![]() |
Cevap: *Mavimsi Madam*
gidiyorsun ?? ama bu sefer arkada kalan ben olmayacağım. gözleri hüzün denizi gözleri yürek, kız çocuğu ?? nasıl yaşanacağını bilemediğimiz garip bir aşktı bu. gidiyorsun ?? bulutlu asılmış bir gül kadar şaşkınım. onu aşkı biraz daha acemi bir öncekinden onu aşkı biraz daha bensiz yaşadım. gidiyorsun ?? ama bu sefer arkada kalan ben olmayacağım. |
Cevap: *Mavimsi Madam*
hatırlıyor musun birbirimize tr Yakın Manzara oldugumuz birbirimizin gözlerine korkusuzca bakabildiğimiz günleri. en çok en sık acılarımızdan konuşurduk hayat acılarımızdı sanki. gidişlerin başrol oyuncularıydık biz. ne zaman bir kadın bırakıp gitse bir adam sadece biz ağlardık. yalnız bizim gemilerimiz batardı. en çok biz bilirdik sevdayı hayal kurmayı ve acıyı ?? kalandık biz arkadan bakandık. ve ne zaman bir adam koyup da gitse bir kadını sadece biz ağlardık. yalnız bizim salıncaklarımızın ipi kopardı. Hatırla; onu yerin ıslak olduğu o aşküstü avucunda kristal bir süs eşyası tutar gibi tutarken ellerimi, ıslanan sadece yeryüzü değildi. gözlerimizdeki yağmur bulutu o günlerden kaldı. bir şey dilimizde ?? her şey aşkımızca olsun ?? dileği ?? hiçbir şey aşkımızca olmadı. en çok biz bilirdik sevdayı hayal kurmayı düğüne derneğe gider gibi giderdik acının ve aşkın ana kalbine ?? ama en çok en sık susardık. kimse bilmezdi bu susmaların anlattığı sözcüklerin karanlığını. susardık, en yoğun konuşmalarımızdı. ve ne zaman bir kadın unutup gitse bir adam sadece biz ağlardık ?? |
Cevap: *Mavimsi Madam*
Kristal mavi izler, Buğulu sabahları Karanlığın ıslığı, Korkuları uğurladı Aynalara çarptı, Vitrindeki yansımalar Nisan yağmurları, Papatyaları örseledi Oy benim yoksul çocukluğum ?? Akşam ayazlarında asıldı sevdalar Buharlaştı gül yaprağında yıllar Kimsesiz sokaklarda, Can çekişti umutlar Melankolik romanların adsız kahramanı Yaşanmamış, yaşatılmamış Oy benim kırsalya vuran gençliğim ?? Yoluma çıkan dik Rüzgarlar Gurbette bıraktınız yok pahasına Gürleyen göklerin haşmeti Yok pahasına döktünüz bahar çiçeklerini ... Şimdi acısını çeker misiniz? Boz bulanık çocukluğumun ?? Bağrınıza basar mısınız? Suya salınan gençliğimi ?? Kapanan yaramdan Kan damlıyor iliklerime Basarak gül yaprağını Güldürebilir misiniz izlerini! ! ! |
Cevap: *Mavimsi Madam*
evdeysem şiirin kokusu varsa havada ya gözlerin gelir arasında karşıma ya dudakların ?? kadehimde kırmızı şarap masamda senli bir akşamüstü hayali bir oya gibi işlenirsin yalnızlığıma ?? yokluğuyla kimse varolmadı senin kadar ?? kiralık adam bedeninde yaşayan çocuk sevgilim, yalnızlığımın adı..sensin ??. |
Cevap: *Mavimsi Madam*
seni uyurken seyretmeyi seviyorum kim bilir yüreğin hangi düş ülkesinde oynuyor? ya dudak kenarında bir gülüş belli belirsiz ?? ya iki kaş arasında bir öfke çizgisi derinsiz ?? seni uyurken seyretmeyi seviyorum. yüzünde bir dinginlik bazen, su gibi ?? bazen de bilen tek senmişsin gibi cevabı huzur ve kibir tekliğin düş yansıması ?? seni uyurken seyretmeyi seviyorum. binlerce yolculuk yemeği için insan yüzünün rehberliğinde. binlerce değişik tablo boyayabilir ruhunun paletiyle. bazen bir damla yaş deniz oluyor dudaklarında sokulup usulca o maviliğe dalıyorum. seni uyurken seyretmeyi seviyorum. -üstünü örttüm sen uyu. ben arkandan bakacağım. rüya da dökerim bir tas su niyetine ?? ve fısıldarım kulağına rüyadevi konsun bu gece gözlerine ?? |
Cevap: *Mavimsi Madam*
Tenine dokunabilmek mi ? Haşa !... Gözüm göz menziline girsin yeter !... Hadi düş düşlerime, Tutmayana ''Aşk'' olsun... |
Cevap: *Mavimsi Madam*
