ForumDenizi.Com

ForumDenizi.Com (https://www.forumdenizi.com/)
-   Aşk - Şiir Dünyası (https://www.forumdenizi.com/ask-siir-dunyasi/)
-   -   Hüseyin Yurttaş Şiirleri (https://www.forumdenizi.com/ask-siir-dunyasi/53511-huseyin-yurttas-siirleri.html)

Jön TüRk 02 June 2020 15:55

Hüseyin Yurttaş Şiirleri
 
https://img.antoloji.com/media/sair_...908_b_5325.jpg

Albümü Kapatırken
Şair: Hüseyin Yurttaş


bir aşk bir aşkı silerse
bir ölüm kapısını çaldırır öteki ölümün

canlar canı canımız gidince
kalır ki yaprağın arasında
acısı iç karartan bencillikler
birer gül kurusu gibi
yalanların son belgesi olarak

bir tanık değilseniz yaşama
resminiz tanık olamaz yaşadığınıza!


Jön TüRk 02 June 2020 15:55

Cevap: Hüseyin Yurttaş Şiirleri
 
Anlat
Şair: Hüseyin Yurttaş


kuş ağzıyla anlat o masalları
o masal çocuklarına
sesine imbatı kat
göz göz nilüferler açsın gözlerinde
akşam, sefalar getirsin
ocakta alevden yazılar
gaibi oku!

seni susmak karanlık olur
ihanet kadar puslu
o yürek ansızın soğur
enlemleri boylamlar boyunca
bir çığlık yayılır ki
kutuplardan duyulur

kuş ağzıyla anlat o masalları
o masal çocuklarına
düşleri benzesin yaşamın güzellikleriyle
özlerine özlemler sinsin
bu ıssız geceyi kuşat
şafağı doku

kuş ağzıyla anlat o masalları
o masal çocuklarına

Jön TüRk 02 June 2020 15:56

Cevap: Hüseyin Yurttaş Şiirleri
 
Aşk Ehliyiz
Şair: Hüseyin Yurttaş


Aşk ehliyiz
Ölsek de kaynaşır kanımız
En karanlık gecede
Tutkuyla aydınlanır bir yanımız

Kımıldar
Yüreğimizin karıştığı toprak
Ölüm şaşakalır
Bahçede açan çiçekdir canımız

Bilgeler bilemez
Tabipler anlayamaz
Görünmez olduksa
Sonsuzluktur mekanımız

Aşk ehliyiz
Sevmek dedik bismillah
Dilimizde tesbih bu
Gayrısına kapalı lisanımız

Jön TüRk 02 June 2020 15:57

Cevap: Hüseyin Yurttaş Şiirleri
 
Aşk Adımları
Şair: Hüseyin Yurttaş


Bilsem adını
yollara düşeceğim
kervankıran yollara!

1.
hangi rüzgarsa yüreğimin yelkenlerinde
sürükler suların ışıklı yolunda beni
iklimden iklime taşır, dönenceden dönenceye

kimdir beni böyle yörüngesine çeken
uzay taşları kadar karanlık ve yalnızken

bilirim, adı konamaz düşlerde yaşayanın
ansızın yerleşir yüreğimize büyülü gizemi
saklı çiçeğidir içten içe süren baharımızın

2.
önce denizler olmalı, ak denizler
kumsallarında koşup oynaşacağımız
çakılların çıtırtıları arasında
güneşin altında, çamların gölgesinde
önce denizler olmalı
ve unutulmuş koyları o denizlerin

teninde damlacıklar domur domur
yosunlara değmeli ayakların
bir ürperti gibi gezinmeliyim tüp diplerinde
birden ufuklar yıkılmalı ki
ötesi yurdu olsun sevgimizin

önce denizler olmalı, ak denizler
sözlerimizde suların yalınlığı
kavuşmalıyız iki ırmak gibi çağıldayarak
yataklarımız değişmeli coşkumuzdan
birbirimiz olmalıyız kimliklerimizden sıyrılarak

3.
ıssız bir köy evinde
ocak başında
türküsü olup gecenin
yeniden yakılalım
alevlerin dilinde

üşüdünse sokul bana
örtün olayım
dünyama sunulmuş biricik meyvem
haramım
seni koruyan kabuğun olayım
üşüdünse sokul bana

