Forum Düzeni
Sanatçı ve Yazarlar
Sanatçı ve yazar biyografilerinin bulunduğu bölüm.
Kullanıcı Etiket Listesi

Seçenekler
Seçenekler
Stil
Üyelik tarihi: 19 July 2018
Mesajlar: 2.675
Konular: 848
Cinsiyet:Bay
Seslenenler: 25 Mesaj(lar)
Etiketleyenler: 12 Konu(lar)
Alınan Beğeni: 164
Verilen Beğeni: 0
İlişki Durumu: Yok
Burç: Koc
Takım: Turkiye
Rep Gücü: 0
Üç Tuğ is on a distinguished road

Question Peyami Safa Kimdir?

22 July 2018
# 1
1899 yılında İstanbul'da doğdu. Meşhur şair İsmail Safa'nın oğludur. Düzenli bir öğrenim göremedi. Kendi kendisini yetiştirdi. 13 yaşında hayata atıldı. Posta Telgraf Nezaretinde çalıştı. Öğretmenlik (1914-191 ve gazetecilik (1918-1961) yaptı. Hayatını yazıları ile kazandı.

Kardeşi İlhami Safa ile Yirminci Asır adlı bir akşam gazetesi çıkardı. Bu gazetede, "Asrın hikâyeleri" adıyla ilk hikâyelerini imzasız yayınladı (1919). Kültür Haftası (21 sayı, 15 Ocak-3 Haziran 1936) ve Türk Düşüncesi (63 sayı, 1953-1960) adlarında iki dergi çıkardı. Tasvîr-i Efkâr, Cumhuriyet, Milliyet, Tercüman, Son Havadis gazetelerinde yazdı. Oğlu Merve'yi, askerliğini yaptığı sıra kaybetti. Bu olay onu, çok sarstı. Bir kaç ay sonra, 15 Haziran 1961 tarihinde, İstanbul'da öldü. Edirnekapı Şehitliği'nde gömülüdür. Öldüğü zaman Son Havadis gazetesi başyazarı idi.

Peyami Safa kendi kendisini yetiştirmiş ender şahsiyetlerden biridir. Fransızcayı, Fransızca gramer kitabı yazabilecek kadar öğrenmiştir. 43 yıl hiç durmadan yazmıştır. Güçlü bir fikir adamı, romancı ve polemikçidir. Nâzım Hikmet, Nurullah Ataç, Zekeriya Sertel, Muhsin Ertuğrul ve Aziz Nesin'le polemiğe girişmiştir.

Peyami Safa, edebî değeri olmayan romanlarını "Server Bedi" imzası ile yayınladı. Sayıları 80'i bulan bu eserler arasında; Cumbadan Rumbaya (1936) romanıyla, Cingöz Recai polis hikâyeleri dizisi en ünlüleridir. Ayrıca ders kitapları da yazdı. Peyami Safa'nın fıkra ve makalelerinde sağlam bir mantık dokusu ve inandırıcılık görülür. Romanlarında olaydan çok tahlile önem verir. Toplumumuzdaki ahlâk çöküntüsünü, medeniyet değişimin yol açtığı bocalamayı, nesiller ve sosyal çevreler arasındaki çatışmayı dile getirdi. Zıt kavramları, duygu ve düşünce aaaadını ustaca işledi.

ESERLERİ:

Romanları:

Gençliğimiz (1922), Şimşek (1923), Sözde Kızlar (1923), Mahşer (1924), Bir Akşamdı (1924), Süngülerin Gölgesinde (1924), Bir Genç Kız Kalbinin Cürmü (1925), Canan (1925), Dokuzuncu Hariciye Koğuşu (1930), Fatih-Harbiye (1931), Atilla (1931), Bir Tereddüdün Romanı (1933), Matmazel Noralya'nın Koltuğu (1949), Yalnızız (1951), Biz İnsanlar (1959).

Hikâyeleri:
Hikâyeler (Halil Açıkgöz derledi, 1980).

Oyunu:
Gün Doğuyor (1932).

