Forum Düzeni
Üye Günlüğü
Üyelerimizin kişisel sayfaları olarak da kullanabilecekleri, günlük tutabilecekleri ve hoşuna giden resim, yazı, video paylaşımlarında bulunabilecekleri bölüm.
Kullanıcı Etiket Listesi

Like Tree97Beğeni(ler)

Seçenekler
Seçenekler
Stil
Üyelik tarihi: 17 July 2018
Nereden: Tel'aran'rhiod
Mesajlar: 6.699
Konular: 883
Cinsiyet:Bay
Seslenenler: 664 Mesaj(lar)
Etiketleyenler: 73 Konu(lar)
Alınan Beğeni: 2144
Verilen Beğeni: 1250
Nereden: Tel'aran'rhiod
İlişki Durumu: Yok
Burç: Boga
Takım: Galatasaray
Rep Gücü: 51
Farkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond repute

Standart Cevap: Börü Tonga'nın Otağı

19 August 2019
# 1
Asi ve Mavi Nickli Üyeden Alıntı
orada tamamiz elbette muslum gürses gibi olamaz da bundan iyisi şamda kayısı
Ben malatya kayısısı istiyorum şam'da savaş yok mu napıcaz oradakini

To view links or images in signatures your post count must be 0 or greater. You currently have 0 posts.
Üyelik tarihi: 17 July 2018
Nereden: Tel'aran'rhiod
Mesajlar: 6.699
Konular: 883
Cinsiyet:Bay
Seslenenler: 664 Mesaj(lar)
Etiketleyenler: 73 Konu(lar)
Alınan Beğeni: 2144
Verilen Beğeni: 1250
Nereden: Tel'aran'rhiod
İlişki Durumu: Yok
Burç: Boga
Takım: Galatasaray
Rep Gücü: 51
Farkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond repute
Standart Cevap: Börü Tonga'nın Otağı
20 August 2019
# 2
"Hitler İntihar Etmedi, Kaçıp Yaşlanarak Eceliyle Öldü" İsimli Komplo Teorisi Ne Kadar Mantıklı?
Dünyanın gördüğü en büyük canilerden Adolf Hitler (20 Nisan 1889-30 Nisan 1945), bilindiği üzere karısı Eva Braun ile intihar etmiş ve cesedinin yakılmasını istemişti ancak arada sırada mutlaka "Hitler aslında ölmedi" şeklinde teoriler ortaya atılır. İşte durumu aydınlatacak mevzu: Hitler'in son günleri.


"hitler ölmedi kaçtı" diyen biri, hatalı düşünen biridir.

bu tip konularda kişisel düşünceler/tahminler/komplo teorileri/what-if fikirler yerine maddi gerçekler üzerinden konuşmak daha doğru olur.


berlin'i sıkıştıran ve almanya'ya son darbeyi vuran 2 büyük olay vardır
- batı'da ren nehri'nin batısında bekleşen müttefik kuvvetlerinin şansa bala ludendorff köprüsü (ya da bilinen adıyla remagen köprüsü)'nü ele geçirip bir anda berlin hattına ilerlemesi


ludendorff köprüsü lokasyonu.

- rusların ocak 1945'de doğu'dan vistül-oder taarruzu adıyla başlattığı ve hedefi berlin olan saldırı.

alman genelkurmay'ı ardenler saldırısı başarısız olunca hitler'i batıdan mümkün olduğunca birlik çekip doğu'yu takviye etmesini istedi çünkü doğu'daki alman birliklerinin cephe genişliği ve savaş yetenekleri göz önüne alınınca ciddi bir sovyet saldırısına kesinlike dayanamayacaklarını öngörmüşlerdir. ama hitler kimseyi dinlemedi ve neticede sovyetler doğudan gelerek berlin'e girdi. batı'dan da müttefikler ilerliyordu.


hitler'in kaçması için en azından nisan ortasına kadar havayolunun açık olduğu kesinlikle biliniyor
bu dönemde müttefikler sabah ve akşam olarak 2 defa bombardıman sortisi yapıyordu ve bu yöne gidilse eskort avcılara yakalanma riski vardı. doğu'da ise sovyet hava kuvvetleri'nin ezici bir üstünlüğü vardı ve bu yönde gidilecek bir yer zaten yoktu. bununla birlikte kuzeye veya güneye kaçmak için berlin'de neredeyse son güne kadar elde tutulabilen tempelhof havaalanından hitler'in gece karanlığından faydalanıp bir storch'a atlaması ve kayıplara karışması mümkündü. kaldı ki kendisine sürekli bu yönde telkinlerde bulunulduğu ama hitler'in bu sürekli reddettiği biliniyor.


elde olan verilere bakmaya devam edelim

hitler'in doğum günü
hitler'in 20 nisan'da doğum günü kutlandı ve tüm nazi efradı buradaydı. zaten bu günden itibaren herkesin bir tarafa kaçışması başladı. doğum gününe hitler'in dublörü filan katılamaz elbette, hem bu kolayca anlaşılır ve ifadelere girer hem de son ana dek savaşmayı emreden ve bu fikirde olan bir adamın kaçması mantığa ters.


sığınak zamanları
berlin sovyet topçusu menziline girince, ki bu 20 nisan'dan hemen sonra olmuştur, hitler'in sığınağa indiği ve berlin savaşını oradan yönetmeye başladığı biliniyor. sığınakta sabah ve akşam iki toplantı oluyordu. bu toplantılarda sovyet ilerleyişi ve alman direnişi görüşülmekteydi. bu toplantılara hitler'in dublörü katıldıysa bu da savaş sonrası ifadelerde kesinlikle anlatılırdı.


vasiyeti
sığınağa giren, çıkan ve sığınakta olanların kesin ifadeleri mevcut. son günlerinden önce sığınağa gelen albert speer'in hitler'e berlin'den kaçması için baskı yaptığı biliniyor. ayrıca hitler'in sekreterine siyasi vasiyetnamem dediği bir evrakı yazdırdığını da biliyoruz.


Hitler'in vasiyetinin ilk sayfası.


havayoluyla kaçması mümkün müydü?

20 nisan'dan sonra hızla ilerleyen ve berlin'e giren sovyetlerin ciddi bir uçaksavar gücünü de hemen berlin civarına kurduğu biliniyor. bu süreçte berlin'deki uçaksavar kulelerinin havada uçan neredeyse herkese ateş açtığı, bazı alman uçaklarının bile dost ateşiyle vurulup düşürüldüğünü biliyoruz. ayrıca tempelhof havaalanı da 28-29 nisanda sovyetlerce ele geçirildi. buna göre hitler kaçmışsa 28-29 nisanda kaçmalıydı ve pratikte gideceği nispeten güvenli tek bir yer vardı; güney.

havayolu ile kaçma en azından 20 nisandan sonra çok riskli çünkü ortalık karmaşık, hitler gibi bir adam eskort avcılar olmadan kesinlikle uçurulmaz ama o anda ne elde eskort avcı var ne de en az 3-4 uçaklık bir filonun tespit edilmeden rahatça uçması mantıklı.

peki karayolu kullanarak kaçamaz mıydı?
karayolu ile kaçmak derseniz o iş sakat çünkü doğu'dan gelen mülteciler, güney'e, kuzey'e ve batı'ya kaçmaya çalışanlar nedeniyle alman yollarının feci şekilde tıkandığı, bu nedenle berlin savunması için çağırılan birliklerin bile savaşa yetişemediği, her şeyin birbirine girdiği bir ortamdan bahsediyoruz. kalabalık arasına karışıp kaçmak mantıklı gibi dursa da o kalabalık içinde zayıf koruma desteği ile girmek zorunda olan führer sizce ne kadar ilerleyebilir? bu noktada unutmayın himmler, göring gibi üst düzey naziler bu yolu denedi ama kısa sürede yakalandılar. hitler gibi birinin fark edilmemesi mucizeden de öte bir durum.


hitler'e başka bir tavsiye daha verilmişti
hitler'e önce kuzeye kaçıp orada bir savunma örgütlemesi tavsiye edildi ama kaçıp fareler gibi saklanarak savaşa devam etme fikri hitler tarafından kesinlikle reddedildi. bu konuda tutanaklar var. diğer bir fikir ise nispeten sabit ve doğal engeller nedeniyle korunaklı olan güneydeki cepheye gidilmesi idi ama burada da almanların çok fazla dayanacağının bir garantisi yoktu.


