını imzalıyor ve polonya'yı kağıt üzerinde bölüşüyordu. savaş artık kaçınılmaz bir hale gelmişti. 1 eylül 1939'da almanya, polonya sınırından geçti. gerisini zaten az çok biliyorsunuz.

fark ettiyseniz batılıların ileriyi göremeyen politikaları, ikinci dünya savaşı'nın en az hitler kadar sorumlusudur. en baştan tasmayı sıkı tutup, hitler'in bu yaşam sahası projesine karşı çıkmak yerine; pasif davranıp, ellerindeki gücü kullanamamışlardır. sonuçta ingiltere zaten ilk dünya savaşından bu yana yitirdiği "süper güç" sıfatını abd'ye devretmiş, olan milyonlarca cana olmuştur.

To view links or images in signatures your post count must be 0 or greater. You currently have 0 posts.
Üyelik tarihi: 17 Temmuz 2018
Nereden: Tel'aran'rhiod
Mesajlar: 6.699
Konular: 883
Cinsiyet:Bay
Seslenenler: 664 Mesaj(lar)
Etiketleyenler: 73 Konu(lar)
Alınan Beğeni: 2144
Verilen Beğeni: 1250
Nereden: Tel'aran'rhiod
İlişki Durumu: Yok
Burç: Boga
Takım: Galatasaray
Rep Gücü: 47
Farkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond repute
Standart Cevap: Börü Tonga'nın Otağı
18 Eylül 2019
Finlerin, Sovyetlere Karşı Tarihin En Şanlı Direnişlerinden Birine İmza Attığı Kış Savaşı
1939-1940 Fin-Sovyet Savaşı, bir diğer bilinen adıyla Kış Savaşı'nda, koca bir Sovyet ordusuna karşı direnen Finler, tarihin en zorlu işlerinden birine imza attılar.


polonya'nın paylaşılmasının ardından stalin, rusya'nın baltık kanadını geçici müttefiki hitler'den korumak için bir an önce muhafaza altına almak istiyordu. bu sebeple finlandıya'ya 3 ana konuda hedeflerini ve bunlara yönelik askeri taleplerini bildirdi.
birincisi; leningrad'ın denizden gelebilecek tehlikelere karşı korunması amacıyla finlandiya körfezinin her iki yanına topçu birlikleri yerleştirmek ve dışarıdan körfez'e girmek isteyecek gemileri engellemekti. buna ek olarak körfez içinde bulunan hogland, seiskari, lavanskari, tytarskari ve loivisto adalarının ruslara kayıtsız devrini, körfezin kuzey tarafındaki hango limanı'nı da otuz yıllığına anlaşma yaparak ülkelerine katmak istemişlerdi. yanı genel olarak finlandiya korfezini deniz üssüne çevirmek istemişlerdi.

ikicisi; lenıngrad'ı fin topraklarından gelebilecek kara saldırılarına karşı güvence altına almak için karelian kıstak'ındaki sınırı lenıngrad'ın topçu menzilinden dışarı çıkartmaktı. bunun anlamı açık açık toprak talebi idi.

üçüncüsü; kuzey uçta petsamo bölgesinde sınır çizgisinin baştan düzenlenmesiydi. bu, bölgenin coğrafi yapısı sebebiyle rusya'nın olası bir muharebede avantaja geçmesi için seçilmiş alanların rusya'ya devredilmesi anlamına geliyordu.


sovyetler birliği, bu toprak düzenlemesi karşılığında finlandıya’dan aldığı 1700 kilometrekarelik toprak için 3500 kilometrekarelik repola ve porajorpi bölgelerını vermeyi teklif etti
durum, tarafsız bir gözle incelendiğinde finlandıya'nın güvenliğine bir zarar gelmeden rusya'ya büyük bir emniyet sağladığı görülür. anlaşma, rusya'ya karşı yapılacak herhangi bir alman taarruzunda, finlandıya'nın atlama tahtası olarak kullanılmasını kesinlikle engelliyordu. ancak finliler, böyle bir çözümü kabul etme konusunda çok duyarlı davrandılar. gerekçeleriyse büyük bir titizlikle uyguladıkları tarafsızlık politikasıyla denk düşmemesiydi.
bunun üzerine rusya, 28 kasım 1932'de imzaladığı saldırmazlık paktı anlaşmasını iptal ettiğini açıkladı ve hemen ardından 30 kasım'da sovyetler birliği'nin işgali başladı.