İnceleme- denemeleri:
Türk İnkılâbına Bakışlar (193, Büyük Avrupa Anketi (193, Felsefî Buhran (1939), Millet ve İnsan (1943), Mahutlar (1959), Mistisizm (1961), Nasyonalizm (1961), Sosyalizm (1961), Doğu-Batı Senaaai (1963), Sanat- Edebiyat-Tenkid (1970), Osmanlıca-Türkçe- Uydurmaca (1970), Sosyalizm-Marksizim- Komünizm (1971), Din-İnkılâp-İrtica (1971), Kadın-Aşk-Aile (1973), Yazarlar-Sanatçılar- Meşhurlar (1976), Eğitim-Gençlik-Üniversite (1976), 20. Asır- Avrupa ve Biz (1976). Ders Kitapları: Cumhuriyet Mekteplerine Millet Alfabesi (1929), Cumhuriyet Mekteplerine Alfabe (1929), Cumhuriyet Mekteplerine Kıraat (I-IV, 1929), Yeni Talebe Mektupları (1930), Büyük Mektup Nümuneleri (1932), Türk Grameri (1941), Dil Bilgisi (1942), Fransız Grameri (1942), Türkçe İzahlı Fransız Grameri (194.

Beşir Ayvazoğlu, Peyami Safa hakkında, 'Peyami, Hayatı, Sanatı Felsefesi Dramı' adlı eseri yazmıştır(199.

ESERLERi DETAY:

BiZ INSANLAR

Mütefekkir romancı bu eserde insan ruhunun derinliklerine büyük zekasının ışığını tutmaktadır. romanda asil bir ruhun insanın anlaşılmazlığı karşısındaki bunalımları, ikiyüzlülüğe ve bayağılıklara karşı isyanı verilmektedir. Harb yıllarının ahlâkı ve içtimâi hayanı verilmektedir. Harb yıllarının ahlâkı ve içtimâî hayatı perişan eden havası iinde dürüstlüğün ve ülkücülüğün savunması yapılmakta, kozmopolitliğe karşı milliyetçilik, materyalizme karşı maneviyatçılık bayraklaştırılmaktadır.

YALNIZIZ
Peyami Safa, bu eserinde insanlığı materyalizmin kör çenberini kırmağa, kendini kaybettiği ruhunu bulmaya çağırmaktadır. Asrımızda insanın bütün problemleri bu noktada düğümlenmektedir. Ve Allah'ı bilmedikçe, insanlık buhrandan buhrana yuvarlanacak, huzur ve sükun bulamayacaktır.

FATiH HARBiYE
Yazar bu romanında Tanzimat'tan kopup gelen, Millî Mücadelede ve sonraki yıllarda alevlenen batılılaşma hareketlerinin Türk tipindeki ve cemiyetindeki etkilerini incelemektedir.

MATMAZEL NORALiYA' NIN KOLTUĞU
Peyami Safa'nın mizac ve ruh yapısına uygun düşen bir konuyu ihtiva etmektedir. Ruhçu ve akılcı dünya görüşünün yazarın anlayışı çerçevesinde birleştirilmesi esasına dayanır.

DOKUZUNCU HARİCİYE KOĞUŞU
Roman, yalnız ve hasta bir çocuğun ızdırabını, çocukça aşkını ve kıskançlığını; mes'ud olmak isteyen bir genç kızın temiz sevgisini; inanmak arzusu bütün benliğini saran bir insaın kuruntularını ve çıplak hastahane duvarı gerisindeki hıçkırıklarını anlatır.

MAHŞER
Yazarın görüşlerini değişik bir tarzda işlediği bir romandır.

ŞİMŞEK
Yazarın ilk romanlarındandır. Yazar bunda da bütün eserlerinde işlediği konuları, bir başka tarzda yeniden işlemektedir.

CANAN
Peyami Safa'nın "Şimşek", "Bir Akşamdı", "Mahşer" romanları tarzında bir diğer eseridir.

SÖZDE KIZLAR
Günümüzün kızlarını, onları mesud yahud bedbaht edebilecek hususları birer ibret levhası gibi yansıtmaktadır.

TÜRK İNKILABINA BAKIŞLAR
Atatürk İnkılâbları öncesindeki fikir cereyanlarını en gerçek kaynaklarıyla ortaya koymaya çalışmıştır.
Konu Zeze tarafından (31 March 2020 Saat 23:34 ) değiştirilmiştir.
Üyelik tarihi: 25 September 2019
Nereden: ..
Mesajlar: 1.781
Konular: 344
Cinsiyet:Bayan
Seslenenler: 153 Mesaj(lar)
Etiketleyenler: 44 Konu(lar)
Alınan Beğeni: 567
Verilen Beğeni: 217
Nereden: ..
İlişki Durumu: Yok
Burç: Yay
Takım: Besiktas
Rep Gücü: 18
Chen has much to be proud ofChen has much to be proud ofChen has much to be proud ofChen has much to be proud ofChen has much to be proud ofChen has much to be proud ofChen has much to be proud ofChen has much to be proud of
Standart Peyami Safa Biyografisi
13 December 2019
# 2
Peyami Safa Biyografisi