bir can dedim seni tarif ettiler.bir yudum sevda dedim onda var dediler.dost dedim ömür boyu dediler yüreği yanik sevdaya sadik sevgiye layik seni gösterdiler. |
Cevap: *Mavimsi Madam*
Ayyüzlüm apaçık sözlüm, Ruhum sana kurban gönlüm sana hayran, Nergis bakışlarının tesiri nede yaman, Sultanım; El aman. Bak Siinemde bir ok var, Derunumda bir acı sendedir ilacı. Eyy varlığı nur dünyası sürur, Kaakülü amber saçı reyhan, Caziben nede yaman. Görmemiş kainatta gözler sen gibi dilber, Güneşlerden enver…. |
Cevap: *Mavimsi Madam*
Sen baharın yağmurla getirdiği özlemdin içimdeki, sen çiğ tanesi kadar saf ve ne olduğunu asla anlayamadığım yanımdın benim ve denize düşüp de ıslanmaktan korkutan bir savaştın yüreğimde… Özlemini her gece koynumda hissettiğim ve hiçbir zaman seni sevmekten vazgeçmediğim için özeldin. Sonra gözlerle yüzüme baktığında ya da her kavga edişimizde fırtınalar kopardı yüreğimde, sen hiç bilmezdin. Benim susuşum senin kaçışını desteklerdi belki de. Belki de gerçekten söyleyemediğim sözlerle doldu kalbim ve sen her seferinde gün batışını anımsattın bana, onun kadar güzel onun kadar huzur verici. Aslında hem onun kadar uzaktın bana hem de yakınımda hissettim seni, uzanıp tutacak kadar yakınımda. Uzaktan sevmeyi hiç sevmiyordum ama uzaktan sevmek zorundayım. Kimse bilmemeliydi seni sevdiğimi , sonra kopup giderdin benden, arkadaş bile kalmazdın bilirdim. Bir sevdiğin vardı konuşurlarken duymuştum. Sonrada sen anlattın bana sevgilini. Hiç görmediğim birinden nefret ettim onu sevdiğin için. Ve sonra dayanamaz oldu gönlüm bu ağırlığa. Seni görmekten acımaya kanamaya başladı. Tükeniş başladı benim için ömrümün baharında. Çok tatlıydın o gülen koskoca gözlerinle rüyalarımda gördüm seni. Kumsalda dolaştığımızı, ay ışığında dans ettiğimizi gördüm ve her gerçeğe dönüşümde hayaller biraz daha uzaklaşmaya başladı benden. Artık biliyordum seni benden ayıracak hiçbir şey kalmamıştı. Yüreğimden seni söküp atacak hiçbir güç bulamadım. Bir sonbahardı hatırlıyorum. Sararmış yapraklar caddelerde telaşlı insanlarla doluydu ve ben ilk kez hatırlıyordum yaşamanın ne demek olduğunu. Kuşların öttüğünü fark ettim ve denizin mavi olduğunu ve dünyanın senin etrafın altında dönmediğini. Hala seni seviyorum, hala seni görüşümde yüreğim kanatlanıp uçacakmış gibi hissediyorum. Ama artık biliyorum aşk tek kişilikte yaşanabilir ve zaten sen bunu anladığım günden beri daha yakınsın bana. Belki de beklediğim buydu güvenmemdi kendime. Şimdi her şeyi fark ederek yaşıyorum ve her şeyin tadına varıyorum ama hala bir yerim eksik biliyorsun. Ama bende biliyorum ki hiçbir şey eksik kalamaz. Elmanın bile iki ayrısı vardır ve benim eksik tarafım sensin…. |
Cevap: *Mavimsi Madam*
Bir şey söyle;
Denizler tutuşturulduğunda, Dağlar yürütüldüğünde. Bir şey söyle; Yıldızlar semadan bir bir, döküldüğünde üstümüze. Bir şey söyle; Ben seni unuturum.. Söyle..!! Yer başka gök başka olduğunda, Sallanıp çalkalandığında uçsuz bucaksız sema, Hani biz ateşin etrafını sarmış, pervaneler gibi olduğumuzda. Bir şey söyle. Unuturum ben seni, söyle..!! Kalplerde gizlenenler ortaya döküldüğü zaman, Gök yarıldığı zaman, Ne oluyor bu yere dediği zaman insan, Ve kalakaldığında yüzkarası şiirlerim, Ve sensiz bir zaman.. ve ayaklarımızın altından toprak kayıp dümdüz eğildiği zaman, Bir şey söyle.. Defterler açıldığında gökyüzü sıyrılıp alındığında, Cehennem tutuşturulduğunda, Cennet yaklaştırıldığında, Bir şey söyle,unuturum ben seni, söyle… |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 04:57. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.