cesedi neden bulunamadı?
hitler'in intiharına doğrudan tanık olan yok ama cesetleri taşınırken gören o anda sığınak içindeki bazı görevlilerin sovyetlerce sorgulandığını biliyoruz. sovyet sorgu yöntemlerine girmek elbette çoğumuzun midesini kaldıracaktır ancak sorguların doğrudan nkvd tarafından yapıldığını söyleyeyim, o yetsin (nkvd=günümüzdeki kgb'nin atası, stalin dönemi katliamlardan sorumlu rus devlet örgütü). ve o sorgularda verilen ifadelerde hitler'in ve eşi eva braun'un başbakanlığın garajından temin edilen yaklaşık 200 litre benzin ile yakıldığını, geride kalan kalıntıların toplanamadan ağır bir sovyet topçu saldırısının başlaması nedeniyle ceset yakmada görevlilerin sığınağa geri kaçmak zorunda kaldıklarını ve bu topçu saldırısı bitince yakma işinin yapıldığı bahçeye çıkılınca ortalığın hallaç pamuğu gibi atılmış olduğunun görüldüğü sabit bir şekilde ifade ediliyor. bu durum cesedin bulunamaması hikayesinin güzel bir açıklaması.


hadi diyelim hitler kaçtı ve bir şekilde x güney amerika ülkesine gitti. bu durumda gidiş nasıl oldu?

a. denizaltı ile kaçtı. (ekşi'de yazılmış, güney amerika'ya ulaşan 2 denizaltıdan bahsediliyor)

b. ortalık sakinleşinceye kadar bekledi (ki en az 2-3 yıl demek bu) ve daha sonra sahte kimlikle ticari yollarla kaçtı.

ekşi sözlük'teki bir entry'de link verilen #69080904 numaralı entry'de adı geçen u997 denizaltısı güney amerika'ya filan gitmedi. 9 mayıs 1945'de teslim oldu ve 13 aralık 1945'de operation deadlight kapsamında batırıldı. u530 ise 3 mart 1945'de horten'den ayrıldı ve 10 temmuz 1945'de güney amerika'ya vardı. hitler'in u530'da olması neredeyse imkansız çünkü o tarihte henüz almanya dayanıyordu ve hitler fiilen savunmanın merkezindeydi. eğer 3 martta kaçtıysa çeşitli faaliyetlerde hitler'i görenlerin hepsinin yanılması, kandırılması, yalan ifade vermiş olması lazım.

denizaltı kayıtlarına bakarsanız teslim olan uboot'lardan yalnızca u530'un güney amerika'ya ulaşıp teslim olduğunu görürsünüz. hadi akıbeti tespit edilmeyen ama güney amerika'ya ulaşan ve kendini batıran bir uboot oldu diyelim bu defa da bunun hem kaydı olur, akıbeti sorgulanır hem de gittiği yerde bir şekilde insanlar tarafından görülür içinden inenler.

"josef mengele plajda yüzerken öldü, hitler neden kaçamasın?" denmiş
bu yanlış bir yaklaşım. israil'in mengele'nin peşini bırakmasının asıl nedeni araplarla olan çatışmaların ciddi noktaya gelmesi ve israil'in nazi artıkları için gücünü ve maddi olanaklarını bölmek istememesidir. yoksa adolf eichmann gibi mengele'nin yeri de saptandı ve neredeyse ele geçirilecekti. bu iki sıradan nazi bile bir şekilde bulunduysa hitler gibi bir figürün güney amerika'ya kaçtıysa tespit edilememesi sizce ne kadar mantıklı?


hitler'in korunmuş olması ihtimali
hitler gibi bir adamın x gizli örgütçe korunması, saklanması ve onlarla bir anlaşma yapıp postu kurtarmak için son derece sessiz bir yaşam sürmesi pratik zorlukları bir yana hitler'in karakterine aykırı. eğer adamın yaşantısını ve fikirlerini iyice okursanız bu gibi bir olaya girmektense ölmeyi yeğleyecek biri olduğunu anlarsınız. kesinlikle böyle bir mevzuya girmeyecek bir tip. ayrıca hitler yaşasaydı ve güney amerika'da tavuk yetiştirmeye başlasaydı o yöredeki eski naziler bir şekilde yaşadığı yeri öğrenir ve orasını bir çeşit nazi merkezi haline sokardı. bu da feci dikkat çeken bir durum olurdu ve hitler'in yaşadığı zaten anlaşılırdı. ayrıca konuşmayı çok seven ama ileri derecede parkinson bir adamdan bahsediyoruz. bu iki belirleyici özellik o dönemde bir kaçış veya saklanma sürecinde çok ciddi dikkat çekerdi.

netice itibariyle "hitler yaşıyordu, postu kurtardı keyif çattı" filan bunlar boş beleş lakırdılar
milleti avutmak için çıkarılan boş dedikodular. hazırlanan belgeseller, ortaya çıkan "uyduruk" ve "zorlama" kanıtımsılar filan hepsi boş şeyler. history channel'de şimdilerde çıkan "hunting hitler" diye saçma sapan bir belgesel var, aynı burada yazılan bazı saçma laflar gibi orada da abuk sabuk şeyleri çekiyorlar ve kanıt diye gösterip "gelmiş olabilir, gitmiş olabilir" diye sözde hitler'i buluyorlar! geçiniz efendiler... hikaye bunlar.
Melisa bunu beğendin

To view links or images in signatures your post count must be 0 or greater. You currently have 0 posts.
Üyelik tarihi: 17 July 2018
Nereden: Tel'aran'rhiod
Mesajlar: 6.699
Konular: 883
Cinsiyet:Bay
Seslenenler: 664 Mesaj(lar)
Etiketleyenler: 73 Konu(lar)
Alınan Beğeni: 2144
Verilen Beğeni: 1250
Nereden: Tel'aran'rhiod
İlişki Durumu: Yok
Burç: Boga
Takım: Galatasaray
Rep Gücü: 51
Farkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond repute
Standart Cevap: Börü Tonga'nın Otağı
20 August 2019
# 3
Koyu Bir Faşist Olan Hitler'in Partisinin İsminde Neden "Sosyalist" İbaresi Bulunuyordu?
Adolf Hitler'in iktidara yükselen Nazi Partisi'nin uzun ismi, Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisi idi. Partinin iktidar süresince uyguladığı politikalar ise ibretlik olmakla beraber sosyalizmin tam tersi. Sözlük yazarı "mr know it all" bu durumu anlatırken sol görüş içinde neden bu tarz zıtlıklar olduğunu da açıklıyor.


her fırsatta marksizme küfreden hitler için sosyalizm fikrinin bir araç olduğunu söylemek mümkün.
partisinin sosyalist kanadı (sa'lar, goebbels vs.), alt sınıflar için burjuvanın alaşağı edilmesinden yanayken, buhran sonrası işsizlik fırlamışken dış borçların ödenmeyeceğini, herkese iş ve ekmek sağlanacağını taahhüt etmişti. 30' seçimi sonrası hitlerin oyları patlamışken, benzer söylemleri kullanan komünistlerin de oylarında artış olmuştu. iktidarı hedefleyen hitler, ortaklık için burjuvaya yönelme amacını güderken ilk işi, sa'lardaki antisemitist, milliyetçi fakat antikapitalist subayları, güçleri tasfiye etmek oldu. birahane ayaklanmasında başı çeken ernest röhm ve gregor strasser gibi "işçi sınıfı siyasetini" diline dolayan kişileri tasfiye etti veya öldürttü.

hitler, yanına çekemediği sosyalistleri öldürtürken burjuvayla olan ilişkilerini sağlamlaştırdı. maden sahipleri, çelik tröstleri, sanayiciler, banka sahipleri, sigorta şirketleri hitler için maddi ve manevi destek konumuna geldiler.



hitler iktidarı ele geçirdikten sonra, sosyal demokratlar ve komünistler için zor günler başladı.
gazeteleri toplatıldı, toplantıları, binaları basıldı. malvarlıklarına el kondu. uydurma davalarla, sahte tanıklarla birçok komünist idamla yargılandı. 1 mayıs'ı ulusal işçi bayramı ilan eden hitler, bunun ertesinde tüm sendika liderlerini toplama kampına attı. toplu sözleşmeler yasaklandı, tüm mukaveleler nazi partisinin atayacağı kişilerce belirlenecekti. burjuva doğru ata oynamıştı! alman işçi cephesini kurmakla görevlendirilen robert ley'in 1 mayıs söylevi yaşananların zıddıydı;

