![]() |
Cevap: Edip Cansever Şiirleri
Uyanınca Çocuk Olmak Şair: Edip Cansever Siz ne iyisiniz, ben sizi bir şeylere benzetiyorum Bilmem bir testi, bir bakır sahan kolay mı sizinle Çok rahat bir gökyüzü mü var sizinle Güneş bir pazartesi olarak mı duruyor burnunuzda Yoksa bükülmüş bir nehir gibi mi küpelerinizde Siz küçük adıyla mı çağırırsınız sessizliği Öyle mi, ya kim uyandırır sizde Bu sevişme dalgalarını, aşk seslerini Bak'ları, duy'ları, okşa'ları, evet'leri Hele bu elleri, ayakları bu Gözleri gözleri. Gidip bir bardak su içiyorum. Ağzım benim! Su böyle neye benziyor, çok çocuklu bir bahçeye değil mi Bakmayla içersek gözlerimiz de bir şeye benziyor Senin gözlerin, bizim gözlerimiz, onun gözleri Her zaman söylüyorum kuyumcular için imzalı yazı gerekmez Ama hiç gerekmez öyle değil mi? Armut ağacı! İyi sabahlar! Sana bakınca yüzüm değişti Bütün gün çalışıyorum en kötü iş yerlerinde Yorulup bunalınca hep o sana bakmayı deniyorum Birden çarşıyı gösteriyor dallarının inceliği Hem niye saklamalk, çarşıyı gösteriyor işte Bak! Şakur şukur şapka satın alan birisi Yusyuvarlak bir kişilik deniyor Pis adam - ne kötü dünya - öyle mi değil mi? Siz yok mu, sizin her yeriniz şaşırıp kalmaya istekli Bir bakın, uyanıp kalkınca çocuk olmalarım var benim Şu da var: bir sokak en açılmış pencereler dalıyor Dalıyor da söz mü, yatağa uzatıyor otomobillerini Aşk duyan bir kadını Onun kişiliği olan memelerini Gözlerim! Hey sokak! Geri getiriyor gözlerimi Kimi zaman da bir cam kırılıyor şangur şungur Diyorum böylesi gürültüler şiir için gerekli Öyle mi değil mi? Bizim o duvarlık tabaklar durmadan uzağa götürüyor evimizi Daha aldığım gün bildim maydanoz olacak üstündekileri Maydonoz olacak, maydanoz olacak, maydanoz olacak İyi ama, niye sevmeli her önüne geleni Herkesin, herkese, herkesi Daha dün yepyeni bir son koydumdu şiire Aldı, yepyeni bir kalabalığı getirdi Ama iyi yaptım öyle mi değil mi? |
Cevap: Edip Cansever Şiirleri
Uzak Yakınlık Şair: Edip Cansever Soruyordun İlkyaz işte Uyanıp bir bahçeyi dinliyoruz Tenhalık böyle Dallar mı kırılmış, sarmaşıklar mı toz içinde Beklesem hemen gelecek olduğun Tam öyle olduğun Oysa hep yanımdasın, seninle her şey yanımda Kırıp dökük de olsa yanımda Mesela çok sevdiğin bir deniz bile yanımda O deniz ki aramızda hiç kımıldamadan Erkeğini iyi tanıyan bir kadın gibi yorgun. Yarısı yenmiş bir elmaydık bana sorarsan İkimizdik, iki kişi değildik Bakıyorsak birlikte bakıyorduk gözlerimin içine Birlikte gözlerinin içine bakıyorduk senin Yanlıştı, doğruydu, hiç bilmiyorum Sanki bir bakıma ayrılık böyle. Karşılıklı otursak da ne zaman Masa örtüsünü ikiye bölen ellerimizdi Bir tırnak yeşilinden gerisin geriye Ayak bileklerimizden gerisin geriye Bütün bunlar gereksiz, bilmiyorum sanma Gereksiz ama yalnızlık böyle. |
Cevap: Edip Cansever Şiirleri
