
Bazı insanlar mesai sonrası tutkularına zaman ayırıp hayallerini gerçekleştirmeye çalışırlar. Kimileri de hangi alanda olursa olsun kariyerlerine ya da yaşam kalitelerine katkıda bulunacak şekilde kişisel gelişim faaliyetlerine önem verir.
Peki ya siz ne yapıyorsunuz? Yeni bir beceri edinmek ya da dil öğrenip ufkunuzu genişletmek gibi düşünceleriniz var mı? Neticede akşamlar, kendinizi geliştirip hayat kalitenizi arttırmak için ideal zaman dilimleridir. Dolayısıyla akşamlardan ne kadar çok istifade ederseniz o kadar yol alırsınız. Bu doğrultuda amiyane tabiriyle “tembel teneke” olmayın, mutlaka bir ya da birkaç hobi edinin.
Pek çoğumuzun edebiyatçı olmak, blog yazmak, yeni diller öğrenmek, e-ticarete girmek, sanatla uğraşmak, enstrüman çalmak, yazılımcılığa soyunmak ya da antika objeler toplayıp bunları mezatlarda satmak gibi hobi veya hedefleri vardır mutlaka. Ancak gün içerisinde bazen o kadar yoğun çalışıp stres altında kalırız ki saydığımız bu etkinlikleri akşamları icra edecek takatimiz kalmaz. Eğer iş sırasında başımıza gelenler bizi sevdiğimiz uğraşlardan alıkoyacakmış gibi hissedersek kendimize bu tarz faaliyetlerin akıl sağlığımız için elzem olduğunu, kafamızı rahatlatacağını ve hatta bunların yanı sıra ertesi gün işe gittiğimizde verimimizi arttıracağını hatırlatmalıyız. Hakikaten akşamları kendinize sadece yarım saat bile ayırsanız ruh sağlığınızı koruduğunuz gibi kendinize değer vermiş de olursunuz.
Uzun lafın kısası, tutkuyla bağlı olduğunuz faaliyetlere artık yeteri kadar zaman ayırmaya gayret edin ve “Ama hiçbir şeye vaktim yok ki!” gibi sudan bahanelerin arkasına sığınmayı bırakın.











Ağaç şeklinde