1899 İstanbul doğumlu olan sanatçı, Servet-i Fünun dönemi şairlerinden İsmail Safa’nın oğludur. Sivas’a sürgüne gönderilen babasının orada ölmesi üzerine iki yaşında yetim kaldı. Babasız büyümenin acılarının yanı sıra yakalandığı bir kemik hastalığı dolayısıyla 17 yaşına kadar bu hastalığın fiziksel ve ruhsal bunalımlarını yaşadı. Hastalık ve savaşın yol açtığı maddî sıkıntılar dolayısıyla Vefa İdadisi’ndeki öğrenimini yarıda bıraktı. Birinci Dünya Savaşı’nın başlamasına kadar Posta – Telgraf Nezareti’nde çalıştı. Daha sonra öğretmenlik yapmaya başladı. Kendi çabasıyla Fransızcasını ilerletti. 1918’de ağabeyi ile birlikte çıkardıkları 20. Asır adlı akşam gazetesinde “Asrın Hikâyeleri” başlığı altında yazdığı öykülerle gazeteciliğe atıldı. Son Telgraf, Tasvir-i Efkâr, Cumhuriyet Son Havadis gazetelerinde fıkra ve makalelerinin yanı sıra romanlar da yayımladı. 1961 ‘de Erzurum’da yedek subaylığını yapmakta olan oğlu Merve’nin ölümü üzerine geçirdiği büyük sarsıntı sonrasında 1961’de İstanbul’da öldü.

Edebi Kişiliği:

Türk edebiyatında roman, öykü, fıkra yazarı olarak tanınmıştır.
Yapıtlarında olaya değil, psikolojik tahlillere ve ruh çözümlemelerine ağırlık vermiştir.
Türk edebiyatında psikolojik roman türünün ustalarındandır. Bilinç akımı, iç konuşma gibi anlatım tekniklerinden yararlanmıştır.
Romanları teknik bakımdan oldukça güçlüdür.
Kişileri kültürlerine, kişiliklerine, yaşam biçimlerine uygun biçimde konuşturmuştur.
Doğu-Batı çatışması, ahlak çöküntüsü, varlığın sırları, toplumsal değişme sonucu ortaya çıkan bunalımlar romanlarında başlıca konulardır. Hemen her döneminde gelenekler, dönemler, anlayışlar, karşılaşmalar üzerinde durmuştur.
“Dokuzuncu Hariciye Koğuşu” adlı romanı Türk edebiyatının ilk otobiyografik romanıdır.
Türk edebiyatının mistik yazarlarındandır. Her şeyin kaynağını madde kabul eden anlayışa karşı çıkmış; ruhu, manevi değerleri ve inancı ön planda tutmuştur.
Betimlemeleri oldukça güçlüdür.
Romanlarında kendi dönemini anlatmış, çevreye ve olaylara kahramanlarının gözüyle bakmıştır.
Türkçeyi en iyi kullanan yazarlardandır. Sözcük dağarcığı oldukça geniştir. Akıcı ve canlı bir anlatımı vardır. Romanlarında kulağa hoş gelmeyen kötü sözlere yer vermemiştir.
Ansiklopedik bilgilere sahip bir yazardır. Yüz kırka yakın eseri vardır.
Sanat endişesi taşımadan para kazanmak geçimini sağlamak için yazdığı eserlerde “Server Bedii” takma adını kullanmıştır. Bu isimle yayımladığı “Cingöz Recai” polisiye dizi romanları büyük ilgi görmüştür. Bu isimle yazdığı “Cumbadan Rumbaya” ve “Selma ve Gölgesi” adlı romanları da ilgi çekmiştir.
“Yirmi Asır” adlı bir gazete çıkarmıştır.
8 ciltten oluşan “Kimdir, Nedir?” serisi vardır: Mussolini Kimdir Faşizm Nedir, Kar Marks Kimdir Markisizm Nedir, Rousseau Kimdir Liberalizm Nedir, Atatürk Kimdir Kemalizm Nedir, Ziya Gökalp Kimdir Türkçülük Nedir, Machievelli Kimdir Makyavelizm Nedir, Olivara Salazar Kimdir Korparatizm Nedir, Roosvelt Kimdir New Deal Nedir?
8 ciltten oluşan Objektif serisi vardır: Osmanlıca-Türkçe-Uydurmaca, Sanat-Edebiyat-Tenkit, Nasyonalizm-Sosyalizm-Marksizm, Din-İnkılâp-İrtica, Kadın-Aşk-Aile, Yazarlar-Sanatçılar-Meşhurlar, Eğitim-Gençlik-Üniversite, 20.Asır-Avrupa-Biz.