Uzun.. Şair: Edip Cansever Bir elma tadı gezdiriyorum kafamda Anlaşılması güç bir elma tadı Ya sayılarla çiftleşiyor ya notalarla Hiçbir zaman gebe olmadı. Bence bu asılmak saati kadınsızlıkla İğneyle, saatle, bir kadın çorabıyla asılmak saati Bir müziktir ayrıca iki tek kadın çalışır Bir yatakla bir müzik iki tek kadın İki tek kadın çalışır aynı yatakta. Sonra kadınlar iyi kemanlar kolay Kemanlar uzun kadınlar kısa. |
Cevap: Edip Cansever Şiirleri
Var Var Şair: Edip Cansever Yok denecek bir şey ama var var Yılan çinkoya mavi Damın altında kaç sıra tuğla eksik Niyedir bilmiyorum pencere koysak miydi adini Bir ördek, bir keçi yavrusuyla dışarısı Gebe karnıyla bir kadının Günesin donduğu tepsiye vurmuşlukla Vay çiçekleri, kedileri bakmak yapan elim Nedendir bilmiyorum ellerim tutsak miydi. Bizi bir pencere gösteriyor ama gösteriyor Işıklar sırtımıza vurmuşlukla Vay ışıklar vay! hep birden çinkoya mavi Akıntısı aya doğru uzanan Bir komşum var kesin gözlü, uzağa baktıkça rahat Bana ay diye yutturdu pembecikleriyle bir kızı Onunla birlikte yatıyoruz simdi Onunla birlikte kılların uzunluğu Aramızda bir odada olmaktan başka neyimiz var Yok denecek bir şey ama var var. Vay! mendili dörtlere katlayıp cebine koyan ben Çok ağrıyan yerlerim pembeye mavi Bilirim ondan öyle ne ağrı ne sizi Aklıma damların üstünde koşmak koşmak Bu ucanlar serce cıva gibileri serce Gittikçe unuttum o kadar insan sevdim de Çekik gözlü, kıvırcık saçlı, düz beyaz yüzlü o kadar Diyorum elleri nerde benimkisi bu bu Hani o büyücek sevgiler simdi de yok mu Yok denecek bir şey ama var var. |
Cevap: Edip Cansever Şiirleri
Yangın Şair: Edip Cansever Dışarı çıkıyorsanız dikkat! çiçeklerle karşılaşmayın Ya da koklamayın onları, iyisi mi yüzünüzü örtün şapkanızla Ya da düşünmeyin hiç, ben bakin öyle yapıyorum Neden diyeceksiniz, insandaki sevgiliyi eskitiyor bu çiçekler Güneşe benzetiyorlar adamı, masaya vurmuş koyun bulutlarına Pek tuhaf! ben de sahanda yumurtayı kıskanırım Beni seviyorsanız dikkat! köşe başındaki camcıya sorun O ne derse doğrudur, dalga geçmeyin adamla Ustelik beni sevmek haşlanmış pirinçleri beyazlatır Gunaydin! Sabahlariniz gibidir beni sevmek, horuzun renkleri gibidir Beni sevdiniz mi yangindir artık parmaklarınız Sizi görmüyor muyum dikkat! trenlere çikolata yediriyorum Bunu her zaman yapıyorum, akılla oynamak yani Öyle trenler var ki insani şımartıyor Çıkıp kuruluyorum pencere yanına gel keyfim gel Gidip duruyorum böylece, adimi bileceksiniz çok ülkeli adam Üstelik daha kalkma saati gelmeden trenlerin. Sokağa dökülüyorsam dikkat! bu da doğrudur oldukça Bir kanunu vardır belki, ya su içmişimdir ya da yıkamışımdır yüzümü Olmayacak şey mi niye bakmayayım denizlere En akilli tarafımdır balıkla deniz tutmak. Bir cümle tuhafsa dikkat! pek tuhaftır insanin tırnak çıkardığı Sonra da boyadığı, ne demeli sonra