
İlk önce tanımayanlar için kısaca seni tanıyalım. Euneirophrenia kimdir ?
ee ?
Euneirophrenia : Euneirophrenia kimdir? Hmm, zor sormayacaktın hani
Euneirophrenia yaşını başını almış, kendi branşından atanmanın zorluğunu görmüş ve sevgili günümüz velileri yüzünden mesleğinden soğumuş bir matematik öğretmeni olup kendi mesleğini yapmak yerine bambaşka bir yerde çalışan biridir.yazıyorum dur ya

Kahve sevgisi ortalama 11-12 yıl önce başlamış kitap sevgisi desen orta okul yıllarına dayanan kendi halinde bir insanım.
Rorschach : Tamam ya

Öğretmen olmak zor atanıp işi yapmak daha da zor gerçekten. Kahve sevgini biliyorum sevgi değil aşk o bi kere

Ne tür Kitaplar okuyorsun ve favori kitabın hangisi ?
Euneirophrenia : Tür konusunda bu ara genelde eski romanlar, klasiklerden gidiyorum. Sabahattin Ali, George Orwell, Osman Balcıgil, Sait Faik Abasıyanık vb. Onun dışında polisiye romanlar tabikii. John Verdon favorimiz. Tek favori belirleyemiyorum kendime kitap konusunda. Zira parça parça unutamadığım yerler bırakan kitaplar var bende. Bir kaç örnek vermek gerekirse; Sabahattin Ali'nin İçimizdeki Şeytan'ı, Kuyucaklı Yusuf'u, Osman Balcıgil ( belki de adını pek duymadığımız bir yazar ) Ela Gözlü Pars ( Nazım Hikmet'in annesinin hayatını anlattığı kitabı ) Yeşil Mürekkep'i (Sabahattin Ali'nin hayatını anlattığı kitabı - ki sonunda ağladığım nadir kitaplardan), yine adını muhtemelen pek duymadığınız Markus Zusak'ın Kitap Hırsızı kitabı. John Verdon'un tüm kitapları gibi gibi. Bu soruyu sorduğuna pişman ettiğimi biliyorum ama bu da başka bir konu benim için

Rorschach : Pişmanlık değil beklediğim uzunlukta bir cevaptı. Kitapları sevdiğini biliyorum ortak paydamız. Kahve gibi zıttımız değil

Kitapları çok seviyorsun bu cevaptan arkadaşlar da anlamıştır. İlk okuduğun kitabı hatırlıyormusun ? Ve kitap okuma alışkanlığını ailenden mi edindin yoksa kendin mi ?
Euneirophrenia : Kitap okuma alışkanlığı edindiğim zamanları hatırlıyorum ama okumayı ilk öğrendiğim zamanı hatırlamıyorum. Gülten Dayıoğlu, Muzaffer İzgü kitapları ile başlamıştı alışkanlığım. Gece koridorda bir ışık açık bıraktırır uyuyakalana kadar kitap okurdum. Annemin söylediğine göre geceleri kitabı yüzümden alırmış. Tamamen bende kendiliğinden oluşan bir durum. Evde kimse kitap okumaz bizde.
Rorschach :Bu kadar derin bir kitap tutkun olduğunu bilmiyordum. Bende geç başladım keşke etken başlasaydım diyorum.
Kitap ve şu kahveden başka ne gibi tutkuların hobilerin var ?
Euneirophrenia : Konsere gitmeyi, canlı müzik dinlemeyi severim. Yüzmeyi severim. Ama bunları tutku derecesinde yapmıyorum. Yapamıyorum yani.
hıı
neredeyse unutuyordum, bardak tutkumu
Rorschach : Hayat yoğunluğu tüm enerjimizi alıyor hangimiz yapabiliyor

Bardak tutkun ?
Euneirophrenia : Evet, kupa delisiyim ben. Farklı, ilginç, nerde kupa bardak görsem gider alırım. Hatta biliyorsun yeni şehir değiştirdim. Şu an bulunduğum yerde bile en az 10 tane var. Geçen çıkarıp saymıştım

Rorschach :Garip ve ilginç bir Tutku.
Bu bardakların çeşitler neler ? Ve rahatsız olmazlarsa toplu fotoğraflarını çekip yollarmısın

Euneirophrenia : Tabii yollarım, kupa işte, biri Vecihili, biri baykuşlu biri dikdörtgenimsi, biri Parisli, birinde Coffee is my friend yazıyor gibi gibi. Hatta son kupa aldığım yerde çok güzel bir kaç bardak daha vardı ama onları yerinde bıraktım. İlk fırsatta gidip alacağım.

