![]() |
Cevap: *Mavimsi Madam*
Herkes, ilk kendi yaşıyor sanmasa, sevdalar da tükenirdi, masalları da… "Sonsuza kadar sürdüğü bilinsin" diye midir nedir, Bittiği anlar ve ihanetler yazılmıyor kitaplara. Zümrüt-ü Anka kuşu da yalan aslında, Kendini külünden yarattığı da… Ferhat’ın Şirin, Aslı’nın Kerem için öldüğünü Kim gördü Allah aşkına? "Sonsuza kadar sürsün" diyorsan "Bu sevda," O zaman sevgili O zaman vuslat yaşanmaya Sana yazacak bir sen bırak bana Öfkelerin orada kalsın Kaçamaklar hanesinde değil ismin Anlasana Ömrümün tam ortasına Kocaman harflerle yazmışım: Seni Seviyorum Seni Seviyorum "Herkese söylediğini bana söyleme" diyorsun , Ama ne varsa sevdaya dair, Bizden önce söylenmiş biliyorsun… Bize düşen, aşkı yalansız yaşamak… Hadi uzatma da uzat ellerini, Seni Seviyorum Seni Seviyorum Seni Seviyorum |
Cevap: *Mavimsi Madam*
denize özlem derinliğine yaylaya özlem yeşilliğine dağa özlem erişilmeze geceye özlem yalnızlığına poyraza özlem deliliğine sılaya özlem yarin güzelliğine saza özlem nağmelere söze özlem bal dillere uykuya özlem ölüm oluşuna rüyaya özlem yarin gelişine dosta özlem yüreğin gülüşüne sırra özlem serden geçişe öze özlem özden oluşuna kula özlem topraktan doğuşuna yaza özlem kışı silişine güle özlem bülbülün hatırına bu can özlemlerle gidecek özlem toprakta bitecek |
Cevap: *Mavimsi Madam*
İYİYİM BEN... Her sabah bir gazete alıyorum .okuduğumdan değil , seni biriktiriyorum…!! bazen bir spor sayfasından masumiyete attığın golleri ..bazen magazin ekinde ki sahte gülüşünü… bazen ekonomi sayfasındaki aşk piyasasındaki iniş çıkışlarının grafiklerini takip ediyorum…hiç yadırgamıyorum merak etme! bu ülke sana çok alışık…ben bir tavernada şiir okuyorum sevgilim.çocukları hikayemizden uzak tutmak için çabalıyorum.kimse öğrenmemeli bizi kimse duymamalı demi !? Sensiz olamam nefesimsin ne olur gel diye yan etkiler ve mide bulandırıcı kelimeler kurmuyorum.ben sensiz daha iyiyim.çok acı çekiyor olabilirim ama aciz değilim çok insan tanıyorum sayende ama en çok yalanlarınla düzüşüyorum. Seni unutmam şart! İyileşmem mümkün! Doktorlarla aram iyi değil biliyorsun.kendime göre yöntemlerim oldu her zaman.yokluğunu gargara yapıp tükürüyorum gri lavabo taşına en azından nefesimin sen kokmasına engel oluyorum.sana yazdığım şiirleri kesip üstüne üfleyip okunmuş şiir içiyorum gece yatmadan önce..aç karna sevişiyorum tanımadığım öznelerle.sadece sevişiyorum.korkma mastürbasyonla dışarı atıyorum seni.ve sırf yeniden doğmayasın diye sadece sevişiyorum! Dedim ya iyiyim ben yalanlarına düzdürüyorum hasretini…. |
Cevap: *Mavimsi Madam*
Götürecekleri
gün elini omuzumu attı Gitmemden onu bırakmamdan korkuyordu..... Elime birşeyler koydu.. Bakamadım.. Götürüleceğim yere vardığımız da elime baktım Ona hediye ettiğim boncuklar... Bunların bende kalmasına izin verir misiniz acaba ? Belki bedenimin burdan kaçmasına yaramaz ama Ruhum burdan uzaklaşabilir... Diyerek canımı orda aldılar... Son söz olarak şu iki kelimeyi ettim Sevdanı helal et... Elveda... |
Cevap: *Mavimsi Madam*