"işçiler! sizin kurumlarınız bir nasyonal sosyalistler için kutsaldır. ben kendim yoksul bir köylü çocuğuyum ve yoksulluğun ne demek olduğunu biliyorum. adsız kapitalizmin sömürüsü nasıldır onu da bilirim. işçiler! size söz veriyorum, biz yalnız mevcut olanı korumakla kalmayacağız. işçinin korunmasını ve haklarını daha da ileri götüreceğiz!"

tüm bunlara rağmen, nazi'lerin "milliyetçilikten, antisemitizmden muaf olmayan sosyalist kanadı", sanayii devletleştirecek, toprak üzerinde mülkiyeti kaldıracak ikinci ihtilalin gerekliliğini vurgulamaktaydı.
böylece kâr eşitçe paylaşılabilecekti. birçoğu işsiz sa birlikleri ikinci ihtilalin motoru olma niyetindeydi. hitler ise generallere yönelip sa'ların gücünü azaltarak kapitalist iktidarını güçlendirme amacındaydı. iktidarın kolluk kuvveti sa miadını doldurmuş, 150'ye yakın üst düzey sa lideri kurşuna dizilmiş, ilk uluslararası görüşmelerle "eşit silahlanma" vurgulanarak generallerin çağı başlamıştı. yeni çağda sosyalizmin, antikapitalizmin esamesi okunmadı.

haliyle, nasyonal sosyalizmi marksizmle eş tutmaya çalışmak, aynı politik tavrın farklı pratikleri olarak değerlendirmek imkansız. fakat, her mağlup ideolojinin sığındığı dolchstosslegende olgusunun soldaki izdüşümü olarak sovyetlerin çökmesi gösterilebilir. nitekim her ikisi de iç güçler, ajanlar, karşı devrimciler yüzünden çökmedi mi? baştakilerin vebalden sıyrılma çabaları her ideolojide aynı maalesef.

geçen gün aramızda birtakım ideolojik farklılıklar olan bi arkadaşımla solun neden bu kadar çok fraksiyonlara bölündüğünü tartışıyorduk. vardığımız sonuç şu ki; aradaki benzerlikleri bahane ederek bir birlik oluşturmaktansa farklılıkları kalın çizgilerle belirtip ayrışmak daha doğru. bundan da rahatsız olmamak lazım. misal; bir yanda işçi sınıfının kurtuluşu kendi eseri olacaktır diyen marksizm diğer yanda iktidarı kolluk kuvvetleri ve sanayi patronlarıyla pekiştiren, ele geçiren nazizm! benzer söylemlerden yola çıkıp ortaklık kurmaktansa ana çelişkiyi vurgulamak daha yerinde. böylece sol içinde işçi sınıfının yerine başka sınıfları ikame etme anlayışındaki sol geleneklerden de sıyrılmak mümkün.

ha bi de, mussolli'nin tam adı benito amilcare andrea mussolini. babası sıkı komünist. isimleri özenle seçmiş, meksika ayaklanmasında bir liderlerinden benito juarez, anarşist amicare caprini, sosyalist bi figür andrea costa'dan derlemiş. gel gelelim sonuç ortada. bu tip romantik sembolik hezeyanların zerre önemi yok. en büyük kanıtı.

To view links or images in signatures your post count must be 0 or greater. You currently have 0 posts.
Üyelik tarihi: 17 July 2018
Nereden: Tel'aran'rhiod
Mesajlar: 6.699
Konular: 883
Cinsiyet:Bay
Seslenenler: 664 Mesaj(lar)
Etiketleyenler: 73 Konu(lar)
Alınan Beğeni: 2144
Verilen Beğeni: 1250
Nereden: Tel'aran'rhiod
İlişki Durumu: Yok
Burç: Boga
Takım: Galatasaray
Rep Gücü: 51
Farkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond repute
Standart Cevap: Börü Tonga'nın Otağı
20 August 2019
# 4
Kuruluş Öncesinden Günümüze Teksas'ın Mücadele İçinde Geçen Enteresan Tarihi
Bizde "Teksas mı burası?" deyimine konu olan, ABD'nin onlarca filme ilham olmuş ilginç eyaleti Teksas'ın, birden fazla ülkenin müdahil olduğu çetin bir tarihi var. Sözlük yazarı "guru", detaylı bir şekilde eğiliyor konuya.


bildiğiniz gibi texas'ın ilk yerleşik halkı amerikan yerlileri. bunlar apache, caddo, comanche, kiowa, cherokee, coushatta, kıckapoo, wichita diye gidiyor.

1519'da ilk avrupa'lılar olan ispanyollar bölgeye varıyorlar ve daha sonra nueva españa yani "yeni ispanya" olarak adlandırılacak olan koloniyi kuruyorlar. merkezi mexico city olan bu koloninin büyüklüğü günümüzdeki texas ile sınırlı değil, neredeyse abd'nin tamamını kapsayacak bir yüzölçümüne sahip ve güneyde güney amerika kıtasına kadar iniyor. bu koloni daha sonra yıllar içerisinde diğer avrupalıların da kıtaya gelmesi ile birlikte savaşlar (özellikle fransa ile) ve bağımsızlık ilanları ile parçalanacak ve meksika'ya evrilecek.


Yeni İspanya'nın ilk haritalarından biri.

ispanyolların sömürgeleştirdiği bu topraklarda yaşayan amerikan yerli uluslarından biri de pueblo'lar. pueblo halkının özelliği amerikan yerlilerinde pek rastlanmayan bir şekilde, çadırlar yerine adobe kullanılarak yapılmış çok katlı ve içerisinde odaları bulunan binalarda yaşamaları. ayrıca diğer yerlilere göre daha gelişmiş tarım teknikleri kullanıyorlar. pueblo'da ispanyolların bu halka verdiği isim zira "pueblos" ispanyolca "kasabalar" demek. aslında ispanyolların pueblo halkı diye tek bir isim altında topladığı bu halk beş farklı halktan oluşuyor ve kendilerine doğal olarak pueblos demiyorlar. kendi dillerindeki isimleri hopi, taos, jimez, zuni ve tigua.

tabii bu halktan durduk yere uzun uzun bahsetmedik. bu halkın texas'ın kurulmasındaki önemi 1620'de santa fe de nuevo méxico'da (günümüzde abd'nin new mexico eyaleti) ispanyollara karşı ayaklanmaları ve 400'e yakın ispanyolu öldürmeleri, geri kalan 2000 tanesini ise günümüzde el paso, texas şehrinin olduğu bölgeye sürmeleri. sürülen ispanyollar bu şehri kuruyorlar ve bu şehir, günümüzdeki texas topraklarında kurulan ilk ispanyol sehri oluyor. bu olaydan 12 sene sonra ispanyollar geri dönüp, pueblos katliamını yapacak ve şehirlerini tekrar ele geçirecekler fakat konumuz bu değil, dönelim texas'a.

bu arada yıl 1625 oluyor. günümüzde corpus christi şehri yakınlarına fransızlar gelip bir koloni kuruyorlar. maksat ispanyollara kıllık olsun. yok yok aslında öyle değil. aslında missisippi nehrine gitmeye çalışırlarken kaybolup orada bir kale kurmaya karar veriyorlar (fort saint louis). bu şanssız koloni kuzeye illinois'e ulaşmaya çalışıyor ve bu şanssız yolculuk boyunca katliamlar, hastalıklar, isyanlarla boğuşuyor ve illinois'a ulaşamadan hepsi öldürülüyorlar.

bu arada fransızların bölgeye geldiğini öğrenen ispanyollar onları aramaya başlıyor çünkü kendilerine tehdit olarak görüyorlar. bu sayede bölgede yayılmaları hızlanıyor. bir süre sonra fransızların terkettiği kaleyi ve topları buluyorlar. topları yakıp, kaleyi gömüyorlar. daha sonra "lan biz bayağı salağız galiba, topu gömüp kaleyi niye yakmadık ki ? saatlerdir uğraşıyoruz" diyorlar. neyse, kale ve toplar ortadan kalkınca kalıntılar üzerine binalar dikiyorlar ve fransızların bıraktığı o kalıntılar 1990'li yıllara kadar toprağın altında kalıyor.

