![]() |
Cevap: Gönül Duranoğlu Şiirleri
Dağ Şiirleri-sisyphos 4
Şair: Gönül Duranoğlu Bin yıldır yaşarım Ben bu toroslarda Otların ağulusunu Yosunların dermanlısını Dağlılar öğretti bana Tanrıtanımaz Bir eşkıya bilirim Üçgen muskasını Hep boynunda taşırdı Her söylediğinde Bildiği bir türküyü Gizlemeden ağlardı “Yaman olur torosların boranı Hançer değil sevda açtı Ciğerdeki yaramı” Rüzgarın kıran Ya da sevda getirenini En iyi o anlardı Yanından hiç ayırmazdı Doğum üzre telef olan Bacısının resmini Adı kanlı katile çıkmış Başka bir dağlı Ey her koyağına Bin umut gizlediğim Sırdaşım dağlar Bekleyin bu yaz da Size çok anlatacağım var |
Cevap: Gönül Duranoğlu Şiirleri
Dağ Şiirleri-sisyphos 5
Şair: Gönül Duranoğlu Ey yolcu ne zaman Türkü söylesem Allı pullu gelin ederim Ben bu Torosları Rüzgarına reyhan katar Dikenini mor sümbülle bezerim. Dizelerim aldatmasın seni Dağlı bir göçebe değilsen İnanma bana Taş, toprak ve dikenden Başkasını bulamazsın orada Çünkü dağlar yalnız Kızıl şahinlerine Ve yerleşik göçebelerine Açarlar sırlarını.. |
Cevap: Gönül Duranoğlu Şiirleri
Deniz Gezginleri
Şair: Gönül Duranoğlu (Deniz’e masallar IV) Dünyanın bilinmeyen insansız bir adasında Akıllı ve hüzünlü otuzyedi deniz kuşu yaşarmış Masal bu ya gerçekte bu kuşlar bir zamanlar insanmış Tanrı onları kötü ruhlu insanlara görünmez yapmış Vakt-i karanlıkta yaşarlarken ve insan suretindeyken Bu kuşlar her karanlığa ışığı ve sevgiyi taşırlarmış Günlerden bir gün bu 37 can ve dostları Geçmişi aydınlık bir diyara sevgi alışverişine gitmişler Çalmış çığırmışlar sözleşmiş söyleşmişler Tuvana bir şölen olmuş ki görenin aklı şaşmış Bu masalın kötüleri ise aymazlar diyarında yaşayan Güzelliklere kara pusular kuran karagoncoloslarmış Cayır cayır yakmışlar o güzel insanları Gazetelerde gördüm ve sonsuza dek Lanetledim o salyalı suratları Her yıl temmuz ayında gök yüzüne bakarım Denize doğru uçan kanat uçları yanık Otuz yedi deniz gezginini selamlarım Deniz aylardan temmuzsa ve sahildeysen Gökyüzüne bak otuz yedi deniz gezgini göreceksin Onlar yangınlardan geldiklerinden serin denizleri severler Deniz isimli çocuklara ve sevdiklerine görünürler |
Cevap: Gönül Duranoğlu Şiirleri
Deniz’in Masalı
Şair: Gönül Duranoğlu Uzat ellerini gökyüzüne çocuk Yakala en uzaktaki parlak yıldızı Tutsak et onu gözlerindeki gizemli ışığa Kayıp gitmesin bol yıldızlı bir gecede sonsuza Sana hiç temmuzu anlattım mı ben çocuk Ya da söyledim mi ağustosun türküsünü İkisi de Bir serencam üstünedir Ve boyu fidan yağmur saçlı bir kızı anlatır Derler ki kız bir sevdanın ardına düşüp Kavminden kopmuş Sevdalısıyla uzak diyarlara gidip Yeni bir kavim kurmuş Ve temmuz ve ağustos çocuk Yağmur saçlı kızın güzelliğine vurgunmuş Temmuz tam biteceği gün Bir top ışık olup kızın kapısına konmuş Kız bu ışığı çok sevmiş Kız denizi de çok severmiş Ve tuzunu ve lacivertini Ağustos geri kalmamak için temmuzdan Ve bildiğinden saçlarında ışıkları saklayan Sevdalı kızın denize özlemini O da bir top deniz olup temmuzun yanına durmuş Bu senin masalın çocuk Sen temmuz ve ağustossun Uzat ellerini ışığa ve denize Sen denizin ve ışığın çocuğusun |
Cevap: Gönül Duranoğlu Şiirleri
Dostum
Şair: Gönül Duranoğlu Benzersiz umarsız Bir bulut indi bahçeme Kırkikindi yağmuruyla Ankara nın Gece gibiydi gözleri Ve kara bir gün gibiydi Çaresiz Gülüşü Duruşu Bir selam gibiydi Kardeşime benzer Tanıdık biriydi Sımsıcak Sevecen Dost Sanki bendendi Gözyaşlarındım senin Tanımadın mı Dedi |
Cevap: Gönül Duranoğlu Şiirleri
Dönüş
