![]() |
*Mavimsi Madam*
GİDİYORSUN DEĞİL Mİ?? Hem de hiç bir şey söylemeden Dudaklarım gidişine sessiz Ama yüreğim asla Sen gidersen eğer Yüreğimde bir ateş yanmaya başlar Senin aşkınla küllenir Senin hasretinle alevlenir Ve sen gittin sonunda Ama ben sensiz yapamadım Yüreğimde yanan ateşi Göz yaşlarımla söndürdüm Bu ayrılık yakıyor beni Yüreğimi esen rüzgara bıraktım Döndü dolaştı yine sana geldi Yine insafına kaldı bak. |
Cevap: *Mavimsi Madam*
Seni soruyorlar... Öldümü diyeyim, dönecek mi diyeyim? - Cemal Süreya |
Cevap: *Mavimsi Madam*
Sevmek inanmaktır. Sevmek yaşamaktır. Sevdiğini kendisi gibi, kendinsinden de fazla duyumsamaktır. Sevmek sevdiği olmaktır. Sevmekte ikilikler kalkar, bir olmalara gidilir. İki ten, iki kalp, iki gönül yoktur sevgide. Tek bir kalp olunur, tek bir yürek olunur. Sevmek paylaşmaktır. Sevdiğiyle sevdiğini paylaşmaktır. Sevdiğiyle kalbini bölüşmektir. Ki tek kalp olunsun. Sevgide son yoktur. Sevgiler hiçbir zaman son bulmazlar. Biten sevgiler yoktur, bitmiş gibi görünen sevgiler vardır. Vazgeçiş de yoktur sevgide. Yaşandıkça yaşıtılır sevilen. Ama kimi zaman için sevgili için kimi zamansa sevginin bir gereği olarak saklanır bu aşklar. Vazgeçiş yoktur, vazgeçmiş gibi görünmek vardır o yüzden. Sevmekte istemek yoktur. Sevgilinin olduğu yerde son bulur istekler. Birşey varsa istediğin bu senin için değil, sevgili için isteğindir. Ondan O\'nun adına istersin. O'nu daha sonsuz sevebilmek için istersin, sevme özgürlüğünü istersin. İstersin ama bir gün gelir bu isteklerde son bulur. Kendinsinden istersin artık. Sevgiliyi sonsuz kılmak istersin. Sonsuzluğa götürmek, onunla sonsuzluğa varmak istersin. Bu yolda sevgili olur mu? olmaz mı bunu sevgilinin isteği belirler. Sevmek sevgiliden sevgiliyi istememeyi öğrenmektir. Sevmek sevgiliyi sevgili olmadan sevmektir. Sevmek; sevmek istemektir. Sevmek beklemektir. Beklentilerin bulduğu bir duraktır o. Öyleki tüm gerçekler, tüm dünya silinir gider. Ne O'ndan anlaşılmayı beklersin, ne onun Leyla, ne Mecnun,olmasını. Beklediğin birşey yoktur sevmeyi becermek dışında. Sevmek gücenmemektir. Sevmek sevgililerin hiçbir sözüne üzülmemeyi öğrenmek demektir. Sevgilinin ölüm hançerine bile hayır dememektir sevmek. Onun vuruşuna, onun tokadına alınmamaktır. Sevgiliden gelen her hareketi ve her sözü kabullenmektır. İhanetlere, hainliklere bile özülmemektir. Kendi elleriyle kalbini bir bıçak avcuna koymaktır. Sevmek, sevmek ölmektir. Sevmek, ölmesini bilmektir. Sevgili için yaşamaktır. Onun eli, kolu, kalbi, gözü olmaktır. Ama onun artık birşeyi olmadığı bir zaman ölmesini bilmektir. Sevmek vermektir. Sevmek sevdiği için almasını bilmektir. Almaya yemin ederek vermektir. Ama almalarda kurtaracaksa sevgiliyi almasını bilmektir, sevmek. Sevmek, tükenmektir. Sevmekten ölürken tekrar varolmaktır, o sevgiden. Sevmek sevgilinin gel deyişine hayır demektir. Sevgilinin aşkıyla boğuşurken, yüzerken o aşk denizinde sevgilinin uzanan eline hayır demektir. Sevgilinin bakan gözlerine bakmaktır, sevmek. Ağlayan gözlere