öte yandan kurdukları bu kale daha sonra fransızlar'ın bu topraklar üzerinde hak iddia etmesi için dayanak oluşturuyor.

bundan sonraki bir asır ispanyolların, bölgenin hemen komşusu olan fransız bölgesi louisiana'nın oluşturduğu tehdite karşı ha babam şehir kurması ile geçiyor.

yıllar 1821'i gösterdiğinde meksika ispanya'ya karşı isyan bayrağı açıp, bağımsızlık ilan ediyor. tabii ki o yıllardaki meksika sınırları günümüzdeki meksika'dan çok farklı (çok çok daha büyük). günümüzdeki texas da meksika'nın bir parçası.

bu arada on üç koloni ayaklanmış ve ingiltere'den bağımsızlığını alıp abd'yi kurmuşlar. meksika hükümeti ülkeyi güçlendirmek ve nüfusu arttırmak için bir göçmen programı başlatıyor ve kuzeyden amerikalıların ülkeye gelmesine izin veriyor. 1819 ekonomik krizi'nden dolayı fakirlikten sürünen amerikalılar için meksikaya yerleşmek çok cazip geliyor çünkü meksika hükümeti bu insanlara toprak veriyor. bu ingilizce konuşan, çoğunluğu protestan göçmenlere anglos deniyor ve 1834 yılına geldiğimizde ülkede 8 bin ispanyol/amerikan yerlisi kökenli meksikalıya karşın 30bin anglos yaşıyor.

bu sırada meksika hükümetinde "antonio de padua maría severino lópez de santa anna y pérez de lebrón " gücü eline geçiriyor. insanlar "ona ne kadar da uzun isimli bir adam" diye hayran olup bunu başa getiriyorlar herhalde. kendisi batının napoleon'u unvanına sahip olan antonio abimiz, giderek sağa çekmeye başlıyor. ülkeyi baskıcı, aşırı sağ, askeri bir hale sokuyor. böyle otoriter bir manyağın dikkatini "azınlıklar" çekiyor tabii. "lan daha ülkeyi yeni kurdunuz, ne ara azınlık problemi yarattınız ?" uyarılarına aldırmadan yaverine "bu anglos'lara çok fena gıcık oluyorum" diyor ve sorunu çözmek için kendince bir çözüm buluyor.


Antonio López de Santa Anna

diyor ki [yaverine] "yahu yaver senin adın ne ?" adamcağız da "efendim benim adım yaver değil, tutturduğunuz bi yaver de yaver... daver benim adım diyor". antonio bu konuya fazla takılmıyor, "tamam uzatma" deyip devam ediyor.

"arkadaş bu tejas [evet tejas, texsas'ın orjinal ispanyolca ismi tejas] bir eyalet değil mi ? bu eyaletde de lanet olası anglos çoğunluk değil mi ? bu adamlar ülkede azınlıkken eyalette nasıl çoğunluk olabilir, hayatta izin vermem" diyor ve tejas eyaletini ispanyol kökenli meksikalıların harman yeri olan coahuıla eyaleti ile birleştirip coahuila y tejas adında saçmasapan bir eyalet olarak ilan ederek gerrymandering'in tohumlarını atıyor.

aslında antonio oğlan, kuzeydeki abd'nin meksika'nın bir parçası olan teksas'ta hak iddia ederek ele geçireceğinden çekiniyor. bu yüzden böyle işlere giriyor ama bununla da yetinmiyor. zaten bu konuda toplum desteği varken köleliği kaldırmaya karar veriyor. bu ekonomisi köleliğe dayalı işgücü gerektiren texas'a büyük darbe vuruyor. yetiyor mu ? hayır. hemen arkasından abd'den anglos göçmenlerin gelmesini yasaklıyor. yetiyor mu ? hayır. yanında bu görmüş olduğunuz tarak ve göçmenlerin katolikliğe geçmesini ve ispanyolca konuşmasını zorunlu kılıyor.

bu bardağı taşıran son damla oluyor ve isyan eden texaslı anglolar meksikalı komutanları esir almaya, kaleleri ele geçirmeye başlıyorlar (don't mess with texas). antonio bu isyanların üzerine bildiğin deliriyor ve çok sert bir şekilde bastırmaya başlıyor. hatta "esir almak yok, direkt öldürün. vurun, koman" diye emir veriyor. hızını alamayıp "yök ulan eyalet filan, kaldırıyorum eyaletleri, üniter devletiz bundan kelli, mexico uber alles" diyor ve badem bıyık bırakmaya karar veriyor.

bu artık işlerin geri dönülmez bir şekilde dönüştüğü nokta oluyor ve 1836'nin nisanında texas revolution başlıyor. antonio "texas'ın geri alınması benim kişisel meselemdir, seni almadan ölmeyeceğim" diyor ve hazırladığı dev ordu ile kuzeye yürüyerek saldırıya geçiyor. yoluna çıkan tüm teksas ordularını birer birer biçen antonio nihayetinde günümüzde san antonio şehrindeki alamo kalesi'ne varıyor.

kaleyi savunan herkesi tamamen öldüren antonio oğlan zafer sarhoşluğu içerisindeyken, sam houston liderliğinde yeni bir texas ordusu kuruluyor. bu ordu yavaşça kuzeye doğru çekilmeye başlıyor ve bu çekilme sürecinde meksika ordusunun zalimliğinden korkan sivil halkın da katılması ile giderek büyüyor. çünkü manyak antonio artık yoluna çıkan sivil anglo'ları da öldürmeye başlıyor.

takvimler 21 nisan'ı gösterirken iki ordu nihayet karşılaşıyor. bu aşamada artık antonio teksas'lıları çok küçümsediği için güç sarhoşluğu içerisinde. bu karşılaşma bağımsız texas'ın kurulmasındaki en önemli savaş olan san jacinto olarak tarihe geçiyor zira texas'lılar savaşı kazandığı gibi antonio oğlanı da esir alıyorlar.


San Jacinto savaşı tasviri.


bundan sonraki süreç antonio'nun hayatına karşı meksika ordusunun rio grande nehrinin güneyine çekilmesi, antonio'nun serbest bırakılıp geri dönmesi fakat buna sinirlenen texas halkının isyan etmesi, yeni kurulan republic of texas hükümetinin "texas'da yeni bir fransız devrimi istemiyoruz" demesi, başarısız bir darbe denemesi gibi olaylarla geçiyor. neticede şam houston texas'ın ilk başkanı olup, houston şehrine adını veriyor.

sonraki süreçte meksika, bağımsız texas cumhuriyetini tanımayı reddediyor. antonio döndüğü ülkesinde özellikle de texas'a karşı giriştiği savaşta işlediği suçlardan dolayı gözden düşüyor. meksika hükümeti abd'yi texas'ı kışkırtmakla suçlamasına ve abd texas'ı bağımsız ülke olarak tanımasına karşın, parçası ilan etmeyi reddediyor.


1824'te Meksika toprakları.

öte yandan fransa kendisi için yeni bir ticaret partneri olacağını düşündüğü ülkeyi hemen tanıyor. meksika ile iyi ilişkiler içerisinde bulunan ingiltere ise 1840 yılına kadar bekleyip, meksika'nın geri alamadığını görünce ülkeyi tanımaya karar veriyor.

yıl 1845 olduğunda, hedefleri abd ile birleşmek olan texas hükümeti abd ile anlaşıyor ve abd texas'ı annex etmeye karar veriyor. bunun üzerine meksika "tamam ulan, annex etme bağımsız ülke olarak tanıcam ben dur !" diyor ama artık iş işten geçmiş oluyor. birleşme yönünde oylama yapan texas, abd'ye katılmaya karar veriyor ve bu karar mexican-american war'a yol açıyor.

texas'ın abd ile birleşmesine çıldıran meksika abd'ye savaş açıyor ve savaşın sonucunda topraklarının %55'ini kaybediyor ve texas ile beraber, new mexico, arizona ve california'yı da abd'ye vermeyi kabul ediyor.

ve bu olaylar texas halkının yarı deli, silah düşkünü karakterini şekillendirip bugüne getiriyor.