Şair: Gönül Duranoğlu [özel'e) duydum geri dönmüşsün sılana hasta ve çok yorgunmuş hepimize yeten yüreğin. biz seninle bir zamanlar elele dolaşırken gez göz arpacıkların menzilinde şimdi karanlık güneşleri yanında taşıyormuşsun. biz seninle aynı sılanın gurbetçileriydik bütün kapıları çalıp seni soruyorum falcıların yeşil su tasları dilsiz bir ses, bir soluk,ince kırılgan bir gülüş karanlığına karışmışlar bulamıyorum. sen alanların en güzel gözlü kızı kavgalarımızın kırmızı karanfili hepimizin en narini, en güçlüsü geçmişle geleceğin kesiştiği bir boşlukta bir sunak taşının hem kurbanı hem bekçisi sana biçilen karanlıkları artık taşıyamıyormuşsun ah bir bulabilsem seni uzatabilsek birbirimize ellerimizi yeniden yaşatabilir miyiz kırmızı karanfillerimizi. |
Cevap: Gönül Duranoğlu Şiirleri
Eğreti
Şair: Gönül Duranoğlu sevgili zaman,birtürlü güvenemediğim avuçlarımdan sessizce kayan sevgilim yine de her şeyimi bilen tek tanığımsın karun senin adına biriktirdi tüm servetini nemrut hala tan yeri bekçiliğini yapıyor gündüz, saçlarını her gün senin için örerken gece, kahpeliklerin dökümünü adına aht-i atiklere yazıyor. atlılar geçiyor tozlu sokaklardan. geçmişten geleceğe doğru tarih düşmek için seni arıyorlar adına altın sikke bastıranlar ellerindeki sadaka taslarıyla peşinden koşuyorlar kaybedilmiş bir savaşın ölü komutanları utkularını anlatmak için adını sayıklıyor leylak kokulu ilkbaharlar geçiyor önünden heybelerinde kendi yağmurları yüklü her şey geçip gitmek üzerine kurulu gidenlerin yeri hemen doluyor ve sonun başlangıcında her serencam elindeki defter-i kebire kaydediliyor. |
Cevap: Gönül Duranoğlu Şiirleri
Eylül Rondosu
Şair: Gönül Duranoğlu -Çiğdem’e- Yine bir eylül bozgunu yüreğim Yağmur saçlım gider olmuş bu ilden Odalarda kokusu dolanır hala Duvarlarda resimleri Bakışlarında nedensiz bir parça sitem Hüznün rengi hep paslı bir kapıdır Kapanır acımasızca yalnızlaşmış akşamlara Özlemse sayısız ilmikleridir yüreğimin İki ters bir yüz uzayıp gider sonsuza Bir çiçeği gizlice öper koklarsam eğer Bil ki senleştirmişim bütün demetlerimi Düşle gerçek arasında gidip gelmeler Ve delik deşik olmuşsa kan uykularım Fidanım, hasret türküm, gelin çiçeğim Yorganın kaymış, usulca üstünü örtüyorum |
Cevap: Gönül Duranoğlu Şiirleri
Hayırsızım`a
Şair: Gönül Duranoğlu Akşam gri bır tül gibi iner Hüzün ve hasretin üzerine Sokak hazırdır yorgunluğuyla Gecenin yalnızlığına Gündüzün unuttuğu bir kadın Yaşarken binlerce kez aynı geceyi Hep birini bekler körleşmiş pencerede Sorar geceye sorar dilsiz kaldırımlara Onca zaman beklediğim Benim evimin ayak sesleri nerde Sigaranın dumanı alkolün buğusu Bilir belki kadının aradığını Ah bir kapı çalınsa Uçsa kadının yorgun yüreği pırpırlansa Sevgisi acılara belenmiş Fidan boylu hayırsızı seslense Anne kapıyı aç ben geldim dese. |
Cevap: Gönül Duranoğlu Şiirleri
Kadın Öyküleri
Şair: Gönül Duranoğlu Bir alacalı çocuk gülüşü mü Yoksa bir kırgın bakışı mı Bilemediğimiz Çağlar boyu alıp Vermeyi düşünmediğimiz Bir taşlı okul yolu mu Acılı soğuk Beşten çıkma bebeler mi Kimi ırgat büyük kente Kimi el kapısına gelin Tarlaya yeni bir baş daha Elinin kınasıyla çaresiz Sen mi çocuksun bacım Sırtına sardığın mı Yoksa bu gömüt mü Umutlarındır Yeşermesiz ölmüş Harman yerinde Mutluluğun türküsü yok Ter, acı,toz Gözler kan çiçekleri gibi ışıldar Düşler bile umutsuz Özlem yalnız türkülerde Sözde günah Bir acı öykü mü kalacak belleklerde Yürekten acımak ve yanmak Kağıt üzerinde |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 07:17. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.