ıssız bir köy evinde
yüzlerimizde yalazların yansıması
geçelim çağların ötesine
iki masal kahramanı gibi
anlatılsın öykümüz
dilden dile

4.
yollardayız
eli elimde
fundalıklar arasından yürüyoruz
çiçekler öpüyor eteklerini

yollardayız
sevinci sağıyoruz günün göğsünden
üstümüz başımız çengi ışık
aşkın yolcularıyız

yollardayız
yüreklerimizde nice esinti
çiçek tozlarıyla yüklü
uçuyoruz düşlerin çavlanında

5.
kentin sokakları aydınlanıyor birden
yine yakalanıyoruz bakışların yağmuruna
kıskançlığın kıskacındayım
gir koluma
aç adımlarını
tenhalarda yürüyelim

haydi

yolumuz denizler olsun yoldaşımız martılar
birer çarpıntı gibi geçelim günlerin solgun yüzünden
esriyen yanımızda dalga dalga sevgiler
ardımızda anılarımızın açık sözlü yalınlığı
tenhalarda yürüyelim

haydi

en bildik sözlerle geçelim sevdanın çöllerini
bir ışık yağsın sonra sussun her şey
kanat vuralım yeşillikler arasında
solukları turunç kokan güneyli çocuklar gibi
tenhalarda yürüyelim

haydi

gümüş çizgilerini yoklayalım ufukların
sevginin yıldırımlarıyla yırtılsın içimizin karanlığı
yağmura hazırlanır gibi dolu dolu ve coşkun
tenhalarda yürüyelim

haydi

6.
söyle
hangi denizlerin çocuğusun
görüyorum yüzünde
tirşe mavi yansımalarını dip dalgalarının

bu aşk derinliğindir senin

7.
kaç aşkın günbatımını yaşadım
çekildim yıkıntılarımın içinde
yürüdüm anıların tozlarına bulana bulana
içim boz duman

-oysa sen
beni kaçırdın benden-

türkülendim ansızın
şimdi bütün uçurumların çiçek
ve bu aşk
bu aşk sevgilim
senin kadar gerçek!

Jön TüRk 02 June 2020 15:57

Cevap: Hüseyin Yurttaş Şiirleri
 
Aşka Bahar Yetmez
Şair: Hüseyin Yurttaş


kırlarda uçtuğumuz o ilk mevsim
dalgalanan yeşil otlar, ekinler
rüzgâr kaçırıyor seni
ardından koşan kelebeğim
kaç gün ki şu küçük ömrüm
anlıyorum
aşka bahar yetmez

leylaklar öyle usul öyle deli mor
kuytu bahçelerimde yine
bir şarkı fışkırıyor pencerelerden
bir perde benim için aralanıyor
içimdeki küheylan kişnese de adımlarım ürkek
yürüdüğüm yolları dal basmış
oysa biliyorum
aşka bahar yetmez

bülbüller çağırıyor çiyli şafağı
usulca öpüyor gökyüzünü
toprağın nemli dudağı
tomurcuk açımı gülümsüyoruz
bütün güller yediveren olsa da
usulca solduklarını görüyorum
aşka bahar yetmez

ben bir delice şahanım
uçsam, kanatlarım pervane
dönerim bulutların arasında
güneşin kamaştığı yerde
keskindir, aldanmaz gözlerim
uzaktan seçerim yalnızları
yüreğin çoraksa boşuna bekleme
yeşilime koş, karış bana
aşka bahar yetmez

o ırmak kiminle konuşur
eski sevdaların yatağında
uyurken büyük uykusunu
kim dağıtır bulutlarını
kim siler gözlerinin pusunu
can usuldan akan o sudur
bulur bir gün okyanusunu
aşka bahar yetmez

gecikmiş yolcular adına
yana yana geliyorum
tut elimden çek beni
içimin kuytularında açan o çiçek
o çiçek, öldürecek beni
son bir yağmur yağsa da
baharımız uzasa da
güz yelleri kavurur tomurcukları
aşka bahar yetmez