To view links or images in signatures your post count must be 0 or greater. You currently have 0 posts.
Üyelik tarihi: 17 July 2018
Nereden: Tel'aran'rhiod
Mesajlar: 6.699
Konular: 883
Cinsiyet:Bay
Seslenenler: 664 Mesaj(lar)
Etiketleyenler: 73 Konu(lar)
Alınan Beğeni: 2144
Verilen Beğeni: 1250
Nereden: Tel'aran'rhiod
İlişki Durumu: Yok
Burç: Boga
Takım: Galatasaray
Rep Gücü: 51
Farkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond repute
Standart Cevap: Börü Tonga'nın Otağı
21 August 2019
# 5
Fransa Tarihinin En Büyük Fiyaskolarından Biri: Maginot Hattı
I. Dünya Savaşı'nın sonrasında Fransa'nın, tekrar işgal edilmeyi önlemek amacıyla Almanya sınırına kurduğu Maginot Hattı, Fransızlar için büyük bir fiyasko olmaktan öteye geçemedi.


fransa'nın 1. dünya savaşı sonrasındaki savaş bakanı olan andre maginot'un, tekrarlanması muhtemel bir alman saldırısına karşı ortaya attığı savunma fikri ile oluşmuştur maginot hattı.

hat 240 km'den ibaretti ve son derece iyi hazırlanmıştı. bu hattı geçmek isteyen bir ordu sadece erir biterdi. hat üzerinde yer alan kaleler birbirleri ile yeraltı tünelleri ile bağlanmıştı ve mühimmat bu tüneller yardımı ile hattın bir ucundan diğer ucuna rahatlıkla taşınabiliyordu. hat sadece silahlarla değil, her türlü konforla da donatılmıştı. düşman savaşın tüm gerçekleri ile yüzleşirken, fransızlar arada bir içkilerini tazelemek için kendilerini bekleyen barlara gidebilecek, rahat yataklarda korkusuzca uyuyabileceklerdi.


hat sadece alman sınırını kapsıyordu. isviçre ve belçika sınırlarında devam etmiyordu. isviçre tarafsız olması ile tanınırdı, problem değildi. ingilizler de belçika üzerinden gelecek bir saldırı olması durumunda fransızlarla beraber hareket etmeye söz vermişlerdi. zaten almanlar tanklarını buradan geçirmeye çalışsalar doğa onları uzun süre engelleyecekti.


almanlar maginot hattını geçmek için kaşmadılar. yüzyıllar önce cengiz han'ın çin seddi karşısında yaptığını yaptılar, yani etrafından dolaştılar. fransa'nın çok güvendiği ormanlar da alman tanklarını engelleyemeyince büyük savunma planı tam bir fiyasko oldu. almanlar kısa sürede paris'e girerek fransa'nın işgalini tamamladılar ve on yıllar boyunca büyük külfetler ile hazırlanan savunma hattı doğru dürüst kurşun sıkamadan teslim oluverdi.


maginot hattı şimdilerde şarap mahzeni, eğlence mekanı gibi amaçlarla kullanılıyor ve halen dimdik ayakta.

To view links or images in signatures your post count must be 0 or greater. You currently have 0 posts.
Üyelik tarihi: 17 July 2018
Nereden: Tel'aran'rhiod
Mesajlar: 6.699
Konular: 883
Cinsiyet:Bay
Seslenenler: 664 Mesaj(lar)
Etiketleyenler: 73 Konu(lar)
Alınan Beğeni: 2144
Verilen Beğeni: 1250
Nereden: Tel'aran'rhiod
İlişki Durumu: Yok
Burç: Boga
Takım: Galatasaray
Rep Gücü: 51
Farkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond repute
Standart Cevap: Börü Tonga'nın Otağı
23 August 2019
# 6
Sosyal medya'dan kadınlar ölmesi yazmak veya şehitler ölmez vatan bölünmez yazmak çok kolay. Bunları yazınca tepkinizi göstermiş olmuyorsunuz. Bir değişim olmadıktan sonra hiç bir anlamı yok. Bir kadın cinayeti daha işlendi hemde çocuğunun yanında. Peki sosyal medyadan tepki göstererek mi devletin bunun önüne geçmesini sağlayacağız ? İki gün konuşup üçüncü gün unutmaya bırakacağız..Değişen bir şey olmayacak..Sonra yine aynı şekilde bir cinayet olacak ve paradoksa gireceğiz..Yine sosyal medyadan duyar kasmalar..Bir şey mi yapmak istiyorsunuz ? Protesto edin, hükümetin sizi dinlemesini bir şey yapmasını sağlayın. Yazarak olmuyor.
Qasem, Dolunay ve İlkiz bunu beğendi

To view links or images in signatures your post count must be 0 or greater. You currently have 0 posts.
Üyelik tarihi: 17 July 2018
Nereden: Tel'aran'rhiod
Mesajlar: 6.699
Konular: 883
Cinsiyet:Bay
Seslenenler: 664 Mesaj(lar)
Etiketleyenler: 73 Konu(lar)
Alınan Beğeni: 2144
Verilen Beğeni: 1250
Nereden: Tel'aran'rhiod
İlişki Durumu: Yok
Burç: Boga
Takım: Galatasaray
Rep Gücü: 51
Farkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond repute
Standart Cevap: Börü Tonga'nın Otağı
23 August 2019
# 7
Çok iğrenç bir milletiz. Gerçekten ya. Sabahtan beri bir video var adam market kasasında beklerken nasıl başarıyor bilmiyorum ama pantalonunu çıkarmadan affedin sıçıyor paçasından silkeleyip atıyor. Bunun aynısını şişli etfalde bi teyze yapmıştı. Pes doğrusu! Ne desek bilemiyorum.
İlkiz bunu beğendin

To view links or images in signatures your post count must be 0 or greater. You currently have 0 posts.
Üyelik tarihi: 17 July 2018
Nereden: Tel'aran'rhiod
Mesajlar: 6.699
Konular: 883
Cinsiyet:Bay
Seslenenler: 664 Mesaj(lar)
Etiketleyenler: 73 Konu(lar)
Alınan Beğeni: 2144
Verilen Beğeni: 1250
Nereden: Tel'aran'rhiod
İlişki Durumu: Yok
Burç: Boga
Takım: Galatasaray
Rep Gücü: 51
Farkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond repute
Standart Cevap: Börü Tonga'nın Otağı
23 August 2019
# 8
Ekim Devriminden Sonra Topluca İnfaz Edilen Köklü Rus Ailesi: Romanov Hanedanı
Rusya'yı tam 300 yıl boyunca yöneten ancak Lenin liderliğindeki Bolşevik Devrimi'nden sonra topluca infaz edilerek yok edilen ailenin kısa tarihi.


Kimdirler?
1613-1917 yılları arasında rusya’nın tek hâkimi olan hanedandır. bolşevik ihtilali (1917) sonrası lenin’in ilk icraatı hanedan ailesini, devrimden dokuz ay sonra ortadan kaldırmak olmuştur. yedi kişilik çar ailesi beraberinde çarın doktoru (eugene botkin) ve hizmetçileriyle beraber 17 temmuz 1918'de, ekim devrimi’nden dokuz ay sonra idam edilince, 23 yıllık ii.nikolay ve üç yüz yıllık romanovlar dönemi, mühendis ipatiev'in evinde sona ermiştir.


1892'de Romanovlar

İnfazın hikayesi
bu ailenin başına örülecek kader ağlarının bir bölümü, çok trajik bir biçimde türkiye cumhuriyeti topraklarında vuku bulmuştur.

28 temmuz 1914 de başlayan avrupadaki savaş, birkaç yüzyıldır büyük devletler arasındaki sömürge ve açık pazar bulma yarışlarının birbirleri arasında oluşturduğu husumetin patlama noktası olmuş, ardından büyük güçler itilaf devletleri (birleşik krallık, fransa ve rusya) ve ittifak devletleri (almanya, avusturya-macaristan, italya -ilerleyen günlerde osmanlı imparatorluğu) olarak cepheleşmişlerdir.

temmuz 1914'te seferberliğini hızlıca tamamlayan rusya, doğu prusya'ya girerek avrupa içlerine doğru ilerlemesine başladı. hızla yol kateden ruslar, almanları hazırlıksız yakaladıklarını düşünüp kontrolsüz ilerlemesinin cezasını 120000 askerinin esir edilmesiyle ödeyecekti. rusya'nın çok büyük bir silahlı gücünün kaybı sonrası birleşik krallık ve fransa, rusya'ya acil silah yardımı yapılmasını öngören çanakkale savaşları planlarını şekillendirmeye başladı. 1915 yılında avusturya-macaristan imparatorluğunun rusya üzerine yaptığı seferin başarılı olması ve rus toprakları üzerinde 120 km ilerlemenin sağlanması üzerine fransa ve birleşik krallığın çanakkale savaşları planlarının uygulanması zaruri hale geldi.

