![]() |
Cevap: Cevat Çapan Şiirleri
Çöl
Şair: Cevat Çapan Ne zaman bir masa başına otursam sana birşeyler yazmak için çocukluğumda seyrettiğim cambazlar geliyor aklıma elimdeki kalem birden o sırık terazi gibi uzuyor ve ben çok geçmeden o usta cambazdan uzak acemi bir palyonço gibi boşluğa yuvarlanıyorum düşlerin yaylanan ağında. Sonra, görünmeyen seyircilerimin kahkahaları çınlarken kulaklarımda, kulaç atmaya çalışıyorum kurumuş bir gözyaşı denizinde |
Cevap: Cevat Çapan Şiirleri
Dönüş..
Şair: Cevat Çapan Yıllar sonra odanın kapısını açınca senin yerine arkası dönük iki kadın görüyorum yaşları belirsiz biri kollarını balkonun korkuluğuna dayamış öbürü kapının pervazına yaslanmış uzanıp giden ovaya bakıyorlar akşam serinliğinde. Bakışlarının ucunda mor dağlar yükseliyor ve inen davarın çan sesleri duyuluyor uzaktan. Kapıyı aralık bırakıp alacakaranlıkta dağın doruğuna tırmanıyorum yorgun atımın yedeğinde. |
Cevap: Cevat Çapan Şiirleri
Dörtnala Sessizliğin İçinden
Şair: Cevat Çapan Tan yeri ağarırken ulaştı ulaşacağı menzile. Çocuklar evlerinde gözlerini oğuşturuyorlardı düşlerden arınmak için - doru bir kısrağın ardından koşmuşlardı az önce; uçurumların ucunda durmuşlar, bulutlara tutunmaya çalışmışlardı korkuyla. O da atını bir han avlusuna bağladı. Anladığı bir dil değildi duyduğu; gene de yabancı saymadılar onu karşılayanlar. Uzak bir bahçedeki kuleyi gösterdi hancı. Sen gideli, yollardaydı hep bu kalabalıkla. Tam neredeydi, hangi mevsimde? Bilmiyordu kimlerle yola çıktığını. Kulenin taş basamaklarını tırmanırken yolu nerede yitirdiğini düşündü. Bir çam kokusu geliyordu karşı tepeden esen yelle, bir su sesi, yakındaki değirmenden. Şimdi kulenin tepesinde. Gözleri, eşlerini yitirdiklerinde çok yaşamayan yaban kuğularında. Deniz ürperiyor uzakta. |
Cevap: Cevat Çapan Şiirleri
Erzincan Erzincan
Şair: Cevat Çapan Cimin, cengice, hah - köylerde dolaştık bütün gün, Üzüm yedik bağlarda, buğulu, bir başka dilde konuştuk. Soluyan atlarımızla girdik geceye, düşlere durduk. |
Cevap: Cevat Çapan Şiirleri
Yalnız Uyku
Şair: Cevat Çapan Muazzez uykulu bir kadındı Uyudu kollarımda. Uyuma Muazzez, dedim dudaklarımla Dudakları uyandı. Aklımda kır çiçekleri kızlar Kızlar ağustosböcekleri. Yanımda Muazzez'in Yorulmuş yalnızlığı. Bilmeden özlediğim İçlerinde küçücük Bayramlar olan kızlar. Sevdiğim Muazzez'in Çürümüş çıplaklığı. Bunlar boyalı saçları Muazzez'in Bunlar benim delikanlı kollarım. |
Cevap: Cevat Çapan Şiirleri
Kayış Kasnak Volan
Şair: Cevat Çapan Yaka bağır açık oturuyorum arka bahçede. Yıllardır açmamıştım yakamı bağrımı. Sanki bu bahçeyi de çoktan unutmuşum, şurada teneke saksılarda fesleğen olduğunu; bir zamanlar, çocukların oynadığını tahta çitin ardında. Bir ölüm sessizliği ölümlerden sonra. Kuşlar da konarmış komşunun kurumuş ağacına. Nerdeyse denizi göreceğime inanacağım başımı kaldırsam. Kötü günlerin iyimserliği bu. Kaç kişi kaldı bu mahallede eski havuzlu kahveden gece vardiyasında birlikte 'Açmam açamam'ı söyleyen? |