şefkat ve tebessümle yanıt vermektir. Sevmek, sevgili olmaktır. Sevgilinin yüzündeki gülücük olmaktır. Onu yaşamaya döndürecek bir damla su olmaktır. Sevmek sevgilinin limanı olmaktır. Sevmek sevdiğinin canı olmaktır. Onun ölümü isteyebileceği canı olmaktır. Sevmek, yangın olmaktır. Yanmaktır, kor olmaktır. Dağ olmaktır, everen olmaktır. Herşey olmaktır, hiç olmaktır. Alev olup girmektir gönüllere. Sevmek yürümektir gönüllerde. Sevmek, güvenmektir. Sevmek onaylanmaktır. Sevmek sevgiliye bir nefes gibi, bir ses gibi yakın olmaktır.Sevmek çok ötelerde olsa bile yaşamak ve yakın olmaktır sevgiliye. Yalınlıktır, doğallıktır, özdenliktir sevmek. Yalansızlık, içtenlilik, ölümsüzlüktür sevmek. İlk insanın, Havva'nın Adem'in saflığını ve temizliğini, çoçuk masumluğunu taşımaktır sevmek. Gözyaşı olmaktır, yağan yağmur olmaktır. Bir sonbahar mevsiminin sarı yaprağı gibi yalnız olmaktır, sevmek. Sevgilisizken sevgiliyi sevmektir Sevmek üşümektir. Sevgilinin yokluğuna üşümektir. Sevgiliyle herşeyi göze almaktır, sevmek. Ki sevgilinin olduğu cehenneme yürümektir. Sevgilinin olmadığı Cennete de girmemektir sevmek. Sevmek sevgiliyi cennet etmektir. Sevmek bir olmaktır. Sevmek yaşamaktır. Ve sevmek inanmaktır. Sevmek bir başkasının hayatını yaşamaktır. Sevmek sevmesini haketmektir. Sevmek, sevgilinin baktığı yerde, sustuğu yerde olmaktır. Sevmek sevgilisiz geçen gecelerin sabahına varmaktır. Sevmek saz benizli sabahlarda yaşamaktır sevgiliyi. Sevmek sevmesini bilmektir. Sevmek ölmesini bilmektir. Sevmek sevmek olmaktır. Aşk olmaktır. AŞK bir kere sevmektir. SEVMEK aşkın kendisi olmaktır. |
Cevap: *Mavimsi Madam*
Ne olcak böyle bilmiyorum. Beni öldürmeni mi bekliyorum, beni sevmeni mi? |
Cevap: *Mavimsi Madam*
Karanlık… kendi başım üstüne bahisler oynadığım aşk yorgunu düşler,soyu tükenmiş bağlılık yeminlerinden çıkıp geliyor… ant olsun ki sevdim seni… izbe sokaklarda yağmura yakalanıyor sıcak yatakların kokusu… gecenin sesi sustu… aşkların uzak uzak yaşandığı bozkır havaları, kırılgan yüreklerde kendine yol arıyor gideceği bir yer olmadığını bile bile… bir marş düşüyor gecenin sustuğu yere: “alnında yıldızlı bere…” gitmekle kalmak arasında bocalıyor düşünce… kirli bir soru: “yaprak dökümü ne zaman başlar…” mevsimi değil yaprak dökümünün… hiçbir mevsim, yaprak dökümünün mevsimi değil… yapraklar mevsimsiz dökülüyor yine de… sunturlu küfürlerden birkaç demet alıp göğe savurmalı… yanması olmayan ateşlerin döküldüğü bir yerinde gecenin, şarabından büyük harfler dökülen ayyaşlardan biri olmama engel olamıyor dalında solgun üşüyen ay … gecenin en derin yerinde, gizlisinde yüreğimin yağını eriten gözlerin olmasa yakacağım geceyi… ah gözlerin… geçeceğim bütün yollarda harami bir tepegöz gibi yolumu kesiyor.. unuttuğum çocuk oyunlarında ebe kalıyorum hep… lacivert denizlerde ak köpüklere karışmış fısıltılı bir üşümüşlüğü niye özlediğimin mantıklı bir açıklamasını bir türlü bulamamanın sıkıntısındayım… geceye aykırı doğan yıldızlardan medetimi anla… şaraba yatkınlığımı anla… unuttuğum