İlgili bardaklar

Rorschach : Hey Allahım

Başka bilmediğimiz değişik huyların hobilerin var mı ?
Euneirophrenia : Her insanın olduğu gibi benim de takıntılarım var ama bunlar burada deşifre olsun istemiyorum

Rorschach Galatasaraylı olduğunu ve formanı giyip maç izlediğini biliyorum. Seni kim Galatasaraylı yaptı ?

Euneirophrenia : Babam sanırım. Kendisi bize hiç belli etmese de özellikle gençliğinde tam bir fanatikmiş. Evlendikten sonra bütün posterlerini falan atmışlar ( ki buna çok üzüldüm ) Sadece bir tane bayrağı var. Hala saklarım. Şu konuya da açıklık getireyim eğer çok çok önemli bir maçsa ben izlemem totem yaparım.

Rorschach : Totemin tutar mı hiç ?
Euneirophrenia : Evet, bu sezonun sondan bir önceki maçında yaptım. Şampiyonluğun belli olacağı, Başakşehir maçıydı sanırım. Maçtan önceki hafta sonu cumartesi, pazar Galatasaray bilekliğini hiç çıkarmayacağım ve maçı yenip şampiyon olacağız dedim. Sonuç ortada

Rorschach : O zaman sana hep totem yaptırıyorum bu sezon

Burçları takip edermisin?
Euneirophrenia :
Pek değil, totem kadar inandığım bir şey değil burçlar. Evet bazı belirgin özellikleri vardır belki ama o kadar benim için.
Rorschach : Benim için farketmiyor mesela ama genelde yorumlar hep tutuyor.
anlamadım gitti.Forum ortamlarına nasıl başladın ?
Euneirophrenia : Hmm ilk girdiğimde belki sadece msn vardı. O zamanlar kuzenim bir forumda yöneticiydi. 2008 den falan öncesi bu. Sonra araya üniversite girdi. sonra tekrar başladığım 2012- 2013. üniversiteden sonra eve dönünce forumlar ne alemde acaba derken tekrar geldim. Buralardayım işte
Rorschach : Forumdenizi hakkında ne düşünüyorsun? Nasıl forum sence ? Bi eleştiri alalım.
Euneirophrenia : Forumdenizi güzel, şu ana kadar en çok takıldığım konu rengimin siyah olmaması ama sevgili yetkililerimiz bu konuda bana bi çıkar yol bulamıyorlar malum
Grafikle falan uğraşınca benim ilk takıldığım konu tabikii görsellik oluyor. Renkler güzel tam bir deniz havası. Onun dışında şu olmasaymış dediğim bir konu yok. Herkes özgür bir şekilde ve tabiki saygı çerçevesinde düşüncelerini dile getirebiliyor. Önemli olan da bu. ( Ama en önemlisi renk
)Rorschach : Deniz mavi renkse forumda forumdeniziyse üyelik rengi Mavi olmadı doğal
dur tekniker yaparız belki. 
Euneirophrenia : Ay olabilir mi lütfen olsun öyle bişey çünkü
Ben aksiyon severim genelde ama pek film kültürüm yoktur. Pek dizi de izlemem aslında. Bir Leyla ile Mecnun izledim, keşke bitmese diyerek. Onun dışında Türk dizilerini pek izlenilebilir bulmuyorum. Behzat Ç meclisten dışarı. Behzat'ı da herkes sen çok seversin izle diyor ama henüz başlamadım. Keşke Leyla ile Mecnun da devam etse
Yabancı dizilerden de Person Of İnterest izledim bitmesin diye diye yine ama o da bitti. Bir de bir kaç ay oluyor sezon finaline gireli Blindspot diye bir dizi. Dizide de filmde de aksiyon seviyorum. 
Rorschach : İkisini de izledim yarım kaldılar gerçi. Bi kaç sezondan sonra kopartıyorlar insanları. Uzatıyorlar.
Her şey tadında güzel. Leyla ile mecnunu sevsek de öyle diyerek bitmesi daha kötü olurdu.
Euneirophrenia : Leyla ile Mecnun'da mutlu son beklerdim. İnsanı yarım bırakan biraz da o oluyor aslında.
Rorschach : Finali anlatmışlardı mutlu son yok

Hayalin de ne var ? Martin luther king gibi bir “bir hayalim var” diyebiliyormusun

Euneirophrenia : Biliyorum..