şubat 1915 de birleşik krallık ve fransa askerlerinden oluşan karma donanma; çanakkale boğazını ele geçirip, istanbul'u işgal ederek rusya'ya askeri yardım koridorunu oluşturacak planlarını gerçekleştirmek için boğaz'a ilk saldırılarını başlattılar.

işte bu saldırıların başlamasıyla da romanov ailesinin kaderi bu topraklarda yavaş yavaş şekillenmeye başladı.

18 mart 1915'te çanakkale deniz savaşları'nın en şiddetli çarpışmasının yaşandığı gün karma donanmanın gözbebeği irresistable, bouvet ve ocean zırhlıları boğazın sularına gömülürken seyit onbaşı attığı top mermilerinin kelebek etkisini herhalde ki hesaplayamamıştır.

denizden boğazı geçemeyeceğini anlayan birleşik krallık ve fransa, rusya'ya yardım götürmeyi amaçlayan planlarının kara harekatı safhasını uygulamaya kara verirler. buna göre karaya çıkartma yapılıp tampon bölge oluşturularak donanmanın boğazı güvenle geçişi sağlanacaktır.

arıburnu, seddülbahir ve anafartalar'a yapılan kara çıkarmaları; bir millet için toplumsal bilincin ve milliyetçi farkındalığın ortaya çıkmasını sağlarken (anzaklar), türk askerinin müthiş özverisi, yarbay mustafa kemal'in eşsiz komutanlık dehası sayesinde def edilip, gerekli yardım rusya'ya ulaşamadığı için, savaşın getirdiği kıtlık, sefalet ve askeri başarısızlıklar yüzünden bu ülkenin iyiden iyiye iç karışıklıklara sürüklenmesine neden olacaktır; ki bu da romanov hanedanı'nın sonunu hazırlayan en önemli sebeplerden birisidir.

birleşik krallık ve fransa'nın rusya ile bir koridor oluşturup onlara nefes aldırmayı planlayan bu harekatları sonuca ulaşamayınca, savaş alanındaki başarısızlık; ülke içindeki ekonomik ve siyasi istikrarsızlığı tetiklemiş ve bu olumsuzluklara çare bulamayan son çar ikinci nikolay 2 mart 1917'de kardeşi mihail lehine tahttan çekildi. 4 mart 1917'de romanov ailesi st. petersburg'un dışındaki çerskoye selo'da ev hapsine alındılar.

30 nisan 1918'de aile ve onlara sadık birkaç hizmetkarları trenle son ikametgahları yaketerinburg'a getirildiler. ve burada ipatyev evi olarak adlandırılan malikaneye yerleştirildiler. evin etrafı uzun çitlerle kapatıldı ve üst kat camları beyaza boyanarak aile tümüyle dış dünyadan izole edildi.

16 haziran 1918 günü, güneşin romanov ailesi için bir daha doğmamak üzere battığı gündü. ailenin güvenliğinden sorumlu komutan yurovsky moskova'dan ailenin infazının onaylandığına dair telgrafı aldıktan sonra gerekli hazırlıklara girişti. konutta görevli bütün askerlerin üzerinden nagant marka tabancalar toplandı, her aile üyesine bir kişi düşecek şekilde infazı gerçekleştirecek mangaya tabancalar dağıtıldı.

17 haziran 1918 saat geceyarısını biraz geçmişken aile komutan yurovsky tarafından uyandırılıp giyinmeleri söylendi. aile hazırlıklarını tamamlandıktan sonra yardımcılarıyla birlikte bodrum katına indirildi. başlarına geleceklerden habersiz çariçe, bodrum katında hasta olan oğulları aleksey için bi sandalye talep etti. gelen 3 sandalyeye çar, çariçe ve aleksey oturdu. neden bodrum katında toplandıklarını soran aileye, yaketerinburg'un şehri kuşatmış olan çek birlikleri tarafından düşürülebileceği olasılığı olduğu ve başka bir yere nakledilecekleri, rus kamuoyu hayatlarından şüphe ettiğinden bir fotoğraf çekilerek yola çıkacakları söylendi. aile merak içinde fotoğrafçıyı beklerken saat tam 02:00 de yurovsky ve infaz mangası bodruma tekrar geldiler. yurovsky aceleyle infaz emrini çar ve ailesine okuyarak infazı başlattı. yurovsky hemen o anda çarı kafasından vurarak öldürdü. aynı anda odada bulunan infaz mangası da silahlarını ateşlemeye başladı. 11 silahtan çıkan 103 kurşunla beraber bodrum katını tümüyle bir duman bulutu kapladı. silah atışları sustuktan sonra askerler işlerini garantiye almak için aileden sağ kaldığını düşündüklerini süngülediler. bunda da başarılı olmadıklarını düşünüp aile üyelerinin başlarına bir kurşun sıkarak çar ve ailesinin infazını tamamladılar.


İnfazın gerçekleştiği bodrum.

Peki ya sonra?
infazdan sonra, çar sempatizanlarının cesetleri sahiplenip şehit muamelesi yapmasını istemeyen bolşevikler tarafından hanedanın cesetleri yakılarak, yakınlardaki ormanlık araziye gömülmüştür. hanedandan iki çocuğun kalıntıları diğerlerinden daha uzak bir yere gömüldüğü için; bu 2. mezar ortaya çıkana kadar çocukların infaz esnasında ölmediği ve kurtulduğu yönünde spekülasyonlar yapılmış, ancak ilk mezarın yaklaşık 60 metre ilerisinde bulunan 2. mezardaki kalıntıların bu iki çocuğa ait olduğu tespit edilmiştir. sscb dağıldıktan sonra 1998 yılında hanedan st. petersburg'da st. peter ve paul katedraline defnedilmiş, 2008 yılında da rusya yüksek mahkemesi kararı ile itibarları iade edilmiştir.


Enteresan bir anektodla bitirelim
iç savaş öncesi, çar ii. nikolay ingiltere'deki kuzeninden ailesini yanına aldırması konusunda yardım istiyor fakat eşi aleksandra alman olduğu için o dönem hoş karşılanmıyor ve bu talebini geri çekmek zorunda kalıyor. iç savaş çıkınca da bolşevikler tarafından yekaterinburg'a götürülüyorlar ve orada toplu olarak idam ediliyorlar.

sonradan çar ii. nikolay rus ortodoks kilisesi tarafından aziz ilan ediliyor, yıllar sonra. hayat böyle garip işte... sen önce adamları kurşuna diz, ateşe atıp yak; sonra aziz ilan et.

To view links or images in signatures your post count must be 0 or greater. You currently have 0 posts.
Üyelik tarihi: 17 July 2018
Nereden: Tel'aran'rhiod
Mesajlar: 6.699
Konular: 883
Cinsiyet:Bay
Seslenenler: 664 Mesaj(lar)
Etiketleyenler: 73 Konu(lar)
Alınan Beğeni: 2144
Verilen Beğeni: 1250
Nereden: Tel'aran'rhiod
İlişki Durumu: Yok
Burç: Boga
Takım: Galatasaray
Rep Gücü: 51
Farkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond repute
Standart Cevap: Börü Tonga'nın Otağı
18 September 2019
# 9
Finlerin, Sovyetlere Karşı Tarihin En Şanlı Direnişlerinden Birine İmza Attığı Kış Savaşı
1939-1940 Fin-Sovyet Savaşı, bir diğer bilinen adıyla Kış Savaşı'nda, koca bir Sovyet ordusuna karşı direnen Finler, tarihin en zorlu işlerinden birine imza attılar.


polonya'nın paylaşılmasının ardından stalin, rusya'nın baltık kanadını geçici müttefiki hitler'den korumak için bir an önce muhafaza altına almak istiyordu. bu sebeple finlandıya'ya 3 ana konuda hedeflerini ve bunlara yönelik askeri taleplerini bildirdi.
birincisi; leningrad'ın denizden gelebilecek tehlikelere karşı korunması amacıyla finlandiya körfezinin her iki yanına topçu birlikleri yerleştirmek ve dışarıdan körfez'e girmek isteyecek gemileri engellemekti. buna ek olarak körfez içinde bulunan hogland, seiskari, lavanskari, tytarskari ve loivisto adalarının ruslara kayıtsız devrini, körfezin kuzey tarafındaki hango limanı'nı da otuz yıllığına anlaşma yaparak ülkelerine katmak istemişlerdi. yanı genel olarak finlandiya korfezini deniz üssüne çevirmek istemişlerdi.

ikicisi; lenıngrad'ı fin topraklarından gelebilecek kara saldırılarına karşı güvence altına almak için karelian kıstak'ındaki sınırı lenıngrad'ın topçu menzilinden dışarı çıkartmaktı. bunun anlamı açık açık toprak talebi idi.