Cevap: Cevat Çapan Şiirleri
Kirli Bir Pencereden
Şair: Cevat Çapan Herifçioğlu Zaloğlu Rüstem'in gürzü gibi havale ediyor ilk soruyu üstüne, sen, diyor, Orhan Kemal'in cenazesine gitmişsin? Hafif yana çekilerek karşılıyorsun dürzünün gürzünü, aklında "Baba Evi", "Avare Yıllar", bereketli toprakların sevdiğim bir yazarıydı, diyorsun. Gözün pencereden görünen Şirket-i Hayriye vapurlarında. İkinci soru da ölülerle ilgili, Lütfi Erişçi'nin cenazesine de? Evet, birlikte Aşiyan'a gitmiştik Tevfik Fikret'i anma gününde, deftere yazdıklarımızın da bir fotoğrafı olmalı sizde. Öfkesi bir mitralyözün tarakasına dönüşüyor uzaklaşarak, senin gözlerinin izlediği vapur tam Kızkulesi'ne sürtünmek üzereyken. Kızkulesi, Kız Kalesi, cıvıl cıvıl kız sesleriyle bir başka uykudan uyanır gibi, bilmezdim, diyorsun, kendi kendine, bu muhteremlerin makinelerinde bu kadar fotojenik olduğumu |
Cevap: Cevat Çapan Şiirleri
Kuş Bakışı
Şair: Cevat Çapan O göçebe kuşları da merak ederdin sen, yılın hangi ayında geldiklerini, gelirken hangi enlemlerden geçtiklerini, yuvalarını nerelerde yaptıklarını... Turuncu, altın sarısı, siyah tüylü o kuşlar. Onları anlatırdım sana kış geceleri, aştıkları lacivert denizleri, adlarını uydurduğum kimsesiz adaları. Arslanlar kükretirdim geride kalan ormanlarda, filler dolaştırır, timsahlar dövüştürürdüm çamurlu ırmaklarda. Derken kızıl kiremitler görünürdü bir kıyı köyünün dağınık damlarında. Ve bahar yağmurları yağdıran bulutların arasından süzülür bir gölün kıyısına konarlardı kuşlar. Dönüşlerini anlatmamı istemezdin hiç. Hep kalsalar, derdin, o gölün kıyısında ya da yuvalarını yaptıkları saçak altlarında. Kışa doğru, geceler uzar, koyulaşırdı karanlık. Sen büyürdün, büyürdü göçebe kuşların giderken aramıza bıraktıkları sessizlik |
Cevap: Cevat Çapan Şiirleri
Kuşlar Mıdır Onlar ?
Şair: Cevat Çapan Buradan Bu külrengi düzenden uzakta Fenikeli martılar olmalı Sevişen, Sevişmeyi düşünmeden. |
Cevap: Cevat Çapan Şiirleri
Kış Bitti
Şair: Cevat Çapan "Vedalaşmaların ilmini yaptım ben," Sürgünlerin uzmanlığını. Bir vapur nasıl kalkar bir limandan. Tren nasıl acı acı öter, öğrendim. Yıllarca mektuplarla yaşadım. Kaçak tütün,yasak yayın Larla beslendim. Unutmadım. Unutmadım. En çok yelkenleri özledim Bozkırın buzlu yalnızlığında. Dağlar yoktu, dağlar yoktu, Rüzgârlara yaslandım. Çılgın mıydım, tutsak mıydım Yüreğinde karanlığın? Kan kurudu - Ben gül oldum açıldım. |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 01:33. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.