ilk harekat 7. ve 14. ordu tarafından, leningrad’dan karelina kıstakı’na doğru başlatıldı. bölge finlandiya körfezine hakim olma yolunda atılacak bir adım için çok önemliydi. ancak taarruz, ileride bir efsane olarak anlatılacak mannerheim hattı’nın ön taraflarında durdu. fin askerlerinin katı savunması ve hattın isim babası carl gustav emil mannerheim ‘in akılcı taktikleri ile bu bölgeye harekat düzenleyen her rus birliği bunun bedelini çok ağır ödedi. rusya cephe daraltarak işgalin gerçekleşemeyeceğini kabul etti ve var olan sınır boyunca her uygun açıklıktan saldırıya başladı.

ikinci harekat, finlandiya’nın geniş karnı üzerinde başlamıştı. kuzeyden başlayan taarruz finlandiya içlerine kadar ilerlemiş botni körfezi yolunu yarılamıştı. bu noktadan sonra harekat bir fin tümeni tarafından geri püskürtüldü ve oyalama muharebeleri* başladı. güneydeki taarruz ise ocak ayının başlarında yavaşladı ve fin kayaklı askerleri tarafından gerçekleştirilen karşı saldırılar ile durduruldu. rusya’nın kanatlarını kuşatan finliler, ikmal yollarını tıkadılar ve rusların geri çekilmesini engellediler ve birliklerin açlıktan ve soğuktan bitkin hale gelmelerini bekledikten sonra saldırarak rus birliklerini dağıttılar.


ilk taarruzlar dünyayı hayrete düşürmüştü
batı’da sovyet saldırganlığının kurbanı olan finlandiya’ya duyulan sempati, kuvvetli düşmanını püskürten bir ülkenin başarısını coşkun bir şekilde desteklemeye dönüştü. bu durum fransa ve ingiltere hükümetlerinde finlandiya’ya yardım gönderme fikrini doğurmuştu. amaçları hem finlandiya’ya yardım etmek, hem de almanların iştahını kabartan isveç’in gallivare bölgesinde bulunan demir cevherlerini emniyet altına almaktı. ancak bu proje kısmen norveç ve isveç’in itirazlarından dolayı finlandıya’nın çöküşüne kadar gerçekleştirilemedi.

rusya kesin bir sonuç belirlemek için tam 14 tümenini mannerheim hattı önlerine yığdı. ilk taarruz 1 şubat’ta yoğun topçu ateşi ve hava desteği ile başladı. bir hafta süren bu yoğun mücadele sırasında mannerheim hattı’nda ilk açılmalar meydana geldi ve ruslar siperleri bir bir ele geçirerek viborg önlerine kadar ulaştılar. kahraman direnişin sonu gelmişti. hareket kabiliyetleri kalmadığından ve ulaşım tesisleri artık felce uğradığından, çöküş kaçınılmazdı. çöküşten kurtulmanın tek yolu ise şartlı teslim olmaktı.


6 mart 1940’ta finlandiya hükümeti barış görüşmeleri için rusya’ya bir heyet gönderdi
sovyetler ilk önerilerinde yer almayan yeni bölgeler talep ediyorlar, istekler bunula sınırlı kalmayıp ülke içindeki tren yollarının da tamamının rus hükümetinin emrine verilmesini istiyorlardı.

mareşal mannerheim, birçok devlet adamından daha gerçekçi bir yaklaşımla (fransa ve ingiltere’den gelecek yardımdan endişe ediyordu) bir an önce şartların kabul edilmesini istiyordu. stalin de isteklerini sınırlı tutarak akılcı davranmıştı. zaten savaş sırasında bir milyondan fazla rus askerini, çok büyük miktarda tank, top ve teçhizatını yitirmişti. finlandiya, koşulları kayıtsız şartsız kabul etti ve rusya’nın isteklerine, istemeyerekte olsa boyun eğmek zorunda kaldı.

