- Kafiye (uyak), redif,Kafiye: Kafiye, en az iki mısra sonunda, anlamları ve görevleri ayrı, yazılışları aynı seslerin benzerliğidir.
- Aliterasyon, Asonans,
- Ölçü.
Örnek:Redif: Mısra sonunda yazılışları, anlamları ve görevleri aynı seslerdir.
Ne olur dur, yağma kar
Sılada bekleyenim var
Örnek:Bu dörtlüğün ikinci ve dördüncü mısrasının sonunda kullanılan "-de" sesleri görev bakımından aynı işlevi görmektedir ve anlamları da aynıdır. Bunlar, ismin -de hâl ekidir. Yazılışları, görevleri ve anlamları aynı olduğu için bunlara redif denir.
Gurbet o kadar acı
Ki ne varsa içimde,
Hepsi bana yabancı,
Hepsi başka biçimde!
Not: Kafiye ile redif farklı olgulardır. Bir mısrada kafiyeden önce rediflere bakmak gerekir. Redifler çıktıktan sonra kalan sesler kafiye olabilir. Örnekte olduğu gibi; redifler çıktıktan sonra kalan benzer sesler "-içim-" zengin kafiye oluşturmuştur.
Aliterasyon
Mısra içinde aynı veya birbirine benzer ünsüz seslerin çokça tekrarlanmasıyla oluşur. Düzyazıda da bir ahenk unusru olarak kullanılır. Süslü anlatımın vazgeçilmez öğelerindendir.
Örnek: Hak saklasın belâsındanAsonans
Bu mısrada "k, s, n" sesleri çokça tekrarlanmıştır.
Mısra içinde aynı veya yakın ünlü seslerin sıköa tekrarlanması ile sağlanan ahenktir.
Örnek: Hak saklasın belâsındanÖlçü
Bu mısrada "a" sesi çokça tekrarlanmıştır.
Mısralarda kullanılan ses değerleri veya hece sayısının tüm mısralarda eşit olmasıyla sağlanan uyuma ölçü denir. Türk edebiyatında üç çeşit ölçü kullanılmıştır:
- Aruz ölçüsü,
- Hece ölçüsü,
- Serbest ölçü.










Ağaç şeklinde