ForumDenizi.Com

ForumDenizi.Com (https://www.forumdenizi.com/)
-   Aşk - Şiir Dünyası (https://www.forumdenizi.com/ask-siir-dunyasi/)
-   -   Enis Batur Şiirleri (https://www.forumdenizi.com/ask-siir-dunyasi/53405-enis-batur-siirleri.html)

Jön TüRk 31 May 2020 17:18

Cevap: Enis Batur Şiirleri
 
Fugue İv
Şair: Enis Batur


Ben daha yokum 'Sizi kendi şehirlerime götürmeliydim' demişti adam. 'Kendi sokaklarıma, çıkmazlarıma, durmadan taşındığım, hiçbirini unutmadığım evlere'. Donmuş gibi dinlemişti. Saydığı şehirlerin hepsini su ikiye bölüyordu. Andığı sokaklar hiçbir rehberde kayıtlı olamazdı. Evlere gelince: Onları belki unutmamıştı, ama bir daha uğramadığı nasıl da belliydi. 'Ben yokum' demek istemişti birden, 'ben daha yokum'. 'Bu ev, bu sokak, bu şehir bu şehri ikiye bölen su daha yok.' Çoktan susmuşlardı oysa.

Jön TüRk 31 May 2020 17:19

Cevap: Enis Batur Şiirleri
 
Giz Ses
Şair: Enis Batur


Bir rüzgarda buldu seni bir rüzgarda yitirdi,
penceresinden baktı sine sine yağan uçarı yağmura
ve essin dedi, bir daha essin, sen çünkü bana eşsizsin,
gökyüzünde karmaşık bir sözdizimiydi kurduğu esin
perisinin - çekti sinesine koydu bulutlardan bir tortuyu,
uzan dedi, uzan Enis, tam bir gece için biriksin sesin.

Jön TüRk 31 May 2020 17:19

Cevap: Enis Batur Şiirleri
 
Gönderi Mesajı
Şair: Enis Batur


Seyrek başdaşlar,
hayatta ve / ya tefekkürde (âdemoğlu şiirde yalnızdır) :
Krisis bir sözcük değil.
Birinin içinde bir başkasını hem de birinden ötürü başkasını yaşıyoruz.
Bir değerler bunalımı, çünkü
bir yalpalanma içinde çalkalanan şu yarımadanın, eninde sonunda, Kakania'dan uzun uzadıya farkı kalmamıştır.

Bütün elimizde kalan: Uçuşu sürdürürken korunmak: Korunuyorum, öyleyse varım, olacak mıyım?

Jön TüRk 31 May 2020 17:19

Cevap: Enis Batur Şiirleri
 
Kaynak Meseli
Şair: Enis Batur


Ağacı derisinden sıyırıyorum.
Bir iklim gelgiti içinde gelişiyor
günün çıbanı: Kor siyahın bünyesinde
çoğalıyor meşin derin deri izi.

Bu neşeyle kanı denetleyen
yaşlı çocuk umutsuzluğa çiziyor
etin eksenini.
Coşuyor, ürküyor belki, usulca
yayılıyor ateşin, yalımın katsayısında.

Soruyor:
Gneşin sızdığı çatlakta mı ışık?

Başka bir kaynak mı
yarımadadan suya doğru
başınabuyruk?

Bilinmeyen onuruyla karşılaşıyorum
keskin anların. Tenha gün
gecenin girdabından
açılan pencerede patlıyor.

Ağrı taşıyorum uslu ve usta,
büyüyor, taşıyorum
göksel iliğinden kırmızının.

Jön TüRk 31 May 2020 17:19

Cevap: Enis Batur Şiirleri
 
Kelime
Şair: Enis Batur


'İnanılır gibi değil: Bir kelime
arıyoruz şimdi'.Kıyıya yaklaşıyorlar 'Bakma sen: biraz efsane, birazda serüven var işin içinde'Gözü dalmış 'Boşversene, birazda gerçek var '.

Düşünüyor da doğru: aslında aranılan kelime: ANLAM
ortadayken adlandırıyoruz onu.

Jön TüRk 31 May 2020 17:19

Cevap: Enis Batur Şiirleri
 
Kırkikindiler
Şair: Enis Batur


'Bu sarı, tok tütünü senin için
ayırdım; senin için soydum
domatesin kabuğunu, senin için
dildim, tuzladım'.

'Senin için perdaha çektim içimdeki
hayvanı; gövdemi yaya, burguya
aldım senin için. Bu koku, bu kor,
bu gemsiz istek senin açlığın için'.

'Toprak suya doydu bu yıl, ben sana
daha doyamadım', diye sürdürüyor
kadın, içinden. 'Yüzündeki gururlu
umutsuzlukla içimdeki doludizgin
kısrağa katıl'.