bu zorlu savaş boyunca kahraman fin halkının son ana kadar (barış şartlarının kabul edildiği gün dahil!!! – dikkatiniz çekerim) verdikleri insanüstü mücadelesi, bütün dünya ülkeleri tarafından büyük bir içtenlikle izlenmiştir. ülkemizde yarattığı izler açısından cumhuriyet gazetesinin attığı başlıklar ve haberler bu görüşlerin doğrulandığını kanıtlar biçimdedir.

To view links or images in signatures your post count must be 0 or greater. You currently have 0 posts.
Üyelik tarihi: 17 Temmuz 2018
Nereden: Tel'aran'rhiod
Mesajlar: 6.699
Konular: 883
Cinsiyet:Bay
Seslenenler: 664 Mesaj(lar)
Etiketleyenler: 73 Konu(lar)
Alınan Beğeni: 2144
Verilen Beğeni: 1250
Nereden: Tel'aran'rhiod
İlişki Durumu: Yok
Burç: Boga
Takım: Galatasaray
Rep Gücü: 47
Farkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond repute
Standart Cevap: Börü Tonga'nın Otağı
18 Eylül 2019
Norm Ender'in Olay Yaratan Diss'i Mekanın Sahibi'ndeki Tüm Göndermeler
Geçtiğimiz günlerde Norm Ender, Ezhel ve Ben Fero'yu ana hedef tahtasına koyduğu Mekanın Sahibi adlı bir diss şarkı yayınladı. Bu şarkıda fazlaca gönderme var.


mekanın sahibi'nin ilk kısmı trap tarzı müzik yaparak, anlamsız sözler, salakça ikilemelerle trap ile ağır taşak içeriyor… daha sonra gerçek rap yaparak işte müzik böyle yapılır mesajı veriyor. peki mekanın sahibi şarkısındaki diss'ler?


ilk kısım
sabah yaptım krep, krep
ne güzel oldu breh, breh
sardım yedim wrap, wrap
kafam düştü direk, direk
her yer olsa da kezban tırrek
yatamama evde yatak döşek
çıktım dışarı açtım trap
kafam şimdi fişek, fişek
(trapin çok saçma sözlerle olduğunu uygulamalı göstermiştir)


ve göndermeler

oh, yeah geceler (ezhel - geceler)

cihangirli heceler (zenginlik ve heceleme… hedef ben fero)

elit foşik turistler (seçim sürecinde bir çok kere siyasi olarak eleştirdiği tayfayı ilk defa etnik faşizm ile suçluyor. ayrıca rap’te geçici olduklarını söylüyor turist diyerek)

sokaklar ve polisler
viski döküp sevişelim
natalie diyo’ “peşin alim.” (kliplerde oynattığı ve etrafındaki kadınları ücretle tutulan hayat kadınları olmakla itham ediyor)

dedim: “tamam hadi canim.” (trap şarkıların boktan konuları... ayrıca burada canim diyerek almanya doğumlu ben fero'nun bozuk türkçesine de gönderme var)

bizde küvet yok duşa kabin (ezhel-küvet)

oh, yeah çılgın genç
bu iş böyle rolex, range (zenginlik göstergesi olarak sık sık göze sokulan rolex saat ve range rover)

sizin tayfa bitch, bitch
bizim tayfa rich, rich (trapte yapılan sidik yarışı)


keltoş babana koş (ben fero)
trap böyle yapana hoş
la bebe koş, la bebe coş (ankara tayfası, ezhel…)
siz windows ben macintosh

mandingo, norm ender (mandingo bir porno yıldızı, malzemenin büyüklüğü ile meşhur, norm ender kendisi ile özdeşleştirmiş)

benim kamış dolce (dolce, gucci meraklılarına mesaj)

oturan diyo’ mor minder (kendisi ile mor minder yakıştırmasıyla dalga geçmişlerdi)
haterlerım o.ç


bu gece, bu gece (ceg - bu gece)
bizim böyle kafamız güzel
bizim hep kafamız güzel

