İngilizcede ''Toy'' kelimesi oyuncak demektir. ''Game'' sözcüğü oyun anlamına gelirken ''Play'' oynamak anlamında kullanılır. 3. sınıflar için ''5. Ünite Toys and Games - Oyuncaklar ve Oyunlar'' konusunu örnek cümlelerle birlikte detaylı bir şekilde anlattık.
Oyunlar ve Oyuncaklar ve 'Bilgisayar ve Telefon Oyunları'' - ''Bebek ve Çocuk Oyunları'' ve ''Plaj Oyuncakları'' gibi çeşitli türlere ayrılıyor. Oyun oynadığımızı belirtmek için ''Play'' ve ''Do'' sözcüklerini birini kullanırız.

5. Ünite Toys and Games - Oyuncakla ve Oyunlar

1- Oyuncaklar ve İngilizce Karşılıkları:

Uçurtma - Kite

Ball - Top

Bez Bebek - Rag Doll

Oyuncak Ayı- Teddy Bear

Oyuncak Bebek - Doll ya da Dolly

Robot - Robot

Oyun Hamuru - Potty Putty

Oyuncak Araba - Toy Car

Oyuncak Tren - Toy Train

Konuşan Bebek - Talking Doll

Oyuncak Kamyon - Truck

Uçak - Toy Plane

Balon - Balloon

Sallanan At - Rocking Horse

Davul - Drum

Frizbi - Frizbee

Fırıldak - Spin Wheel

Trambolin - Trampoline

Oyuncak At - Stick Horse ya da Hobby Horse

Skipping Rope - İp Atlama oyununda kullanılan ip

Skateboard - Kaykay

Örnek Cümleler:

1- My mom bought me a skateboard for my birthday.

Annem bana doğum günüm için kay kay aldı.

2- We played Frisbee with our friends on the beach.

Arkadaşlarımızla kumsalda frizbi oynadık.

3- I lost my favorite toy car yesterday.

En sevdiğim oyuncak arabamı kaybettim.

4- My father made a kite for me this sunday.

Babam, bu Pazar benim için uçurtma yaptı.

5- We bought 50 balloons for my older sister's birthday.

Ablamın doğum günü için 50 tane balon aldık.

2- Zeka Geliştirici Oyunlar ve İngilizce Karşılıkları

Rubik Küpü - Rubic's Cube

Yap-Boz - Puzzle

Satranç - Cheese

Zeka Kartları - İntelligence Cards

Kelime Oyunları - Wordgames

Dama - Checkers

İsim - Şehir - Name and city

Örnek Cümleler:

1- I beat my opponent in the game of chess.

Satranç oyununda rakibimi yendim.

2- I play with rubik's cube for 1 hour a day.

Günde 1 saat rubik küpü ile oynuyorum.

3- I like play wordgames.

Kelime oyunu oynamayı seviyorum.

4- When I was a kid, we always played name city with my family.

Küçükken, ailemle birlikte hep isim-şehir oynardık.

3- Oyunlar ve İngilizce Karşılıkları:

Futbol - Football

Basketbol - Basketball

Seksek - Hopscotch

Saklambaç - Hide and Seek

Köşe Kapmaca- Push in the corner ya da Corner Snatch

Yakar Top- Dodgeball

Voleybol - Volleyball

Hentbol - Handball

İstop - Stopping

Birdirbir - Leap Frog

Yakalamaca / Kovalamaca / Touch

Kulaktan Kulağa - From ear to ear

Deve Cüce - Camel and Dwarf

Örnek Cümleler:

1- I like play basketball with my friends.

Arkadaşlarımla birlikte basketbol oynamayı seviyorum.

2- We had so much fun in the corner grab game yesterday.

Dün, köşe kapmaca oyununda çok eğlendik.

Not: Oyun oynamak ''play'' kelimesi ile belirtilir. Oynamak istemediğimizi ya da oynayamayacağımızı ise ''don't - can't'' kelimeleri ile bildiririz.

Örnek Cümleler:

1- I don't play footbal with you because my mom ise calling to home.

Sizinle futbol oynayamam çünkü annem beni eve çağırıyor.

2- Sorry! My leg hurts! I can't play game with you.

Üzgünüm, bacağım ağrıyor. Sizinle oyun oynayamam.