Forum Düzeni
Üye Günlüğü
Üyelerimizin kişisel sayfaları olarak da kullanabilecekleri, günlük tutabilecekleri ve hoşuna giden resim, yazı, video paylaşımlarında bulunabilecekleri bölüm.
Kullanıcı Etiket Listesi

Like Tree97Beğeni(ler)

Seçenekler
Seçenekler
Stil
Üyelik tarihi: 17 July 2018
Nereden: Tel'aran'rhiod
Mesajlar: 6.699
Konular: 883
Cinsiyet:Bay
Seslenenler: 664 Mesaj(lar)
Etiketleyenler: 73 Konu(lar)
Alınan Beğeni: 2144
Verilen Beğeni: 1250
Nereden: Tel'aran'rhiod
İlişki Durumu: Yok
Burç: Boga
Takım: Galatasaray
Rep Gücü: 51
Farkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond repute

Standart Cevap: Börü Tonga'nın Otağı

09 June 2020
# 1
Cengiz Han'ın, Harzemşahlar Devleti'ni Adeta Sinirden Köpürerek Yıkışının Hikayesi
Cengiz Han, bir elçi krizi sonrası Orta Asya'daki Harzemşahlar'a kızgın bir sefer düzenler ve olanlar olur...

"hey cengiz, sen koca bir çılgınsın"
konu: cengiz han'ın harzemşahlara saldırısı, vali inalçuk'u ibretlik bir ölümle cezalandırması, ve ardından gelen kanlı istilanın hikayesi...

1218 yılında, 450-500 kişilik ticari bir moğol kervanı otrar şehrine gelir. şehrin valisi olan inalçuk, kervanın içinde moğol casusları olduğu gerekçesiyle herkesi tutuklar. burada esas amacı kervan mallarına indragandi yapmaktır. olay hakkında bilgilendirilen dönemin harzemşah hükümdarı sultan 2. muhammed, hepsinin öldürülmesini emreder. emir gerçekleştikten sonra da kervanın malları buhara'ya götürülüp satılır. bir şekilde kurtulmayı başaran moğol tüccarlarından biri deve tepesinde kaktüs suyu içe içe ülkesine döner ve durumu cengiz han'a bildirir. bunun üzerine cengiz han, sultan 2. muhammed'e inalçuk'un cezalandırılması -öldürülmesi- ve mallarının iadesi talebiyle elçi yollar. sultan'ın buna tepkisi ise elçinin kafasını kesip, yanındaki iki yarenin sakallarını traşlamak olur. adeta "senin mallar davuk oldu, döner yapıp yidik" demiş ve kesik başlı gövel elçiyi köse yarenlere emanet edip postalamıştır (kışkırtmaya bak, yuh).


Harzemşah Devleti

1219 yılında şehre varan cengiz han ve yaklaşık 150.000 kişilik ordusu 5 ay boyunca kuşatmayı sürdürür ve nihayet dış duvarları aşıp şehir merkezine -iç kaleye- varır. inalçuk "vadıfakemayduinghiyırmeen?" (what the fuck am i doing here man) diye düşünen dertli neferlerinin kaledeki savunmasıyla 1 ay kadar daha dayanır fakat sonunda kıskıvrak yakalanır. cengiz han'ın provokasyondan ve kuşatma yorgunluğundan öfkesi iyice kabarmıştır artık. inalçuk'un halkının gözü önünde idam edilmesi için gümüş getirtir ve meydanda eritip inalçuk'un gözüne gözüne ve kulaklarına kulaklarına döktürür (oha).

olayların korkusuna kapılan sultan ise sessiz sedasız kaçmayı başarır. cengiz han hemen general subutay'ı görevlendirir ve emrine 20.000 asker vererek sultan'ı yakalamasını emreder. yine de sultan nasıl bir göt korkusuyla kaçtıysa yakalanamaz ve hazar denizi'nde, gizlendiği bir adada belirsiz bir tarihte ölür (yine de ölümü 1220 kabul ediliyor). efendim, bu adanın ismi abaskun'dur (ya da abaskun isimli bir kıyı semtine çok yakındır) ve günümüzde mevcut değildir. teoriye göre 14. yy'de hazar denizi'nin -muhtemelen büyük bir deprem neticesinde- aşırı yükselmesi sebebiyle abaskun adası da eriyip gitmiştir.