öyle geziyoz işte (yerli trapperların, özellikle ezhel, ceg ve keişan’ın şarkılarında kafalarının güzel olduğunu söylemesi)

polisler hep peşimizde bizim
polisler niye peşimizde (polisler niye peşimizde sorusuna cevap vermeyerek ağır çakmıştır.)

bebeler, bebeler
(can’t resist)


norm ender'in gerçek tarzını konuşturduğu bölüm

popüler kültüre köle gibi yapış (klibinde demet akalın oynat) ama lafa gelince marley, 2pac.
tabii yüzüne bi’ dövme (ezhel’in yüzündeki dövme ve “bir bar taburesi üstünde, 2pac’ın öldüğü yaşta” sözü)

demode bi’ raggae tona bas auto-tune’u ol lil pump ( ezhel’in reggae sounduna benzer sesine autotune basıp rapin en tanınır isimlerinden biri olması)

ama beni hitler gibi kariyerim ile tehdit eder pozitif’ten elif cemal (bkz: elif cemal)
ben boyun eğmem soyunu disslerim

çıldırtırım etnik faşistleri (yine ben fero yine siyasi gönderme; elif cemal ve babası hasan cemal'e de gönderme)

umrumda değil kuliste otlayan sürekli koklayan zifoslar (zifoş: işe yaramaz, gereksiz)

ve beni dinler devrimci gençler sizi yavşak lümpen migos’lar (lümpen ayak takımı. migos bir mumble grubunun adıdır. norm, eziklemiş benfero ve dinleyenlerini)

kafası testis gibi sirk maymunları (ben fero’nun kel oluşu, ezhel'in kafam taşşak gibi sözüne gönderme)

istiyorsa orman kanunları (ben fero’nun albümünün ismi.)

o zaman güçlü zayıfı ezecek
size yok sosis, salam, şırdan şırdan

ey, ey hadi bakalım
gucci gang, gucci gang nasıl yapalım? (lil pump’ın “… rap ne hale geldi ya” mevzularına konu olmuş sürekli nakarat tekrarına dayalı bir şarkıdır.)

mekanın sahibi geri geldi
bebeleri pistten alalım alalım (bebe lafını sık sık ezhel kullanır)
ey, ey hadi bakalım

mary jane, mary jane nasıl yapalım? (khontkar ve burry soprano’nun mary jane şarkısı)
mekanın sahibi geri geldi



özgürlük deyip uyuşmayın (bence şarkıda geçen en iyi söz... çok kallavi bir uyuşturucu karşıtı söz)

basını, tizini, sesini açın (ben fero’- biladerim için- “basını, tizini, midini bilmem”)

hip-hop’u bok edecekseniz eğer
polisten değil, siz benden kaçın (run) (ezhel’in - şehrimin tadı – “ah, polisten kaçın”)

ey, ey, ey
kraldan kaçın
ey, ey, ey (sülalen için)

hıdıdı hıdıdı al bitch! (ben fero sık sık snoop dog’un dalga geçtiği şekli ile klasik raple “hıdıdı hıdıdı” diye klasik rap ile dalga geçmekteydi, al sana hıdıdı şekli olmuş)

şarkının son saniyelerinde değişen altyapı, norm ender ve norm erman’ın 2007 yılında çıkardığı “rap dersi” şarkısının müziği, bir çeşit rap dersi 2 olmuş şarkı.

gelelim kliple ilgili bazı hoş anektodlara
klibin ilk bölümünde sözlerle uyumlu olarak kadınlar, arabalar mevcut çekim ise aşağıdan yapılmış. yönetmen boktan müzik eşliğinde bir nevi norm ender'in dolce'sini izletmekte. ancak ikinci bölüm ve gerçek rap ile birlikte kamera açısı yukarı çıkmış, seyirci yani gerçek rap dinleyicisini ilahlaştırılmış, artık kadınlara arabalara da ihtiyaç yok. ender'in etrafında yalnızca rap dinleyicileri var.