üçüncüsü; kuzey uçta petsamo bölgesinde sınır çizgisinin baştan düzenlenmesiydi. bu, bölgenin coğrafi yapısı sebebiyle rusya'nın olası bir muharebede avantaja geçmesi için seçilmiş alanların rusya'ya devredilmesi anlamına geliyordu.


sovyetler birliği, bu toprak düzenlemesi karşılığında finlandıya’dan aldığı 1700 kilometrekarelik toprak için 3500 kilometrekarelik repola ve porajorpi bölgelerını vermeyi teklif etti
durum, tarafsız bir gözle incelendiğinde finlandıya'nın güvenliğine bir zarar gelmeden rusya'ya büyük bir emniyet sağladığı görülür. anlaşma, rusya'ya karşı yapılacak herhangi bir alman taarruzunda, finlandıya'nın atlama tahtası olarak kullanılmasını kesinlikle engelliyordu. ancak finliler, böyle bir çözümü kabul etme konusunda çok duyarlı davrandılar. gerekçeleriyse büyük bir titizlikle uyguladıkları tarafsızlık politikasıyla denk düşmemesiydi.
bunun üzerine rusya, 28 kasım 1932'de imzaladığı saldırmazlık paktı anlaşmasını iptal ettiğini açıkladı ve hemen ardından 30 kasım'da sovyetler birliği'nin işgali başladı.

ilk harekat 7. ve 14. ordu tarafından, leningrad’dan karelina kıstakı’na doğru başlatıldı. bölge finlandiya körfezine hakim olma yolunda atılacak bir adım için çok önemliydi. ancak taarruz, ileride bir efsane olarak anlatılacak mannerheim hattı’nın ön taraflarında durdu. fin askerlerinin katı savunması ve hattın isim babası carl gustav emil mannerheim ‘in akılcı taktikleri ile bu bölgeye harekat düzenleyen her rus birliği bunun bedelini çok ağır ödedi. rusya cephe daraltarak işgalin gerçekleşemeyeceğini kabul etti ve var olan sınır boyunca her uygun açıklıktan saldırıya başladı.

ikinci harekat, finlandiya’nın geniş karnı üzerinde başlamıştı. kuzeyden başlayan taarruz finlandiya içlerine kadar ilerlemiş botni körfezi yolunu yarılamıştı. bu noktadan sonra harekat bir fin tümeni tarafından geri püskürtüldü ve oyalama muharebeleri* başladı. güneydeki taarruz ise ocak ayının başlarında yavaşladı ve fin kayaklı askerleri tarafından gerçekleştirilen karşı saldırılar ile durduruldu. rusya’nın kanatlarını kuşatan finliler, ikmal yollarını tıkadılar ve rusların geri çekilmesini engellediler ve birliklerin açlıktan ve soğuktan bitkin hale gelmelerini bekledikten sonra saldırarak rus birliklerini dağıttılar.


ilk taarruzlar dünyayı hayrete düşürmüştü
batı’da sovyet saldırganlığının kurbanı olan finlandiya’ya duyulan sempati, kuvvetli düşmanını püskürten bir ülkenin başarısını coşkun bir şekilde desteklemeye dönüştü. bu durum fransa ve ingiltere hükümetlerinde finlandiya’ya yardım gönderme fikrini doğurmuştu. amaçları hem finlandiya’ya yardım etmek, hem de almanların iştahını kabartan isveç’in gallivare bölgesinde bulunan demir cevherlerini emniyet altına almaktı. ancak bu proje kısmen norveç ve isveç’in itirazlarından dolayı finlandıya’nın çöküşüne kadar gerçekleştirilemedi.

rusya kesin bir sonuç belirlemek için tam 14 tümenini mannerheim hattı önlerine yığdı. ilk taarruz 1 şubat’ta yoğun topçu ateşi ve hava desteği ile başladı. bir hafta süren bu yoğun mücadele sırasında mannerheim hattı’nda ilk açılmalar meydana geldi ve ruslar siperleri bir bir ele geçirerek viborg önlerine kadar ulaştılar. kahraman direnişin sonu gelmişti. hareket kabiliyetleri kalmadığından ve ulaşım tesisleri artık felce uğradığından, çöküş kaçınılmazdı. çöküşten kurtulmanın tek yolu ise şartlı teslim olmaktı.


6 mart 1940’ta finlandiya hükümeti barış görüşmeleri için rusya’ya bir heyet gönderdi
sovyetler ilk önerilerinde yer almayan yeni bölgeler talep ediyorlar, istekler bunula sınırlı kalmayıp ülke içindeki tren yollarının da tamamının rus hükümetinin emrine verilmesini istiyorlardı.

mareşal mannerheim, birçok devlet adamından daha gerçekçi bir yaklaşımla (fransa ve ingiltere’den gelecek yardımdan endişe ediyordu) bir an önce şartların kabul edilmesini istiyordu. stalin de isteklerini sınırlı tutarak akılcı davranmıştı. zaten savaş sırasında bir milyondan fazla rus askerini, çok büyük miktarda tank, top ve teçhizatını yitirmişti. finlandiya, koşulları kayıtsız şartsız kabul etti ve rusya’nın isteklerine, istemeyerekte olsa boyun eğmek zorunda kaldı.

bu zorlu savaş boyunca kahraman fin halkının son ana kadar (barış şartlarının kabul edildiği gün dahil!!! – dikkatiniz çekerim) verdikleri insanüstü mücadelesi, bütün dünya ülkeleri tarafından büyük bir içtenlikle izlenmiştir. ülkemizde yarattığı izler açısından cumhuriyet gazetesinin attığı başlıklar ve haberler bu görüşlerin doğrulandığını kanıtlar biçimdedir.

To view links or images in signatures your post count must be 0 or greater. You currently have 0 posts.
Üyelik tarihi: 17 July 2018
Nereden: Tel'aran'rhiod
Mesajlar: 6.699
Konular: 883
Cinsiyet:Bay
Seslenenler: 664 Mesaj(lar)
Etiketleyenler: 73 Konu(lar)
Alınan Beğeni: 2144
Verilen Beğeni: 1250
Nereden: Tel'aran'rhiod
İlişki Durumu: Yok
Burç: Boga
Takım: Galatasaray
Rep Gücü: 51
Farkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond repute
Standart Cevap: Börü Tonga'nın Otağı
18 September 2019
Norm Ender'in Olay Yaratan Diss'i Mekanın Sahibi'ndeki Tüm Göndermeler
Geçtiğimiz günlerde Norm Ender, Ezhel ve Ben Fero'yu ana hedef tahtasına koyduğu Mekanın Sahibi adlı bir diss şarkı yayınladı. Bu şarkıda fazlaca gönderme var.


mekanın sahibi'nin ilk kısmı trap tarzı müzik yaparak, anlamsız sözler, salakça ikilemelerle trap ile ağır taşak içeriyor… daha sonra gerçek rap yaparak işte müzik böyle yapılır mesajı veriyor. peki mekanın sahibi şarkısındaki diss'ler?


ilk kısım
sabah yaptım krep, krep
ne güzel oldu breh, breh
sardım yedim wrap, wrap
kafam düştü direk, direk
her yer olsa da kezban tırrek
yatamama evde yatak döşek
çıktım dışarı açtım trap
kafam şimdi fişek, fişek
(trapin çok saçma sözlerle olduğunu uygulamalı göstermiştir)


ve göndermeler

oh, yeah geceler (ezhel - geceler)

cihangirli heceler (zenginlik ve heceleme… hedef ben fero)

elit foşik turistler (seçim sürecinde bir çok kere siyasi olarak eleştirdiği tayfayı ilk defa etnik faşizm ile suçluyor. ayrıca rap’te geçici olduklarını söylüyor turist diyerek)

sokaklar ve polisler
viski döküp sevişelim
natalie diyo’ “peşin alim.” (kliplerde oynattığı ve etrafındaki kadınları ücretle tutulan hayat kadınları olmakla itham ediyor)

dedim: “tamam hadi canim.” (trap şarkıların boktan konuları... ayrıca burada canim diyerek almanya doğumlu ben fero'nun bozuk türkçesine de gönderme var)

bizde küvet yok duşa kabin (ezhel-küvet)

oh, yeah çılgın genç
bu iş böyle rolex, range (zenginlik göstergesi olarak sık sık göze sokulan rolex saat ve range rover)

sizin tayfa bitch, bitch
bizim tayfa rich, rich (trapte yapılan sidik yarışı)


keltoş babana koş (ben fero)
trap böyle yapana hoş
la bebe koş, la bebe coş (ankara tayfası, ezhel…)
siz windows ben macintosh

mandingo, norm ender (mandingo bir porno yıldızı, malzemenin büyüklüğü ile meşhur, norm ender kendisi ile özdeşleştirmiş)

benim kamış dolce (dolce, gucci meraklılarına mesaj)

oturan diyo’ mor minder (kendisi ile mor minder yakıştırmasıyla dalga geçmişlerdi)
haterlerım o.ç


bu gece, bu gece (ceg - bu gece)
bizim böyle kafamız güzel
bizim hep kafamız güzel