Jön TüRk 31 May 2020 17:20

Cevap: Enis Batur Şiirleri
 
Le Rouge Et Le Noır
Şair: Enis Batur


Eskiden bir bahar vardı, lavta ve arp,
düşmezdi elimizden Le Rouge et Le Noir;
üşürdü kadınlar, ellerimiz eldiven,
atkıydı kollarımız engerek soğukta,
karakışın ardından çözülürdü yumak:
Tuz ve tütsü, kül ve duman, kelimeler,
sesler ve tınılar ve gece: Gecenin
sonunda ışık vardı.

Le Rouge biraz daha kanadı sonra,
Le Noir koyuldu biraz daha: Aynı
çıplak at gelip sırtına aldıydı zamanı.
Bir soru sorulsa, yanıt yerine yeni
bir soruydu ağzımızdan çıkan,
mağrurdu yüzümüz hala, ama kopmuştu
bakışımız bizden: Ufukta seyreden
dümensiz gemilerdik, bekliyorduk
fırtınanın çökmesini üstümüze.

Sancılandık böylece ve doğurduk yıldan
yılı: Erkekler suskun ve kavruktular,
bir düşün pesinde yenik. Sokulmuştu
ağır ağır kurdukları imge ağı, çatlaktı
sisli gözbebekleri. Kadınlar mı getirdi
bu korkulukları, bu bürümcükten erken
doğum kefenini, onlarla mı büyüyüp
kurudu diktiğimiz ağaçlar? Eskiden
bir bahar vardı, eskiden içimizde
başlayan.

Jim Morrison, Hendrix ve John Lennon
yoktu artık; yoktu ``Göğe Bakma'' durağında
şemsiyesiz bekleyen yağmur kadınları.
Herkes bir 35 yaş şiiri yazdı kendi
eksik hayatından, feşedeceğimiz dünya
inanılmaz bir hızla geçmişe doğru
kaydı: Üşümüyordu kimse şimdi,
yanlış koruda düdük çalıyordu bekçiler.
Eskiden bir bahar vardı, flüt
ve keman, Le Rouge biraz daha kana,
koyul biraz daha ey dipsiz Zaman.

Jön TüRk 31 May 2020 17:20

Cevap: Enis Batur Şiirleri
 
Mehmet Hamdi İçin Tırtıl Ninnisi
Şair: Enis Batur


Süte ve geceye tutsak
aç uykusuz koyunu karanlığın:
Gemiler dalmış gidiyor açığa,
Tarancı ki karamsar bir dede
ilk atışta vuruyor imgeyi: Bir
sebep değil, belki neticedir gece.

Mehmet Hamdi: Oturmuş iri
badem gözüne uyku, sallanıyor
saatin iskemlesinde iki kez
söylesem mavi tırtıl bir ninniyi,
söyle, artar mı ipek düşüne
kana kana kanamadığın özsudan
bir damla küpe?

Süte ve geceye tutsak
atılgan çocuk, kırılmaz
bir inadın tartısında dur da
nasılsa çözül: Uyusun sultan
annen, uyusun ki al götür
şu kalemi ceylan Yusuf'a:
Başlasın dondurduğun yerden
buzul sözüne gergin kanadın.

Jön TüRk 31 May 2020 17:20

Cevap: Enis Batur Şiirleri
 
Mor
Şair: Enis Batur


Aşkınlığın gizli kafesinde barınan nedir,
tortulaşmadan, kaskatı?
Rüzgarın sürüklediği
ışıksızlık diliminde bizi birleştiren ortak çağrışım?
Bir ölünün sesi yoktur oysa, bize ulaşacak.
Ama nedir, en sağır böğrüme saplanan bu sancı?
Ya şimdi, ona doğru uzattığımız el kadar güneş?
Upuzun bir şahin geçiyor üzerimizden,
göğe doğru alçalarak.
Akşamın basamaklarına yönelirken,
gökte mürekkep balığı.

Jön TüRk 31 May 2020 17:20

Cevap: Enis Batur Şiirleri
 
Negresco,1915
Şair: Enis Batur


Denizin karşısında taştan bir ironi.
Lüks bir otel olarak yapılmış burası,
Barış'ın sonunda. Şimdi başındayız
Savaş'ın: Tek bir kişi kalana dek
sürecekmiş gibi uçuşuyor top mermileri
uzakta. Uyuyamıyorum geceleri. Odaları
dolduran inlemeleri dinledikçe, ağrının
terk ettiği bacaklarıma bakıyorum mum
ışığında. Bu kış daha sert geçecek diyor
kepenklerin arkasından homurdayan deniz.
Biliyorum konuşmaz deniz, gece konuşmaz,
kelimeleri yoktur ölümün, yalnızca Hayat
seslenebilir, seslenecekse: Balo salonunun
köşelerinde kalakalmış birkaç neşeli tını,
yatağımın altında gizlenmiş nefes nefese
aşk fısıltıları, koridordan sessizce geçen
kat görevlisi şimdi beni dindiren hemşire.


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 22:09.

Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.