corvette'in plakası kng (king, kral) ikinci bölüme hemen geçerken spin drift yapmakta... başka bir deyişle kral dönüyor.


klipte araçta norm ender'in yanında oturan kasap tiplemesi ezhel'in kafanda kur şarkısında diss attığı nusret'i temsil ediyor.


klibin başında görünen tablo sanat dili olarak meşhur kaplumbağa terbiyecisi'ni anımsatmakta... rapper terbiyecisi için hoş bir benzetme olmuş.


norm ender için bugüne kadar tarzından ötürü "türk eminem" yakıştırması çok yapılmıştır. klipte ara ara çıkan alttan çekim uçuşan kostüm eminem'in slim shady, without me kliplerinde kullandığı kostümü andırmaktadır. ayrıca eminem'in tıpkı benzer şekilde trapçi lil pump'ı madara etmesi de senaryoya oturmaktadır. bu hali ile norm ender eminem ekolüne benzetilebilir, kostüm seçimi de bundan rahatsız olmadığının göstergesi.


To view links or images in signatures your post count must be 0 or greater. You currently have 0 posts.
Üyelik tarihi: 17 Temmuz 2018
Nereden: Tel'aran'rhiod
Mesajlar: 6.699
Konular: 883
Cinsiyet:Bay
Seslenenler: 664 Mesaj(lar)
Etiketleyenler: 73 Konu(lar)
Alınan Beğeni: 2144
Verilen Beğeni: 1250
Nereden: Tel'aran'rhiod
İlişki Durumu: Yok
Burç: Boga
Takım: Galatasaray
Rep Gücü: 47
Farkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond repute
Standart Cevap: Börü Tonga'nın Otağı
20 Eylül 2019
Rupert Murdoch'ın Medya Patronluğunda Çanakkale Savaşı'nın Doğrudan Payı Olması
Avustralyalı medya devi Rupert Murdoch'ın nasıl bu noktaya geldiğini hiç düşündünüz mü? İşte bunu anlatarak insanı gerçekten şaşırtan bir Çanakkale Savaşı hikayesi.


rupert murdoch'un aslında kimsenin bilmediği, bizi de biraz daha fazla alakadar eden ilginç bir hikayesi vardır. sunay akın tadında bir başlangıç oldu ve öyle devam edecek.

100 sene öncesi, 1915 yılı.

malumunuz çanakkale'de kan gövdeyi götürüyor. toplam kayıp 250.000 kişiyi aştı, ki bunların 150.000 den fazlası bizden, yani türk, kalanların da bir çoğu bildiğiniz gibi anzak.

fakat ortada ters giden bir şey var. ingiliz hükümeti çok kısa sürede geçileceği tahmin edilen çanakkale'de durumdan memnun. çünkü... çünkü gerçeği bilmiyor.

çanakkale'deki ingiliz komutanı raporlarında, işler tıkırında, bugün yarın geçiyoruz diyor hep. işte tam bu zamanlar yaşanırken, bir savaş muhabiri var, melbourne age gazetesi'nden, avustralyalı. görüyor ki, durum pek anlatılan gibi değil. türkler ekmeği üzüm hoşafına batırıyor batırıyor, gelip merminin önüne set çekiyorlar. tabi bir konu daha çok gücüne gidiyor. ingiliz komutanların devamlı klasik müzik eşliğinde, viski yudumlarken, kardeşi anzak askerleri'ni rahatlıkla bu mermilerin havada dans ettiği yere sürmesi.

bu haberi neden şimdiye kadar ulaştıramadı? çünkü çok ciddi bir sansür var. savaşın içinden gerçekleri anlatmak, hele de sizi koruyan generallerin hoşuna gitmeyecek şeyleri anlatmak kolay değil. iş olacak gibi değil. tüm gerçekleri tek tek anlattığı uzunca bir mektup yazıyor. ben hala bu mektubun, çanakkale savaşı için en önemli kaynaklardan biri olduğu kanısındayım. fakat hiç kimsenin şu ana kadar bahsettiğini veya çevirdiğini görmedim.

bu mektubun sansüre uğramaması için kendi doğrudan avustralya başbakanına elden ulaştırıyor. tabi başbakan durumu çok ciddiye alarak yine hemen elden ingiltere başbakanına. ingiltere başbakanı kabinesini topluyor ve bu uzun mektubu, hiçbir yerini atlamadan yaklaşık 3 saat boyunca okuyor. hemen mektubun gerçekliği araştırılıp, doğruluğu teyit ediliyor. cephedeki ingiliz kumandanları görevden alınıyor ve yurdumuza göz diken emperyalist güçler çanakkale’den çekiliyor.