özel not: bu su taşkını öyle büyük boyuttadır ki, 13. yy'de bakü koyundaki bir adaya inşa edilen büyük sabail kalesi suların yükselmesiyle tamamen yok olur; suların yavaş yavaş çekimesiyle 18. yy'de tekrar ortaya çıkar (vay anam vay).



sultan'ın kaçmasıyla birlikte lidersiz kalan ülke artık dağılmaya mahkumdur
semerkant'ın düşmesiyle birlikte buhara başkent kabul edilir fakat cengiz'in ordusu aldığı emir doğrultusunda harzemşahlara ait ne varsa silip süpürmeye devam eder ki burada yaşlı/kadın/çocuk ayrımı yapılmaz. kesik kafalardan dağ gibi bir öbek yapılarak mutlak zafer ilan edilir (psikopatın gösteriş meraklısı olanından korkucan kardeş). rivayete göre cengiz öyle çıldırmıştır ki, bir nehre yapay kanal açtırarak sultan 2. muhammed'in doğduğu şehri sular altında bırakır ve haritadan siler (tedavi? terapi? mümkün değil).

buhara'da türk direnişçiler ancak 12 gün dayanır. kalenin düşmesiyle birlikte sağ kalan askerler öldürülür, sanatkar ve zanaatkarlar moğolistan'a gönderilir. genç erkekler moğol ordusuna katılırken halkın geri kalanı köleleştirilir. artık son aşamaya gelen moğollar "bi şey yapmalıııı! hey!" diye höykürerek ürgenç (mevcut ismiyle köhne ürgenç) şehrine saldırır. ürgenç büyük ve son derece zengin bir ticaret merkezidir. savaşın moğol ordusu adına en zor kısmı burada geçer. bir nevi gerilla savaşına dönen olay sebebiyle moğol ordusu bir süre afallar ve normalden çok daha büyük zayiat verir. her yeni zorlukla birlikte gözünü iyiden iyiye kan bürüyen cengiz, bir iddiaya göre 50.000 askerine her birinin 24 kişi öldürmesi emrinin vermiş ve kaba hesapla 1.2 milyon kişiyi katletmiştir. sayılar abartılı ya da iddia asılsız bile olsa bu olay hala tarihin en kanlı katliamlarından biri olarak kabul edilmektedir.

bunun ardından cengiz han kendi manyaklığından sıkılmış ve "eytere bea" diyerek ortamdan çekilmiş, veliaht olarak ögeday'ı tayin etmiş, birlikleri birkaç yıl içinde 2. muhammed'in oğlu celaleddin'in liderliğindeki harzemşah kalıntılarını temizlemiştir. net bir tarih koymak gerekirse harzemşah ülkesi 1230 yılında resmen yok olmuştur.

neticede cengiz han'ın sayko bir karakteri olabilir, bunu tartışmıyorum ama harzemşah ülkesinin ve halkının gördüğü zulüm biraz da hükümdarının yediği haltlara bağlıdır. hayır yani müslüman adamsın, ne diye el alemin kervanına göz dikersin, ne diye zeval olmayacak elçinin kafasını kestirirsin? bir de kafa tuttuğun adamla ticaret anlaşmaların falan var ve zaten psikopatlığı dilden dile dolaşan biri. kaldı ki buhara zaferinin ardından harzemi halkına yaptığı konuşmada cengiz han "men tengri'nin kırbacıyam!" demiş ve şaşkın kalabalığa günahlarının cezasını vermek için orada bulunduğunu belirterek balatayı sıyırdığını ya da ozon tabakasının delinmesine yol açacak büyüklüğe ulaşan egosunu ispatlamış (aerosol falan hikaye, hep cengiz yüzünden).

günahları boyunlarına, tartışması tarihçilere...

To view links or images in signatures your post count must be 0 or greater. You currently have 0 posts.
Üyelik tarihi: 17 July 2018
Nereden: Tel'aran'rhiod
Mesajlar: 6.699
Konular: 883
Cinsiyet:Bay
Seslenenler: 664 Mesaj(lar)
Etiketleyenler: 73 Konu(lar)
Alınan Beğeni: 2144
Verilen Beğeni: 1250
Nereden: Tel'aran'rhiod
İlişki Durumu: Yok
Burç: Boga
Takım: Galatasaray
Rep Gücü: 51
Farkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond repute
Standart Cevap: Börü Tonga'nın Otağı
11 June 2020
# 2
Bir Çömlek Külle İsyancılara Karşı Koyarak II. Mahmud'un Hayatını Kurtaran Kadın: Cevri Kalfa
Tarih hikayelerinde kahramanlar hep erkek mi olur sanıyorsunuz? Osmanlı tahtını cesareti ve zekasıyla kurtaran bu kadın Osmanlı İmparatorluğu'nun önemli figürlerinden biri.


cevri kalfa'nın tarih kitaplarında II. mahmut'un hayatını kurtarması şu şekilde anlatılır