bir şey olsan da geceyi kurtarsan şarabi yangınlardan… bir kucak şiirden çıkmıştık oysa o gün… kaldırım taşlarından bile bahar geçiyordu göstere göstere. attila ilhan yeni ölmüştü… olbia’da akdeniz’in cızırtılı sesi karışmıştı şiirlere… sen beni seviyordun… ben seni seviyordum… senin beni sevdiğinden adım gibi emindim… sen hep uzaktaydın… ben kendimden uzakta, dağlı rüzgarlara vermiştim kendimi… düşlerini türkülere yaslamış gerillalar gibi üşüyordum ağıtlı türkülerde… yağmurlar da uzaktan uzaktan yağıp geçiyordu yalnızlığıma tek damla düşürmeden… açılmayan sandıklara kilitlenmiş naftalin kokulu sözcükler arıyordum… yoktular… güve yeniği birkaç sözcük kalmıştı kala kala ellerimde… yetmiyordu sana gelmeye sözcükler ve yatağımda buz gibi bir yabancının göz izleri… yatağımda çok üşüyordum… şimdi yanma zamanı… biriken bütün öfkemi malatya’daki çocuk yuvasına yöneltip işin içinden çıkacağımı sanıyordum oysa… çocukların gözlerinden iplik gibi süzülen yumruk artığı yaşları sildim hiç kimseye göstermeden… bütün çocukların yerine ağlamak rahatlatacak belki beni… bütün çocukların gülmesini istemek gibi bir iyicil düşü bırakıyorum yastığımın altına… kalkıp çocuklarımın üstünü örtüyorum… ay düşmüş yüzlerinden öpüyorum onları… kendi yüzümdeki ay ışığına gecenin gölgesi düşüyor… nasıl uyunabilir ki gece böyle her tarafından karanlık bir kuşatmayla çevirmişken yüreğimi… nasıl uyunabilir… uyuyamıyorum … sen yoksun… sen bütün yağmurları alıp gittin göğümden… kupkuru kaldım… kupkuru kurudum sensizlikten |
Cevap: *Mavimsi Madam*
Zamansız yağan yağmur bulutu gibi gelip oturacağım gözbebeklerine ağlayacaksınbir burukluk duyacaksın vefasız yüreğinde beni unutmayacaksınbir kabus gibi uykularını böleceğim gece yarısınasıl ben senı unutmadıysam sende beni unutamayacaksın |
Cevap: *Mavimsi Madam*
Sen, kalbimde yaşayan rüyalarımın peri kızı, Bilirmisin dilek çeşmenden neler istediğimi ? O zaman iyi dinle; Yıldızları çalmak isterdim gecelerden, Sensizlikle kararan ruhumu aydınlatmak için, Yılları çalmak isterdim geçmişten, Seninle geçen mutlu günlerimizi anmak için, Dizeleri çalmak isterdim şiirlerden, Engin denizlerin dalgalarına yazmak için, Çiçekleri çalmak isterdim kelebeklerden, Başına taç yapmak için, Notaları çalmak isterdim şarkılardan, Her an kulağına fısıldamak için, Renkleri çalmak isterdim gökkuşağından, Gözlerinin pırıltısına katmak için, Sevgileri çalmak isterdim kalplerden, Seninle paylaşmak için, Ama, en çok; Seni çalmak isterdim Kaderin elinden, Seven kalplere sunmak için... |
Cevap: *Mavimsi Madam*
Şiir gibi bakan kadınlar, şiirden anlayan adamları sevmeli, Sevmeli ki ; ziyan olmasın o mısralar |
Cevap: *Mavimsi Madam*
Ve sen sonunda bir gün çıkar gelirsin diye, Çok şeyin adı küçük yazıldı; Silinmez anlar vardır Karşı konmaz özlemler Cemal Süreya |
Cevap: *Mavimsi Madam*
“Dünyanın derdi, insanın eksikliği bitmez. İyilerden olmaya bakmak, en güzel nazardır.” |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 13:58. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.