Eserleri:

ROMAN:

Gençliğimiz (1922)
Şimşek (1923)
Sözde Kızlar (1923)
Mahşer (1924)
Bir Akşamdı (1924)
Süngülerin Gölgesinde (1924)
Bir Genç Kız Kalbinin Cürmü (1925)
Canan (1925)
Dokuzuncu Hariciye Koğuşu (1930)
Fatih-Harbiye (1931)
Atilla (1931)
Bir Tereddüdün Romanı (1933)
Matmazel Noralya'nın Koltuğu (1949)
Yalnızız (1951)
Biz İnsanlar (1959)

ÖYKÜ:
Hikayeler (Halil Açıkgöz derledi, 1980)

OYUN:
Gün Doğuyor (1932)

İNCELEME-DENEME:
Türk İnkılâbına Bakışlar (1938)
Büyük Avrupa Anketi (1938)
Felsefî Buhran (1939)
Millet ve İnsan (1943)
Mahutlar (1959)
Mistisizm (1961)
Nasyonalizm (1961)
Sosyalizm (1961)
Doğu-Batı Sentezi (1963)
Sanat- Edebiyat-Tenkid (1970)
Osmanlıca-Türkçe- Uydurmaca (1970)
Sosyalizm-Marksizim- Komünizm (1971)
Din-İnkılâp-İrtica (1971)
Kadın-Aşk-Aile (1973)
Yazarlar-Sanatçılar- Meşhurlar (1976)
Eğitim-Gençlik-Üniversite (1976)
20. Asır- Avrupa ve Biz (1976)

DERS KİTAPLARI:
Cumhuriyet Mekteplerine Millet Alfabesi (1929)
Cumhuriyet Mekteplerine Alfabe (1929)
Cumhuriyet Mekteplerine Kıraat (Dört cilt, 1929)
Yeni Talebe Mektupları (1930)
Büyük Mektup Numuneleri (1932)
Türk Grameri (1941)
Dil Bilgisi (1942)
Fransız Grameri (1942)
Türkçe İzahlı Fransız Grameri (1948)

Fatih-Harbiye: İstanbul’da konservatuvar öğrencisi Neriman ile Şinasi, birbirlerini yıllardır seven iki gençtir. Neriman’ın babası Faiz Bey, Osmanlı geleneklerine saygılı Şinasi’nin, kızıyla evlenmesine izin verse de Neriman kendisini Batı hayranlığına kaptırmış ve evlerinin bulunduğu Fatih semtine ve orada sessiz, Müslüman hayatını beğenmemeye; Fatih – Harbiye tramvayına binerek gidip geldiği Beyoğlu’ndaki aldatıcı hayata imrenmeye başlamıştır. Konservatuara bir süre devam edip ayrılan Neriman, Macit adında züppe bir gençle buluşmaya başlamıştır. Şinasi ve Faiz Bey Neriman’daki değişimin farkındadırlar ve buna çok üzülürler. Roman, bir süre bocalamadan sonra Neriman’ın Şinasi’ye dönmesi ve onunla evlenmesiyle sona erer.

Dokuzuncu Hariciye Koğuşu: Romanda bacağından rahatsız olan bir gencin sağlığa kavuşmak için çırpınışları anlatılır. Psikolojik bir romandır. On beş yaşında bir çocuk, yedi yaşından beri bacağındaki kemik hastalığından hastane hastane dolaşır. En sonunda ayağının kesilmesi gerektiğini öğrenir. İyileşmesi için heyecansız, sakin, huzurlu bir yaşam gerekmektedir. Sağlığına kavuşması her şeyden önce iyi bir bakıma bağlıdır. Annesinin yoksulluğu yüzünden Erenköyü’ndeki paşa akrabası onun bakımını üzerine alır. Paşanın kızı Nüzhet’i sevmeye başlar. Kız ise zengin bir doktorla evlenecektir. Delikanlı bu acılar içerisinde, Paşa’nın evinden kaçarak hastaneye yatar. Doktorların büyük çabasıyla ayağı kesilmeden, ameliyatla sağlığına kavuşur. Hastaneden çıkar. Nüzhet’in doktorla evlendiği haberini alır.