Jön TüRk 02 June 2020 15:57

Cevap: Hüseyin Yurttaş Şiirleri
 
Belalı Aşklar Gazeli
Şair: Hüseyin Yurttaş


O masum çocuk bakışlarıyla başlar
Çıkmazlara saplanacak en koyu aşklar

Sevinçle serpilir kuytularda, gözden ırak
Suçlansa da büyür sevgi, gizli ya da aşikar

Boşanır yürekte zincir, kopar kelepçeler
Köpüren sevda selidir, bendleri aşar

Kuşkunun akrebidir, durur taşın altında
İki gövde bir iken, ansızın ordan çıkar

Yüreğe akan zehir, zehiri akıtan iğne
Güneşe çekilen perde, ışığa örülen duvar

O karanlık kapılar, girilen sonsuz dehliz
Bütün yollar kapalı, mevsim kış, her yer kar

Dişler kamaşır tadından o yasak meyvenin
Oysa her büyük günahın sonunda mutlak ölüm var

Cinnetin kıranından geçilir, sokaklar bile kan
Biter mi belası aşkın, nelerle yüklüdür rüzgar

Kim ola uslanan, çılgınsa yaşamın ta kendisi
Akmadan kan, boşalmadan son kılcal damar

Kemikler sürme olmadan, külleri savrulmadan
Unutulmaz o yangın, güze erse de bahar

Jön TüRk 02 June 2020 15:57

Cevap: Hüseyin Yurttaş Şiirleri
 
Beyaz Leke
Şair: Hüseyin Yurttaş


-benjamin moloisi'nin idamı dolayısıyla
dünya kalemkıranlarına-

1.
afrika doğurdu seni
güçlü kıldı bunun için
ey yiğit oğlu kara kıtanın
moloisi, genç adam
şimdi adın ırmaklar gibi akıyor afrika dillerinde
biz de türkülerimize katıyoruz seni
süzülerek yükseliyorsun
ortak sesleri arasında dünyanın

asıldığın daracağı
kuruyor kahrından kabuklarını çatlatarak
o topraklarda doğup büyümenin utancıyla

2.
artık ağız değiştiremeszin ey yargıç
kırdın kalemimi çünkü
vurdun boynunu moloisi'nin

şimdi
kimbilir neler anlatır sana ölüm
gecenin derinliklerinde kendine bakarken
bir kanat vuruşu gibi hışırtıyla
usul usul

artık ağız değiştirsen de yararı yok
bütün günlerin bir ölüyle dolu
duruyor sonraki hayatın işte önünde
asılmış kapkara bir gövde olarak

artık ağız değiştiremezsin
koca bir dünyanın yüreği çırpında senin ağacının dallarında
bir bayrağı yırtmış kadar oldun
ölümü bir kez bile sınamadan
karar verirken ölüme

artık ağız değiştirsen de yararı yok
bizim yüreğimize çöken acı
buralardan, ta buralardan
gelip bulacak seni
orda, afrika'nın ucunda
bulacak
ve kavuracak!

3.
orda bir beyaz leke
geceler mi gündüz
gündüzler mi gece
afrika karanlığında

orda bir beyaz leke
utancın gönderlerinde
afrika karanlığında

orda bir beyaz leke
insanlığın alnında
afrika karanlığında

Jön TüRk 02 June 2020 15:58

Cevap: Hüseyin Yurttaş Şiirleri
 
Bursa Düşleri
Şair: Hüseyin Yurttaş


1.
gözlerimin derin karanlığında
birden senin aydınlığın
birden bursa şehri
bursa şehrinde yeşil
kuytusunda aşkımızın büyüdüğü bahçe
rüzgârın salladığı beşik
havada çiçek tozları

denizler gibi karşılıyor seni
uçsuz bucaksız göğsüm
rüzgâra karışıyor terimiz
yüreklerimiz ifil ifil