Hayat izin verseydi, şartlar başka türlü olsaydı, başka bir yerlerde karşılaşmış olsaydık belki; çok severdim seni. Şimdi dilim varmıyor aslında söylemeye ama dışarıdan bakınca görüyorum aslında aradığının çevrende dolananlar olmadığını. Biliyorum, sen de benim gibi seversin… Biliyorum, sen nasıl sevilmek istersin…. Farklı ömürlerin törpülerinden geçip şekillenmiş olsak da, biz seninle aynı baharın çiçekleriyiz. Aynı mevsimde farklı dallarda açarız. Aynı güneşten besleniriz, aynı sıcaktan kaçarız. Biliyorum sen de karda açmayı seversin, mücadeleyi ömrünün sebebi bilirsin, aklının her köşesini sevgiyle süslersin. Biliyorum çünkü bende bir suretin var, farkında değilsin. huzun-yalnizlik Şimdi ayrılıyoruz diye biraz hüzünlüyüm bakma gözlerime. Ellerini ellerimin yakınında tutma. Nefesime yaklaşma öyle, şeytan doldurur dudaklarımızı diye korkarım Çok geceler seni düşünerek doğurdum sabahı, senin haberin yok tabii! Hiçbir sevişmeye bulaştırmadım ikimizin yan yana resmini ama tuhaf bir sevdaya koydum seninle yüreğimi. Sen şimdi kalbimin sol yanında nöbettesin, öyle duruyorsun işte. Sınırda bekleyen askerler gibi, sanki orayı koruyorsun. Belki bir gün bütün yüreğimi alıkoymak için, o kısma ismini yazdın, çekilmiyorsun. Bakıyorum kendime, sonra sana, izliyorum bizi… Tuhaf bir bağ kuruyorum ömrümün orta yerinde aklınla. Sen farkında değilsin mutlaka, gece yarılarında düşüncelerim uyandırıyor yatağından seni. O gece yarıları dolaşman boş sokaklarda bu yüzden… Kalbimin sol yanındasın, hiç çalamadığım bir melodi gibi… Sanırım bir zaman daha orada kalacaksın. Belki bir ömür geçecek, belki saçlara aklar düşecek, ben seni yine bir yerlerde seveceğim ama sağ yanıma da birileri gelip mutlaka yerleşecek. * Candan Ünal |
Cevap: *Mavimsi Madam*
Kaç defa ayrılıp barıştık, saymadım. Hepsinde son olduğunu düşündüğüm ayrılıklarımızla büyümüşüm, yeni fark ediyorum. Ayrılıklar insanı büyütüyor, bu kesin! Ancak nereye doğru boy vereceğini, hangi yöne gideceğinin seçimini kişi kendisi yapıyor. Senden nefret ederek, içimde kin besleyerek de büyüyebilirdim. O zaman kötülüğün o soğukkanlı erdemine ulaşırdım ama benim toprağım iyi! Ne yapsam kalbimde uzun zaman barınmıyor kötülük! Seni severek girdiğim sevgi adasında, tek başıma kaldığımın kaçıncı tekrarıydı, hatırlamıyorum; senden nefret etmemeyi öğrendim. Yaşadıklarımıza, sevgime, kendime duyduğum saygıya hürmetten, ben seni olduğun gibi kabul etmeyi seçtim. Bu daha zordu üstelik! İnsanı insan yapan erdemlerin başında geliyorsa sabır ve anlayış, ben bu basamağı çıkmak niyetindeydim. Belki de sadece bu yüzden hayatıma gönderildin! En kolayı nefret etmek aslında! “Allah belanı versin” diyerek küfür etmekten daha kolay ne var, gidenin ardından yapılacak? Çok canın yandığında, kalbin kırıldığında isyan ediyorsun, bunu kim anlayamaz? Ancak öfkelenmenin de sınırını ayarlamak gerekiyor. Onca yaşanmışlığa, emeğe isyan ediyorsun. Doğal bir tepki! Sonra aklın devreye girmesi gerekiyor. Birini sevmek, sadece kalbinin seçimiyle olabiliyor. Kimse kimseyi silah zoruyla sevdiremez, sadece yanında durmasını sağlayabilir. Sevdiysen, yüreğinin ve aklının tercihi budur; kandırıldığını ve inandırıldığını düşünmek ise, ruhun kendini kandırmasıdır. Her seçimimizin sonu iyi olsaydı, nasıl büyürdük? Hiç elimizi kesmeden, bıçağın tehlikesini öğrenebilir miyiz? Hiç acı çekmemiş bir ruhun, geleceği yer neresidir? Daha önemli soru, madem olgunlaşmayacak ve öğrenmeyecek, o ruh neden buradadır? Bu soruya farklı cevaplar verilebilir elbette! Seninle birlikte, bu hayatta olup biteni merak etmeyi öğrendim. Neden yaşadığımı, neden bu yaşadıklarımın başıma geldiğini ve daha birçok soruyu sormayı öğrendim. Bana yaşattıkların katlanması hiç kolay acılar değildi ama hepsi için teşekkür ederim. Kendime giden yolda, rehberlerimden biri de sendin! Allahtan benim toprağım iyiydi, kötülüğe doğru serpilmedim! Candan Ünal |
Cevap: *Mavimsi Madam*
Güzel'di ile başlayan cümleler kurmuyorum ne zamandır.