Aslında benim hayalim kendi branşımda üniversitede kalmak ve o yönde başarılı olup devam etmekti. Ama hayat bazen kulvarlarımızı, hayallerimizi değiştirmemizi gerektirecek şeyler yaşatabiliyor. Çok uzun zaman sonra da olsa emeğimin çabalarımın karşılığını başka şekilde alıyorum. Evet matematik alanında bilime farklı şeyler katamıyorum ama şu an da insanların güzel temennilerini alıyorum sırf işimi yaptığım için. Yine de aklımın bir köşesinde kalacak, belki gerçek olmayacak bir hayalim evet var: Bir matematik profesörü olmak.
Rorschach : Müzik zevkin nasıldır ? Kimler dinlersin ?
Euneirophrenia : Kimleri dinlemem ki
Daha çok eskileri sevmekle beraber Barış Manço, Haluk Levent, Feridun Düzağaç, Duman, Hüsnü Arkan, Manuş Baba, Cem Adrian, Yaşar, MFÖ gibi gibi. Liste uzar.Rorschach : Müzik ve kitap kültürü olan bi bağyansınız hanfendi

Bi anını bizimle paylaş desem ?
Euneirophrenia : Hmm dur düşüneyim hangisini anlatsam ki
Zamanı önemli mi 
Rorschach : Doğumundan soruyu sorduğum zaman aralığında olsa yeter

Euneirophrenia : Bak yaa

Dur başlıyorum. Üniversite mezuniyetinden bir kaç hafta önce hiç beklemediğim bi telefon geldi. Dereceye girdin törende ödül alacaksın diyorlar telefonda. Aldı beni bir heyecan falan. Arkadaşlarla gittik elbise ayakkabı falan aldık. Topuklular falan. Diyorlar ki bak evde giy dene ayakkabıları. Neyse evde deniyorum, gayet iyi yürüyebiliyorum.
Tören günü geldi. Bize bir yol yürüttüler. O arşa kadar olan ayakkabılarla yürüdüğüm yol normalin iki katı gibi geldi
Ama ağlayacağım neredeyse. Bir ara ayakkabıları çıkardım direkt çorapla basıyorum toprağa. Çorap falan gitti kalmadı yani. Ne olur ne olmaz diye annemlere bir çift klasik tarzda ayakkabı daha aldırmıştım. ( yürümesi daha kolay olanlardan
) dedim onları getirin bana ağlayacağım. Ödül almaya çıkacağım bir de. Bunlar gidip beyaz spor ayakkabı getirmesin mi
Neyse olan oldu dedim, giydim abiye elbisenin üstüne spor ayakkabıları. Stadın içinde bir ara " Kim ya o beyaz ayakkabı ile dolaşan " dediklerini duydum. Mühendislikten arkadaşlar vardı. Bir araya geldik nasıl gülüyorlar. Neyse ki fotoğraf çekiminde ayaklarım çıkmamış. O şekilde kurtadım günü. Bu da böyle bir anımdır.

Rorschach : Sağlık önemli. Topuklu ayakkabı da her yerde kolay olmuyordur sizler için elbette

Son olarak bize bir şarkı armağan et de İsmail Küçükkaya ile çalar saat gibi veda edelim

Euneirophrenia : Yalnız yetkililerden bi ricam olacak, beni siyah yapmayı bi düşünün bence. Çok güzel olur yani inanıyorum ben
Şarkı da iki efsanenin yorumu olan bir şarkı olsun Rorschach : Cevapların için teşekkürler

Bir sonraki röportajda görüşmek üzere..

35Beğeni(ler)










Ağaç şeklinde