ölümü unutturan bir çağrı
nilüferlerin ışıltısında
içime ağan gökkuşağı
bir taç oluyor başında

boynunda o ince fiyonk: aşk bağı

2.
bursa'yı döşesem aşkımıza
çayır çimen yeşerir
uludağ peydahlanır birden
kıskanç, eskil bir tanrı gibi
şimşeklerini salar üstümüze
yıldırımlar yağdırır
bir kaya gibi
bir ağaç kovuğu
kundağımız olur

kumru sesleri arasından
sarı safran bir ışıkla sızan
geçmişin o hüzün demeti
belki bir mektup
ürkek satırlarla seslenir
imza yerinde dudak izi

oyalı perdenin ardında
bir çift ürkek göz
kaldırımlarda ayak sesim
usulca süzüldüğüm kapı aralığı
göğsümde çırpınan deli kuş
köpürüp taşan tenin

3.
aynaların arka yüzünde
karlı geceler
güneşli sabahlar gibi geride bıraktığımız
gençliğimiz

lodosla savrulan biz miyiz
yani ikimiz
ve gölgeli aydınlığı
kırılgan yüreklerimizin

kuşların yere indiği bu kış günü
tophane'de
sıcak bakışlı iki pencere
öyle dursa
belki yalnızlığımızı silip atar
"bursa'da zaman"
ve bursa

ellerimizin sıcak buluşmasında
o acemi telaş
yine de kar düşer düşüncemize
hüzün sızar
ne kadar gün vursa

yamaçlara tutunan sis
neyi örtüyorsa
işte o
yaşanmış öyküler tüllerin ardında
mor kâküllü akşam
ince buğulu sabahsa

dingin bir sessizliğin üstüne kapanmış kubbeler
çocuk yüzlü ihtiyar evlerden
duman duman yükselen
mutluluk kadar
kahırsa

4.
kapalıçarşı'ya sinmiş doğu'nun gizemi
bir dantel ayrıntısı
çatılarda ötüşe öpüşe yaşayan güvercinler
görmüş geçirmiş bir şehirden
geleceğe bırakılan bir güldür
inkaya çınarının dallarında savrulan

sana dokunsam
elimde ipek izi

5.
bizansli bir duvar
osmanlı bir çınar
dağların etekleri tutuşmuş
yanar ha yanar

sebillerde su
ocaklarda kül
say ki bir yürektir
yarası derin
kanar ha kanar

6.
senin esintinle esriyorum
yüzümde yağmur izleri
içdenizlerim dalgalanıyor
düşlerim tamyol ileri

uykunu bölen dokunuşlarımda
tenini tutuşturan kıvılcım
nazında ürkek bir yalnızlık
üstümüzde karanlığın gözleri

dağılsın bungun bulutlar
güneş konuşsun gök kamaşsın
dursun iç çekişi damlaların
mavi yollar bulalım aşkımıza

Jön TüRk 02 June 2020 15:58

Cevap: Hüseyin Yurttaş Şiirleri
 
Buz Mavisi
Şair: Hüseyin Yurttaş


sisleri geçtim, geliyorum
hüznü sil, ebruli günü ağart
yere göğün öpüştüğü
buz mavisine yaz beni

kurusun kirpiğindeki son damla
dinlensin yorgun gözlerin
kış yolları bitti, yönüm sanadır
ucu görünen aydınlık
siliyor dağlarımın karanlığını
yanan yüzüne değen
kuzey serinliğiyim

o uzak gecelerde özlediğin
uzak sesim kapının önünde işte
atılsan var ya, kollarım birden deniz
birden göğsümde çılgın dalgalar
artık seninleyim

ateşlerden atladım, sulardan sektim
savrulan kül söylesin yangınımı
buzullarda uzayan gölgem
sana uzanan elimdi benim

geçmise dönmek yok artık
adlarımızı bile değiştirelim
sevgiyle yoğrulsun sevincimiz
gökkusağıdır önümüzde açılan
hadi, altından geçelim

Jön TüRk 02 June 2020 15:58

Cevap: Hüseyin Yurttaş Şiirleri
 
Çağrı..
Şair: Hüseyin Yurttaş


küçük, tombul bir çocuğun sevinci
nasıl sönerse
öyle çekilir hayat yüzümden
sen gidince

gelsen
şu kışkırtan bahar sıcağına uysam
sana soyunsam

bilirsin hiçbir yürek yaşlı değildir
aşk için
en büyük kuraklıklarda bile
çatlatabilir onun tohumunu

hadi, bana açıl
boş bir kağıt gibi bembeyaz
çağır beni
sana birikeyim.


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 20:26.

Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.