seninle herşey Güzel'di demiyorum artık. çünkü herşey güzel hâlâ güzel... sana küfretmek seninle düşlerde sevişmek hâlâ güzel... bir geçmiş zaman eki geçirmiyor bütün yaşanmışlıkları güzel hâlâ çok güzel... ´» FATİH DALKIRAN «` |
Cevap: *Mavimsi Madam*
Artıık Süslü Cümleler Kuramıyorum Çekiniyorum Belki de.. Belki Sacmalıyorum Artık Sözlerim de " Seni Seviyorumlar " " Özlüyorum lar Olmayacak ". Artık Ayrılığı Kabullenmeye Çalısıyorum Belki de. Anladım Sana Dokunmam Seni Hissetmem Sana Bakmam Yasak .. Canım Nasıl Yanıyor Bir Bilsen. Eski Biz'i SEN'i Ne kadar Özlüyorum Ah Bi Bilsen .. Ben Sensizliğe Alısamadım . Vazgecmek İstedim Olmadı Yapamadım. Beni Bıraktığın İçin Ne Kadar Kızsam da Her Saniyem de Senin Hayalin Beni Benden Alıyor.. Kalbim'deki Seni Bi Türlü Atamıyorum İşte.. Tarifi İmkansız Bi Aşk Bu Biliyorum. Ama Artık Etrafıma " Sahte Gülüşler " Dağıtmaktan Yoruldum.. Gülümseyişimin Sebebi Yok Artık .. "o" Çook Uzaklara Gitti. Biliyorum Daha Nice Sensiz Bi Güne " Günaydın ! " Diyeceğim.. Alısamıyorum Yapamıyorum Vazgecemiyorum ! . Kalbim'e Söz Geciremiyorum .. Ah Ah Ümidim.. Canım Nasıl Yanıyor Kalbim Nasıl Ağlıyor Bir Bilsen .. Ben Seninle Hayata Tekrar Baslamıstım.. Elini Uzattığım da " Sonsuzluk Seninle Baslamıstı ". Ayrılığı Kabullenemiyorum . Ne Desem Ne Yapsam Faydası Olmıyacak Biliyorum . Sen Yine Kendi Bildiğini Okuyacaksın . Yine " Gelme " " Olmaz " " Bekleme " Diceksin . Alısmam Gerekiyor Oyle Değil mi .. ? Unutmam Gerekiyor Değil mi ? Bana Birşey Söyle Nasıl Unuturum Seni ? Nasıl Vazgecerim. ? Sen Unuttun mu ? Anılarımızı ? Kavgalarımızı ? Yasadıklarımızı ? Unutma Sakınnn.. Ama Sakın Unutma Beni.. Zaman'da Artık Fayda Etmiyor Bana Zaman Ancak Anılarımızı Tazeliyor.. " Hani Sen Bana Kızardım ya Tatlı Tatlı Bakardın Gözümden Hiç Gitmiyorr.. " Bugün Eski Mesajlarımızı Okudum İçim Acıdı . Ağlıyamadım Ama.. Artık Kimse Ağlamamı İstemiyor Ağladığım da Sucu Sende Buluyorlar Çünkü .. Hani Sana Yazdığım Mektuplar Var ya Bitanem Sakın Atma Onları .. Hep Saklaa.. Ben Hep Seninim .. "Sen Beni Ellere Emanet Etsen de Ellerime Ellerinden Baska Bi ten Asla Değmiyecek Sana Söz Veriyorum Gerceğim ". Varlığını Hissettiğim Sürece de Benimsin.. Sonsuza Deekk.. |
Cevap: *Mavimsi Madam*