öyle geziyoz işte (yerli trapperların, özellikle ezhel, ceg ve keişan’ın şarkılarında kafalarının güzel olduğunu söylemesi)

polisler hep peşimizde bizim
polisler niye peşimizde (polisler niye peşimizde sorusuna cevap vermeyerek ağır çakmıştır.)

bebeler, bebeler
(can’t resist)


norm ender'in gerçek tarzını konuşturduğu bölüm

popüler kültüre köle gibi yapış (klibinde demet akalın oynat) ama lafa gelince marley, 2pac.
tabii yüzüne bi’ dövme (ezhel’in yüzündeki dövme ve “bir bar taburesi üstünde, 2pac’ın öldüğü yaşta” sözü)

demode bi’ raggae tona bas auto-tune’u ol lil pump ( ezhel’in reggae sounduna benzer sesine autotune basıp rapin en tanınır isimlerinden biri olması)

ama beni hitler gibi kariyerim ile tehdit eder pozitif’ten elif cemal (bkz: elif cemal)
ben boyun eğmem soyunu disslerim

çıldırtırım etnik faşistleri (yine ben fero yine siyasi gönderme; elif cemal ve babası hasan cemal'e de gönderme)

umrumda değil kuliste otlayan sürekli koklayan zifoslar (zifoş: işe yaramaz, gereksiz)

ve beni dinler devrimci gençler sizi yavşak lümpen migos’lar (lümpen ayak takımı. migos bir mumble grubunun adıdır. norm, eziklemiş benfero ve dinleyenlerini)

kafası testis gibi sirk maymunları (ben fero’nun kel oluşu, ezhel'in kafam taşşak gibi sözüne gönderme)

istiyorsa orman kanunları (ben fero’nun albümünün ismi.)

o zaman güçlü zayıfı ezecek
size yok sosis, salam, şırdan şırdan

ey, ey hadi bakalım
gucci gang, gucci gang nasıl yapalım? (lil pump’ın “… rap ne hale geldi ya” mevzularına konu olmuş sürekli nakarat tekrarına dayalı bir şarkıdır.)

mekanın sahibi geri geldi
bebeleri pistten alalım alalım (bebe lafını sık sık ezhel kullanır)
ey, ey hadi bakalım

mary jane, mary jane nasıl yapalım? (khontkar ve burry soprano’nun mary jane şarkısı)
mekanın sahibi geri geldi



özgürlük deyip uyuşmayın (bence şarkıda geçen en iyi söz... çok kallavi bir uyuşturucu karşıtı söz)

basını, tizini, sesini açın (ben fero’- biladerim için- “basını, tizini, midini bilmem”)

hip-hop’u bok edecekseniz eğer
polisten değil, siz benden kaçın (run) (ezhel’in - şehrimin tadı – “ah, polisten kaçın”)

ey, ey, ey
kraldan kaçın
ey, ey, ey (sülalen için)

hıdıdı hıdıdı al bitch! (ben fero sık sık snoop dog’un dalga geçtiği şekli ile klasik raple “hıdıdı hıdıdı” diye klasik rap ile dalga geçmekteydi, al sana hıdıdı şekli olmuş)

şarkının son saniyelerinde değişen altyapı, norm ender ve norm erman’ın 2007 yılında çıkardığı “rap dersi” şarkısının müziği, bir çeşit rap dersi 2 olmuş şarkı.

gelelim kliple ilgili bazı hoş anektodlara
klibin ilk bölümünde sözlerle uyumlu olarak kadınlar, arabalar mevcut çekim ise aşağıdan yapılmış. yönetmen boktan müzik eşliğinde bir nevi norm ender'in dolce'sini izletmekte. ancak ikinci bölüm ve gerçek rap ile birlikte kamera açısı yukarı çıkmış, seyirci yani gerçek rap dinleyicisini ilahlaştırılmış, artık kadınlara arabalara da ihtiyaç yok. ender'in etrafında yalnızca rap dinleyicileri var.


corvette'in plakası kng (king, kral) ikinci bölüme hemen geçerken spin drift yapmakta... başka bir deyişle kral dönüyor.


klipte araçta norm ender'in yanında oturan kasap tiplemesi ezhel'in kafanda kur şarkısında diss attığı nusret'i temsil ediyor.


klibin başında görünen tablo sanat dili olarak meşhur kaplumbağa terbiyecisi'ni anımsatmakta... rapper terbiyecisi için hoş bir benzetme olmuş.


norm ender için bugüne kadar tarzından ötürü "türk eminem" yakıştırması çok yapılmıştır. klipte ara ara çıkan alttan çekim uçuşan kostüm eminem'in slim shady, without me kliplerinde kullandığı kostümü andırmaktadır. ayrıca eminem'in tıpkı benzer şekilde trapçi lil pump'ı madara etmesi de senaryoya oturmaktadır. bu hali ile norm ender eminem ekolüne benzetilebilir, kostüm seçimi de bundan rahatsız olmadığının göstergesi.


To view links or images in signatures your post count must be 0 or greater. You currently have 0 posts.
Konuyu 1 kişi okuyor. (0 üye ve 1 misafir)
 



Ticarî amaç gütmeden, maddî bir menfaat elde etmeden internet yayınlarına olanak sağlayan global bir paylaşım ağı olan ForumDenizi, adından ve vasfından da anlaşılabileceği üzere bir forum sitesidir. Forum siteleri, tıpkı sosyal medya ve interaktif sözlükler gibi 5651 sayılı kanunun 2. maddesinin 1. fıkrasının "m" bendine göre Yer Sağlayıcı olarak faaliyet göstermekte olan, hizmet ve içerikleri barındıran sistemleri sağlayan veya işleten platformdur.
5651 sayılı kanunun 5. maddesine göre yer sağlayıcı, yer sağladığı içeriği kontrol etmek veya hukuka aykırı bir faaliyetin söz konusu olup olmadığını araştırmakla yükümlü değildir. Başka bir deyişle ForumDenizi üzerinden yapılan yazılı, görsel ya da işitsel paylaşımlardan doğabilecek yasal sorumluluk, mezkur içeriği paylaşan ForumDenizi üyesi gerçek kişilere aittir. İlgili kanunun anılan maddesinin 2. fıkrasında da çok açık bir biçimde öngörüldüğü üzere; yer sağlayıcı, yer sağladığı hukuka aykırı içerikten, ceza sorumluluğu ile ilgili hükümler saklı kalmak kaydıyla, bu Kanunun 8 inci ve 9 uncu maddelerine göre haberdar edilmesi halinde ve teknik olarak imkân bulunduğu ölçüde hukuka aykırı içeriği yayından kaldırmakla yükümlüdür.
Açıklanan hukuki dayanaklar temelinde, hak ihlâli iddiasında bulunan hak sahipleri İLETİŞİM linkinden yer sağlayıcı ForumDenizi yöneticilerine ihtarda bulunarak bahse konu hususu tebliğ etmeleri halinde incelemeler yapılıp, en geç 2 gün içerisinde gerekli işlemler tesis edilecektir.
5101 sayılı yasayla degişik 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu gereğince ForumDenizi üzerinde telif hakkı bulunan MP3, video vb. eserlerin paylaşımı T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından hak sahipliği verilmiş olan MÜ-YAP tarafindan yasaklanmış olup, yasal işlem olması halinde, paylaşan kişi ya da kişilerin bilgileri gerekli kuruma verilecektir.