![]() |
Cevap: Gönül Duranoğlu Şiirleri
Kalebent
Şair: Gönül Duranoğlu Dağlı bir Kalebent’im Bu kentte Suçum büyük müebbetten Yalnız dağlıların bildiği Döğmeler taşırım bedenimde Görenleri ürküten. Yılan büyüleriyle dolaşırım Eski mabetlerde Omuzlarımda Medusa’nın tılsımı. Bakışlarım aykırı durur yüzümde Üzerimde dört kitabın laneti. Yangınlar çıkarırım Ağular hazırlarım Bilinmedik otlardan Yalnız çocuklara kedilere Ve hayvanlara zarar vermeyen. Suçum sabit Cezam ağır olmalı Müebbetten. |
Cevap: Gönül Duranoğlu Şiirleri
Şiir
Şair: Gönül Duranoğlu Kız olmuştu gül gibi açan Sonra gelin oldu allı pullu Ana oldu rüzgarla yarışan Derken nine oldu saçında aklar Zaman yorgun bir nehir gibi Asmıştı omuzlarından Neden gelmişti bilmezdi dünyaya Neden gideceğini de Olmak ya da olmamaktan habersizdi Zaten bilse bile niye yarardı Hayatı olmak ya da olmamaktı. |
Cevap: Gönül Duranoğlu Şiirleri
Kerim İle Kerime
Şair: Gönül Duranoğlu çocukluğumun deniz yurdunda sarışın bir balıkçı Kerim vardı yaz akşamları balıkçıların dönüşünü beklemek biz çocuklar için bayramdı balıkçı Kerim nedendir bilinmez balık dönüşü önüne gelene söver ama çocukları ve kedileri çok severdi evinde kendisine benzeyen yavruyken bulup adını Kerime koyduğu sarman tekiri kedisiyle yaşardı Kerime'nin erkek olduğu anlaşıldığında uzun süre kedisine bakıp bakıp gülmüştü kendine balıkçı kerim ne yapar yapar balık dönüşü ayırırdı Kerime'nin payını Kerime vefalıydı sevecendi içip içip sarhoş oluyor diye ne kızardı ne de terkederdi Kerim'i eski karısı Güldane gibi yine bir balık dönüşü akşamüstüsü göremedi kedisini onu her zaman beklediği yerde ateş düştü yüreğine Kerim'in anladı sonunda olmuştu korkuyla beklediği zira çok yaşlanmıştı artık sarman kedi ölmek zamanı geldiğinde ninesinin dediği gibi bilinmedik bir yere giderdi [sahibini] sevenlerini seven kedi not.. kedilerin sahibi olmaz |
Cevap: Gönül Duranoğlu Şiirleri
Kırık Kalpler Terzisi
Şair: Gönül Duranoğlu Elimde iğne iplik önümde dikiş kutusu Camda boyaları eskimiş kırık dökük bir yazı -tamirci terzi 24 saat açık- Akşam olunca kapatırsam dükkanı Örselenmiş bir aşkın kenar oyasını Kim tamir edecek acilen gece yarısı Bir gece tamir için bir kalp bıraktılar Çok yıpranmıştı ve kırk yamalıydı Kırkbirinci yama bir türlü tutmadı Bırakan kimse de birdaha uğramadı Kaldırdım unutulan eşyalar dolabına Eski dikişlerin arasından kan sızar hala |
Cevap: Gönül Duranoğlu Şiirleri
Kızıma
Şair: Gönül Duranoğlu -Çiğdem’e- Sen ne kaç tuğlu paşanın kızı Ne de acem sarayına gelin Işıklı alnında ak yazın Güneşi tutan ellerde serinlik Gelecek çiçeğe kesmiş Dikenli dal uçlarında Geri ver cam pabuçlarını Sindrella’nın Bırak olumsuz giysileri Aptal soylulara Başak kokulu Buğday demeti başın İşliğinde ak lekelerle İyiye açık dudaklardan hızlanmış Türküler sal güçlü yarınına Sen sevginin kızı Sevginin türküsü Aş başında türkü İş başında türkü Öykülerin türkü olmuş Türküye batmış dört bir yan Türkülerde sevgi Türkülerde güç, dostluk Birlik yine sevgi Her şeyin sevgi katıklısı güzel |
Cevap: Gönül Duranoğlu Şiirleri
Name
Şair: Gönül Duranoğlu Bir bulutla sana selam yolladım Gitti karşı dağa takıldı kaldı Düş müsün gerçek misin bilemediğim Adaklım Yolda, belde, köyde, kentte vazgeçemediğim Senin yüzündendir Geceleri boncuk edip ipe dizdiğim Bir memleketim vardı Bir kardeşim gurbette Bir de sensin şimdi Kan acısında özlediğim Sevdiğim Penceremden yollarına Korkusuzca gözlerine bakamadığım Bir türlü bu masalı anlatamadığım Sunaboylum sevdalım Budur serencamım budur hallerim. |