Hiç inanamadın belki Ama Senden başka hiç kimse girmedi aklımla arama Dönüp dolaşıp konardım aynı sevaplara Dudaklarımla değil Hislerimle konuşurdum tanrımla Bakma şimdi göçmen sürgünlere kobay olduğuma Anlardı o beni Evet Islaktım haddini bilmez bir yağmurla Şikayetsizce Islanmıştım güne kara sürülmeden şemsiyesiz bir vurguna Ayyaş aklımla dik durma takınmıştım gözlerime Kal diyemezdim sana Git diyemediğim gibi ... Lokmalarla değil dokunduğunla yetinirdim Gönlünün götürdüğü yerde doyardım En çok beni anlamanı isterdim Yeter ki . Yetmedi ... |
Cevap: *Mavimsi Madam*
Yapma Be Adam! Yapma be adam yapma! Şimdi gidilir mi? Tam demlenirken kalbimizin üstünde aşk bırakılıp gidilir mi? Yapma Be Adam! Mecburiyet sorumluluk hayat gailesi neler sayabilir insan gitmek için ve hiçbiri nasıl da yakışmaz aşkın yanına! Aşk; tek başına bir sözcük gibi dursa da yanımızdayken anlam kazanır. Sen gidiyorsun ya ayağımın altındaki toprak kayıyor. Üstüme çöküyor şu koca dünyanın bütün gailesi kaldıramıyorum sensizliği. Yapma be adam yapma! Şimdi gidilir mi? Daha sevişecektik! Tenlerimizin kokusu karışacaktı birbirine sıcağa falan aldırmadan bir geceliğine de olsa sarılıp uykuya dalacaktık. Sofrayı yeni toplamıştım daha kahvemizi pişirmiştim. Heidegger’i konuşacaktık hani Foucault’u anlatacaktın. Doğruyu söylemeyi tartışacaktık. Kaç yazar geçecekti soframızın yanından nelere gülecektik şimdi gidilir mi? En sevdiğin yemeği sofrada bırakır gibi en sevdiğin yüzüğün parmağından çıkıp denize düşmesi gibi kendi doğurduğun çocuğu kucağına alamamak gibi dilinin ucunda duran ama hatırlayamadığın bir kelime gibi şimdi çıkıp gidilir mi? Yapma be adam yapma! Tanrı bile razı gelmedi gitmene. Temmuz sıcağında alev alev kavrulurken ortalık sen kapıdan çıkar çıkmaz parçalandı gökyüzü. Şimşekler çaktı fırtına koptu. Gökyüzü başımıza yıkıldı. Yağmur gibi değildi üstelik sel oldu aktı. Sen yukarıdan gelen mesajı anlayabildin mi? Gitmeye hiç yakışmayan bir vakitte ayrıldın buradan. Daha neler paylaşacaktık oysa daha neler anlatacaktım. Doyamamıştım daha soracaklarım vardı! Sen gidince bu şehir değişiyor gözümde. Boğaz kayboluyor deniz kuruyor. Çorak kurak bir toprak parçasına dönüşüyor koca İstanbul! Tadı kalmıyor İstiklal’in Bağdat Caddesi’nin Nişantaşı’nın Anadolu Feneri’nin… Yapma be adam yapma! Şimdi gidilir mi? Koynuna saklanacaktım senin yaşamın bütün dertlerinden uzaklaşıp kaybolacaktım. Aşkın kıyısında bir duble rakı yanında efkarlı bir türkü tutuşturup dudağıma sana her gün olduğu gibi yeniden aşık olacaktım. Şimdi gidilir mi? Yapma yahu! |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 18:49. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.