Aslanın biri artık iyice yaşlanmış. Yaşlandığı içinde ava çıkamıyormuş. Bütün gün ininde yatıyor, güçlükle soluk alıyormuş. Hasta olduğunu duyurmuş öteki hayvanlara.

Ormanda kim varsa ona geçmiş olsun ziyaretine gitmiş. Aslan, yanına yaklaşana bir pençe atıp öldürüyor, sonra da onu bir güzel mideye indiriyormuş.

Bir süre sonra, tilki de onu ziyarete gitmiş. Ama inine girmemiş aslanın. Kapıda durup ormanlar kralının hatırını sormuş.

”Sevgili dostum” demiş aslan. ”Niye uzakta duruyorsun öyle? Gelsene. Şunun şurasında kaç günlük ömrüm kaldı… Gel de seni son kere yakından göreyim.” diye eklemiş.

”Kusura bakma” demiş tilki. ”Ben burada kalayım, daha iyi. Doğrusunu istersen, inin önündeki ayak izleri kafamı karıştırdı biraz. Bütün izler içeriye doğru… Hiç dışarı doğru olanı yok.”