Cevap: Gönül Duranoğlu Şiirleri
Neden
Şair: Gönül Duranoğlu Bir dağ türküsü dolanır dilimde Acısı, sevgisi, özlemiyle sen Bozkır süsüm, mor çiçekli deve dikeni Direnci, yalnızlığı, kavgasıyla ben Yaz yağmurlarının unuttuğu İki su damlasıyız gökkuşağında Güleriz karşılaştıkça mavide Neden uzatmayız ellerimizi |
Cevap: Gönül Duranoğlu Şiirleri
O Kent
Şair: Gönül Duranoğlu Ben o yıkılan kent'ten geliyorum o son taşına kadar yıktığım lanetli kent'ten gözlerimde tekinsiz karanlıkların kurşun sesini yüreğimde nefret dolu bir akrebin ağusunu taşıyorum yıkık bir kervansarayın kuyusunda kendimi gördüğümde ben mi ağlıyordum yağmur mu yağıyordu bilmiyorum babam bir emirin kavminden kovduğu son biliciydi bana taşları ve suları okumasını o öğretmişti ve duvarlara kimsenin görmediği resimler çizmeyi bütün kenti beni biraz olsun sevdiğini düşünerek senin görünmez resimlerinle süslemiştim bir gün kente başka bir bilici geldi yusuf suretindeydi ve suyosunu rengiydi gözleri sana duvarlara çizdiğim resimlerinden vurulmuş ayak izlerimden giderek seni bulmuştu onunla gittiğine göre belli ki beni sevmemişsin bende sevdiğin, sana olan sevgimdi belki biliciyle giderken arkana baktın mı bilmiyorum ardında bıraktığın ben artık sevgisiz kahhar ve laindim işte o zaman bütün kenti ve resimlerini yok ettim şimdi tek taşı olmayan bir çölde dilsiz bir bedeviyim kumlara rüzgarın hemen sildiği leyla resimleri çiziyorum |
Cevap: Gönül Duranoğlu Şiirleri
Sanatçı’dan Ata’ya Mektup
Şair: Gönül Duranoğlu Atam ,Gazi Paşam 1977’den selam ederim, ellerinden öperim Sual edersen memleketten Biz ektiğin bereketli tohumlar Çoğalmadayız bire bin vererekten Varsa da ayrık otları içimizde Can vermede devrimlerinin güçlü ellerinde İnanma kulağına gelenlere Ağzıkara mı ararsın ülkede Yok heykellerin kırılıyormuş Ve de parçalanıyormuş resimlerin, Yüzgeri edilmiş devrimlerin. Namus sözü Atam Andımızda duramazsak eğer Çiğiltepe’deki albayın gibi nokta koyarız yaşamamıza Biz Cumhuriyet sanatçıları dünya ağacının dalları Sen ki bizi tuttun en üst rütbeden üstte Destanlar yazar, türküler yakarız devrimlerire Ki yedi iklim dört kuşakta söylene Karanlığın eli bir heykelini kırarsa eğer Binbir becerikli aydınlık eller Daha yücesini yapar onbinlerce Bir aymaz bir resmini yırtarsa bilinçsizce Binlerce ışıklı fırça onbinlerce ATATÜRK yapar tükenmeyesiye “ Rahat uyu sen Atam İzindeyiz tastamam” Günü gelir Gazi Paşam Yüce gönlünün istediğince olacak bu vatan |
Cevap: Gönül Duranoğlu Şiirleri
Sen İsa’dan Önce De Vardın
Şair: Gönül Duranoğlu Tüm İsa’dan önceleri karaladım yıllar önce Tarihleri sultansız, coğrafyaları sınırsız yaptım Nerden nereye vardım bilmiyorum Bin parçaya bölündüm, yalnızdım. Yollar çizdim uzun uzun gökyüzü rengimi çaldılar. “Kaleden kaleye şahin uçurdum” Şahin gelir ağu gibi kan gibi Bu yazgıyı ben yazmadım Ben sarmadım bu acıyı karanlığın kozasında Benim değil bu ağıtlar Ben kazmadım bu gömütü. Yüreğim evcilleşmedi umudumu çaldılar. Kaleden kaleye şahin uçmuyor Şahinim yaralanmış teleği yaprak gibi. Türkülerde aradım seni Şiirlerde aradım umarsız İsadan sonralar neden sevgisiz? Atan bir nabız gibi gerçek Sessiz bir gece gibi güzeldi gelişin İsadan öncelere baktım seni Sanki tarihsiz bir selamdın. Oysa şiirlerimdin okunan Söylenen türkülerimdin Bakılan resimlerimdin duvarlarda Göçebe yüreğimin kavgalarında Sen isadan önce de vardın. Kaleden kaleye uçar şahinim Şahinim bilenmiş bir kargı gibi. |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 17:30. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.