da kestiği Korkum yok ben güpegündüz rakılar boğazlıyorum Gözlerimi batırıyorum ıstakozlara Oh ne güzle şişenin de bir anlamı oluyor böylece Kim konuşuyor ben konuşmuyorum. Bir gün çok yürürseniz dikkat! sinekler şehirde kalıyor Butun taşıtlar paslanıyor ayrıca Pencereli yıldız, misafirli oda, bol bol öttürüyorsunuz onları Çünkü kırlara çıkıyorsunuz, şemsiyenizi bırakın ayıp Bana parmağınızdaki çiçekleri gösterin. Bir yere kapanıyorsanız dikkat! yanınızda olsun elleriniz Kim ne der bakindi iste durmadan ellerinize Dünyayı dolasan damarlar içinde En kemikli taraflarıyla zencileri döversiniz En kirli yerleriyle çat kapı fakir mahalleleri Ayıptır yani insan elini temiz tutmalı biraz. Bir gün olumu beğenmeyecekseniz dikkat! ölmeyin kolayla Kadınlara sarkıntılık edin, hoşa giden bardaklar satın alin Ya da bir aptalın yalnızlığını secin, çiçek sulamakla olsun bu Tıkır da tıkır isleyen apartmanlar vardır ya, sakin ha Ya da her sabah Göğe bir yüz metre kollarınızla. |
Cevap: Edip Cansever Şiirleri
Yaş Değiştirme Törenine Yetişen Öyle Bir Şiir Şair: Edip Cansever Ben seni uzun bir yolda yürürken görmedim ki hiç Yağmurlar altında gördüm, kadeh tutarken gördüm de Bir kıyıya bakarken, bakarkenki ağlayan yüzünle Ve yarışırsa ancak Monet'nin Kadınlarına yaraşan giysilerinle Gördüm de Ben seni uzun bir yolda yürürken görmedim ki hiç. Öyle kısaydı ki adımların, diyelim bir yaz tatilinde Bir otel kapısının önünde, tahta bir köprünün üstünde Bir demet çiçekle paslanmış bir kedi arasında Öyle kısaydı ki adımların Şöyle bir bardak yıkayışının vaktiyle Ölçülür ve denk düşerdi ancak Ben seni uzun bir yolda yürürken görmedim ki hiç. Yok bir yanıtın "nereye" diyenlere Bir buz titreşimi gibi sallantılı ve şaşkın Ve çabuk bir merhaban vardır bir yerden gelenlere O bir yerler ki, diyelim çok uzak olsun Sen gelmiş gibisindir oralardan, otobüslerden Yollardan, deniz üstlerinden topladığın gülüşlerle Ben seni uzun bir yolda yürürken görmedim ki hiç. Seni görünce dünyayı dolaşıyor insan sanki Hani Etiler'den Hisar'a insek bile Bir küçük yaşındasın, boyanmış taranmışsın Çok yaşında her zamanki çocuksun gene Ben seni uzun bir yolda yürürken görmedim ki hiç. Mart ayında patlıcan, ağustosta karnıbahar Mutfağın mutfak olalı böyle Bir adın vardı senin, Tomris Uyar'dı Adını yenile bu yıl, ama bak Tomris Uyar olsun gene Ben bu kış öyle üşüdüm ki sorma Oysa güneş pek batmadı senin evinde Söyle Ben seni uzun bir yolda yürürken gördüm müydü hiç. |
Cevap: Edip Cansever Şiirleri
Yaşamak Telaşı Şair: Edip Cansever Hiç böyle ısınmamıştım; Daldaki vişneye, Vitrindeki aydınlığa, Salça kokusuna mutfağımın, Akan dereye, uçan buluta, Hiç böyle ısınmamıştım yaşamaya. |
Cevap: Edip Cansever Şiirleri
