![]() |
Cevap: Cevat Çapan Şiirleri
Nerede Bizi Seven Kızlar
Şair: Cevat Çapan Neyle boğuşur insan koşup yorulduktan sonra geçmiş zamanın ardından silik, karanlık anılarından başka yapayalnız kalmışsa o yalancı pehlivan? Temennalar, naralar, elenseler, şikeler, tuş olmalar bir yana- nerede can yoldaşları doruklara tırmanan o korkusuz dağcılar, pişmanlık denizinde vurgun yiyen dalgıçlar? Mutluluk bir gülmüş eskiden adı üç kez anılan. |
Cevap: Cevat Çapan Şiirleri
Sabah
Şair: Cevat Çapan Son yağmurlar da dindi dinecek, yazın habercisi kırlangıç saçakta senin o atlıkarınca gülümseyişinle. |
Cevap: Cevat Çapan Şiirleri
Sevda Yaratan
Şair: Cevat Çapan Bu şehrin adları durmadan değiştirilen sokaklarında dolaşırken, eski bir şarkıyı çağrıştırır bazen aklına takılır olmadık adlar. Örneğin, Konstantin Nikoleyeviç Batyuşkov Puşkin'in bir çağdışı- hani şu ölen Tasso'ya ağıtlar yazan- evet, senin Tasso'na, Kutsal Kudüs'ü özgürlüğe kavuşturan. Bir yaştan sonra, sınırsız bir çağrışımlar zinciridir hayat; başka kokular, başka görüntülerle saldırır üstüne tekleyen belleğinle ve birden başka adlarla uyanırsın bir dağ yamacında daldığın düşten. Bir İsveç filminde miydi o küçük madenci çocuğu Auguste Renoir'ın adını hecelemeye çalışan? Her şey ne kadar külrengi ve dağınık gökle denizin maviliği ötesinde. Bir kadın 'Gecenin matemi'ni söylüyor öğle üzeri ve herkesten bir şeyler kalan bu sokaklarda kırılan camdan kalplerin parçalarını toplarken belalısı gizlice zehirliyor içindeki aylak köpeği. Ve uzakta, düşlediğim Girit'te, belki de, denize eğilen çamları yıkıyor yıldızlar. Sonunda sana sığınıyorum, ey şiir, rüzgarları, fırtınaları yararlı kılan. Yaşarken, güzel adlar koydum çocuklarıma: Nigar, Leyla, Alişan. |
Cevap: Cevat Çapan Şiirleri
Sakın Geç Kalma Erken Gel
Şair: Cevat Çapan Usulca gir kapıdan, zile basma. Hiç telaşlanma, ben daha dönmemişsem. Yoldayımdır, nerdeyse yokuşun dibinde, Suların kararmasını bekliyorumdur, Tuğla harmanlarından gelen yanık havanın Bahçedeki akşamsefalarına sinmesini. Güç bela dizginliyorumdur içimde Dörtnala sana koşan küheylanları. Bütün gün kâğıttan dağlar arasındaydım, Nabzım ileri giden bir saat gibi işledi durdu. Dilekçeler, kararlar, tozlu makbuzlar: Hep adını okudum silinmiş satırlarda. Pencerede kuleler, minareler, kirli gök. Durmadan kuşlar uçtu bir bacadan. Rüzgâra karışan saçlarını gördüm Bulutlu aynalarda. Balkonun kapısını aç, su ver saksıdaki çiçeğe. Geyikli örtüyü ser masaya, dinlen biraz. Sessizlik şaşırtmasın seni, ürkütmesin. Şehrin gürültüsü dolacak az sonra odaya, Karanlık bir yankıya dönüşecek karşı dağlarda. |
Cevap: Cevat Çapan Şiirleri
Soluksoluğa
Şair: Cevat Çapan Uzun, karanlık bir çığlığın da ardına düşebilir insan, Titrek, eğri büğrü bir yazının çağrısına da uyar. Bırakıp her şeyi döner - Aşk bir buluşmadır çünkü, Her zaman gecikmiş bir buluşma. Bitmeyen bir kavuşmadır da aşk - Araya her zaman bir şeyler girer: Bazen kendi sevincinin kanat gölgesi, Bazen nabzın hızı, yüreğin titreyişi, Tüylerin telaşıyla besleniyor gibidir - Araya her zaman bir şeyler girer: Çalışma saatleri, karşılıksız sorular. Nereden bilebilir insan Bunların hepsinin de aşk olabileceğini? Çoğu kez aldatıcıdır da, Bakarsın, herkes onun askeri, onun şehidi. Oysa aşk hiçbir zaman bir yarış değildir ki. Bu yüzden yanılır hep Sayın muhbir vatandaş, köftehor okur, arsız yetkili. Sararmış bir fotoğraf olarak da çıkabilir karşına, Borulu bir fonoğraf kılığıyla da. Bakarsın, ona da dadanmış Gündelik hayatın sosyolojisi. Yeniden duyulur bazen o uzun ve karanlık çığlık. Çağıran o titrek yazı yeniden belirir - Çünkü aşk en eski köprüsüdür Balkanların, en eski. |
Cevap: Cevat Çapan Şiirleri
Sıradan Bir Gün
Şair: Cevat Çapan Buraya, denizi gören bu dağın eteğine dilimde yarı unutulmuş şarkı sözleri, kulağımda su sesi, suların sesi, rüzgâra sarınıp geldim. Ağaran gün, kararan geceyle, kirazın kızarma hızıyla geldim, bir uzun havayla çok uzaklardan can havliyle bu tutuk dil çözülsün diye bekledim. Şimdi tek ses, zeytin ağaçlarından gelen ağustosböcekleri, tek ateş, kızgın kayalardan yansıyan ağustos güneşi, tek umut, yıllarca dolaştığım imgelemin koyaklarında bize sevgiyi sezdiren bütün o yitirdiklerimizle birlikte soluduğumu sandığım o derin sessizlik, o akşam serinliği. |
Cevap: Cevat Çapan Şiirleri
Temmuz, Yıllar Sonra
Şair: Cevat Çapan Sıcak bir yaz günü, öğleden sonra, eflatun dağların dibinde, o sessiz arka bahçelerin birinde, gölgesinde eriğin, şeftalinin, kayısının fıskıyeyle oynuyor bir çocuk. Gece kuşları yuvalarında daha. Uzaklardaki çocuklarımızı, torunlarımızı konuşuyoruz, hangi pencereyi açsak bir görüp bir gözden yitirdiğimiz. Kim bilir nerdeler, ne yapıyorlar şimdi? Hem özlem, hem kavuşma bizimkisi. Çay içiyoruz mutlu bir sessizlik içinde. |
Cevap: Cevat Çapan Şiirleri
Wıttgensteın
Şair: Cevat Çapan İçimin içime sığmaması Canevimde çırpınan Küçücük bir kuş Olmasından mıdır aklın? |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 01:38. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.