Sözde Kızlar: Batı Anadolu’nun Yunanlılar tarafından işgali üzerine İstanbul’a kaçan Mebrure, uzak akrabasından Nafi Bey’in Şişli’deki köşküne misafir olur. Karısı, kızı, oğlu, kendilerini tam bir sefahate kaptırmışlardır. Köşkte sık sık danslı, içkili, hatta kokainli eğlence toplantıları yapılmaktadır. Mebrure, elinden geldiğince bu hayattan uzak kalmaya çalışmakta ve sık sık “Muhacirin İdaresi”ne giderek Anadolu’da izini kaybettiği babasını bulmaya uğraşmaktadır. Nafi Bey’in oğlu Behiç her çeşit ahlak bağından kopmuş, kumardan, içkiden ve kadından başka bir şey düşünmeyen yakışıklı bir delikanlıdır. Daha ilk günden Mebrure’yi – köşke gelip giden öbür kızlar gibi – baştan çıkarmak istese de başaramaz. Sonunda Behiç, ilişkisi bulunan kızların birinden olan “gayr-ı meşru” çocuğunu öldürmek suçuyla tutuklanır; Mebrure ‘de kaybettiği babasının izini bulup Anadolu ‘ya gitmeye hazırlanır. Böylece Türkiye’de Behiç’le birlikte suçlu bir devir sona erer; Mebrure’nin mutluluğu ile de yeni bir hayat müjdelenir.
Konu Zeze tarafından (31 March 2020 Saat 23:36 ) değiştirilmiştir.
Konuyu 1 kişi okuyor. (0 üye ve 1 misafir)
 
Benzer Konular
Konu
Konuyu Başlatan
Forum
Cevap
Son Mesaj
Gece
Bitkilerin Dünyası
0
08 August 2019 16:35
Arthur
Felsefe - Sosyoloji
0
24 July 2018 11:00



Ticarî amaç gütmeden, maddî bir menfaat elde etmeden internet yayınlarına olanak sağlayan global bir paylaşım ağı olan ForumDenizi, adından ve vasfından da anlaşılabileceği üzere bir forum sitesidir. Forum siteleri, tıpkı sosyal medya ve interaktif sözlükler gibi 5651 sayılı kanunun 2. maddesinin 1. fıkrasının "m" bendine göre Yer Sağlayıcı olarak faaliyet göstermekte olan, hizmet ve içerikleri barındıran sistemleri sağlayan veya işleten platformdur.
5651 sayılı kanunun 5. maddesine göre yer sağlayıcı, yer sağladığı içeriği kontrol etmek veya hukuka aykırı bir faaliyetin söz konusu olup olmadığını araştırmakla yükümlü değildir. Başka bir deyişle ForumDenizi üzerinden yapılan yazılı, görsel ya da işitsel paylaşımlardan doğabilecek yasal sorumluluk, mezkur içeriği paylaşan ForumDenizi üyesi gerçek kişilere aittir. İlgili kanunun anılan maddesinin 2. fıkrasında da çok açık bir biçimde öngörüldüğü üzere; yer sağlayıcı, yer sağladığı hukuka aykırı içerikten, ceza sorumluluğu ile ilgili hükümler saklı kalmak kaydıyla, bu Kanunun 8 inci ve 9 uncu maddelerine göre haberdar edilmesi halinde ve teknik olarak imkân bulunduğu ölçüde hukuka aykırı içeriği yayından kaldırmakla yükümlüdür.
Açıklanan hukuki dayanaklar temelinde, hak ihlâli iddiasında bulunan hak sahipleri İLETİŞİM linkinden yer sağlayıcı ForumDenizi yöneticilerine ihtarda bulunarak bahse konu hususu tebliğ etmeleri halinde incelemeler yapılıp, en geç 2 gün içerisinde gerekli işlemler tesis edilecektir.
5101 sayılı yasayla degişik 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu gereğince ForumDenizi üzerinde telif hakkı bulunan MP3, video vb. eserlerin paylaşımı T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından hak sahipliği verilmiş olan MÜ-YAP tarafindan yasaklanmış olup, yasal işlem olması halinde, paylaşan kişi ya da kişilerin bilgileri gerekli kuruma verilecektir.