Gelibolu'da İngiliz birlikleri.

ee tabi bu önemli kararı almalarını, gerçekleri görmelerini sağlayan savaş muhabiri, savaştan sonra ülkesinde zengin-fakir büyük bir kitlenin sevgisine mazhar oluyor. bu muhabir yavaş yavaş ülkenin gazete sahibi entelektüelleri arasına giriyor ve medya gücünü ömrünün sonuna doğru her gün artırıyor. maalesef kendisi 1952 yılında vefat ediyor. o sırada 21 yaşında olan oğlu gazetenin başına geçip, babasının tüm başarılarını katlayarak devam ettiriyor.

beyler bayanlar, pek bilinmeyen hikayemizin kahramanı medya patronu keith murdoch ve onun yerini alan oğlu rupert murdoch’tır.


Keith Murdoch (solda) ve genç Rupert Murdoch (sağda).

To view links or images in signatures your post count must be 0 or greater. You currently have 0 posts.
Konuyu 5 kişi okuyor. (0 üye ve 5 misafir)
 
Seçenekler
Stil




Sağlıklı Yaşam Rehberi - Görev Yap Para Kazan
Ticarî amaç gütmeden, maddî bir menfaat elde etmeden internet yayınlarına olanak sağlayan global bir paylaşım ağı olan ForumDenizi, adından ve vasfından da anlaşılabileceği üzere bir forum sitesidir. Forum siteleri, tıpkı sosyal medya ve interaktif sözlükler gibi 5651 sayılı kanunun 2. maddesinin 1. fıkrasının "m" bendine göre Yer Sağlayıcı olarak faaliyet göstermekte olan, hizmet ve içerikleri barındıran sistemleri sağlayan veya işleten platformdur.
5651 sayılı kanunun 5. maddesine göre yer sağlayıcı, yer sağladığı içeriği kontrol etmek veya hukuka aykırı bir faaliyetin söz konusu olup olmadığını araştırmakla yükümlü değildir. Başka bir deyişle ForumDenizi üzerinden yapılan yazılı, görsel ya da işitsel paylaşımlardan doğabilecek yasal sorumluluk, mezkur içeriği paylaşan ForumDenizi üyesi gerçek kişilere aittir. İlgili kanunun anılan maddesinin 2. fıkrasında da çok açık bir biçimde öngörüldüğü üzere; yer sağlayıcı, yer sağladığı hukuka aykırı içerikten, ceza sorumluluğu ile ilgili hükümler saklı kalmak kaydıyla, bu Kanunun 8 inci ve 9 uncu maddelerine göre haberdar edilmesi halinde ve teknik olarak imkân bulunduğu ölçüde hukuka aykırı içeriği yayından kaldırmakla yükümlüdür.
Açıklanan hukuki dayanaklar temelinde, hak ihlâli iddiasında bulunan hak sahipleri İLETİŞİM linkinden yer sağlayıcı ForumDenizi yöneticilerine ihtarda bulunarak bahse konu hususu tebliğ etmeleri halinde incelemeler yapılıp, en geç 2 gün içerisinde gerekli işlemler tesis edilecektir.
5101 sayılı yasayla degişik 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu gereğince ForumDenizi üzerinde telif hakkı bulunan MP3, video vb. eserlerin paylaşımı T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından hak sahipliği verilmiş olan MÜ-YAP tarafindan yasaklanmış olup, yasal işlem olması halinde, paylaşan kişi ya da kişilerin bilgileri gerekli kuruma verilecektir.