İçinden Doğru Sevdim Seni Şair: Edip Cansever İçinden doğru sevdim seni Bakışlarından doğru sevdim de Ağzındaki ıslaklığın buğusundan Sesini yapan sözcüklerden sevdim bir de Beni sevdiğin gibi sevdim seni Kar bırakılmış karanlığından. Yerleştir bu sevdayı her yerine Yüzünde ter olan su damlacıklarının Kaynağına yerleştir Her zaman saklamadığın, acısızlığın son durağına Gül taşıyan çocuğuna yerleştir Ve omuzlarına daracık omuzlarına Üşümüş gibisin de sanki azıcık öne taşırdığın Tam oraya işte, uçsuz bucaksız bir düzlükten Bir papatya tarlasıyla ayrılmış göğüslerine yerleştir Ve esmerliğine bir de, eski bir yangının izlerinin renginde Saçlarının yana düşüşüne, onları bölen ikiliğe Alnından başlayan ve ayak bileklerinde duran Yani senin olmayan, seni bir boşluk gibi saran hüzne Yerleştir onu bir kentin parça parça aklında tuttuğun Kar taneleri gibi uçuşan Ve her gün biraz daha hafifleyen semtlerine Yerleştir bu sevdayı her yerine. Ekledim ben tattığım her şeyi denizlere Bildiğim ne varsa onlar da hep denizlerden Sen de bir deniz gibi yerleştir onu istersen Sevdayı Ve köpüklendir Ve yaşlandır ki işte kederi anlamasın Ama dur, her deniz yaşlıdır zaten Öğrenmez ama öğretir mutluluğu Bizim sevdamız da öyledir, iyi şiirler gibi Biraz da herkes içindir. Ve gelinciğin ikinci tadına benzemeli Var eden kendini birincisinden Yani bir sevdayı sevgiye dönüştüren. Ben şimdi bir yabancı gibi gülümseyen Tanımadığın bir ülke gibi İçinde yaşamadığın bir zaman gibi Tam kendisi gibi mutluluğun Beni bekliyorsun Ve onu bekliyorsun beni beklerken. |
Cevap: Edip Cansever Şiirleri
Üçlükler Şair: Edip Cansever Üçlükler I Gülümse! gör olumsuz karşılığını bunu İste Lambalar, bardaklar, çiçekli güz sürahileri. Üçlükler II Günün ilk saatleri İyi biliyorum, ilk saatlerini günün Peki, nedir öyleyse bu sabah silintisi. Üçlükler III Hiçbir dilde söylenmemiş Hiçbir dilde yazılmamış Sözler ve şarkılar içindeyim. Üçlükler IV Neden aklıma geliyor istasyon büfesindeki durusun Hava soğudu -kasımın son günleri- Kar yağacak, bembeyaz olacak unutulmuşluğum. Üçlükler V Bir gemi geçiyor, sessiz bir gemi Oysa yolcularla dolu içi Girince gemiye kimseler yok -dalgalardan başka- Üçlükler VI Butun gün yağmur yağdı Ya da bir gün içinde bir yıldan fazla Günü ıslattı bu yağmur. Üçlükler VII Nedir mi yalnızlık -kendine sor önce- Bir sabah, erkenden, bir kir çiçeğini üzerinde Görünce parladığını bir çiğ tanesinin. Üçlükler VIII Gölgen yok senin, ayak izlerin yok Neden mi?acılar barınmamış ki sende Mutluluk yok mutsuzluk yok |
Cevap: Edip Cansever Şiirleri
Yeniliş Şair: Edip Cansever Açılmamış bir şarap şişesiydim Ki öyle kaldım Acımı köpürtmedim İçime sağdım Gözyaşlarımı göstermedim Ki sildim Özgürlüğüm beni tutsak düşürdü Başaramadım İçimde kara kara bulutlar sallandı Ki sallandılar Dışarı yağamadım Ve yenildim ve sustum |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 04:06. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.