"alemdar mustafa paşa, 28 temmuz 1808’de 15 bin askeriyle sarayı bastığında devletin başında 2. mustafa bulunuyordu ve bu makama ihtilalle gelmişti. tahttan indirilen 3. selim ise haremdeki odasında hapisti. alemdar’ın gelişiyle eski padişahın tahta çıkarılacağını tahmin eden 2. mustafa, sultan selim’le kardeşi şehzade mahmud’un katlini emretti. katiller, sultan selim’in üzerine hücum ettiğinde, zarif ruhlu padişah, elindeki ‘ney’le karşı koymaya çalıştıysa da başarılı olamadı. bu sırada anber ve hafız isa ağalar, 23 yaşındaki genç şehzadeyi merdivenden üst kata çıkardı. silahlı adamlar, peşlerinden yetişmek üzereydi ki, umulmadık bir şey oldu. haremin gediklilerinden cevrî kalfa, hamam külhanından kaptığı bir tas dolusu külle merdivenin başını tuttu; gözü dönmüş adamların üstüne avuç avuç serpmeye başladı. anber ve isa ağalara da talimatını verdi: “damdan kaçırın, damdan.” aşağıdakiler gözlerini ovuştururken, şehzade mahmud, sarayın kubbelerine çıkmıştı bile. haremden kuşhane’nin damına geçen şehzade, kuşaklarla birbirine bağlanan iki merdivenle enderun avlusuna indirildi. çıplak ayaklarına acele ile koğuşuna kaçan enderunlulardan birinin kapı önünde bıraktığı pabuçlar geçirildi. III. selim’in arz odası önünde yatan cesedinin yanına götürüldü. yardıma koşmak üzere kapıyı kırdıran alemdar da sâbık padişahın ancak soğuk yüzüne yetişebilmişti. ileriden gelen şehzadeye bakıp rumeli şivesiyle sordu: “a be bu çucuk da kimdir?” sultan mahmud-ı adlî, tahta bu olayla cülûs etti. ve hayatının kurtulmasına, dahası ikbaline sebep olan kahraman kadını unutmadı. hazinedarbaşılığına getirdi. amel defteri kapanmasın diye divanyolunda sıbyan mektebi, üsküdar’da cami yaptırdı. (bkz: cevri kalfa camii)"

bu olay sonrasında II. mahmut padişah olunca ne hayatını kurtaran bu cesur kadını, ne de onu öldürmek isteyen yeniçerileri unutmamıştır
son derece zor gözüyle bakılmasına rağmen, yeniçerileri ortadan kaldırmış; cevri kalfayı ise , saltanatından hemen sonra harem hazinedarlığına getirmiş. ardından büyük çamlıca'da özel bir köşk ve geniş bir arazi tahsis ederek, aynı araziden çıkan kaynak suyunu ‘cevrî kalfa suyu’ adıyla üsküdar’a getirtmiş; icadiye’de bir çeşme yaptırarak oradan akmasını sağlamış. ve yine üsküdar'da adına camii yaptırmış. cevri kalfa'nın vefatından hemen sonra sultan mahmut'un onbir yıl önce yaşanan vakaya karşı vefasını göstererek cevri kalfa sıbyan mektebi ve çeşmesini de yaptırmış. bununla da kalmayıp cevri kalfa'yı fatih sultan mehmed türbesinin bitişiğinde bulunan, II. mahmud‘un annesi nakşidil sultan’in türbesi içine defnetmiş, yani kendi annesinden ayrı tutmamıştır.


Cevri Usta Çeşmesi ve Sebili - (suvakfi.org.tr)



ikinci mahmut, yapılan iyiliği de kötülüğü de unutmayan; vefalı, sağlam adammış kısacası. böyle insanları bulmak zor. neyse konumuza dönecek olursak,

sultanahmette divanyolu caddesi üzerinde bulunan mektep, istanbul sıbyan mekteplerinin en büyüğüdür.


iki kattan ve on odadan meydana gelen mektebin geniş bir ön cephesi vardır. yuvarlak kemerli, tek yüzlü duvar çeşmesi de bu ön cephede bulunmaktadır. zaman içerisinde sıbyan mektebi, kız sanat mektebi, matbaacılık okulu, adliye binası ve ilkokul olarak kullanılmış. 1985 yılından bu yana ise türk edebiyat vakfı’na tahsis edilmiş. restorasyondan sonra alt katı cafe olarak düzenlenmiş. cafe iki salon halinde; biri ahmet hamdi tanpınar salonu, diğeri yahya kemal beyatlı salonu olarak düzenlenmiş. istanbul'a gidince uğramak lazım.

To view links or images in signatures your post count must be 0 or greater. You currently have 0 posts.
Üyelik tarihi: 17 July 2018
Nereden: Tel'aran'rhiod
Mesajlar: 6.699
Konular: 883
Cinsiyet:Bay
Seslenenler: 664 Mesaj(lar)
Etiketleyenler: 73 Konu(lar)
Alınan Beğeni: 2144
Verilen Beğeni: 1250
Nereden: Tel'aran'rhiod
İlişki Durumu: Yok
Burç: Boga
Takım: Galatasaray
Rep Gücü: 51
Farkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond repute
Standart Cevap: Börü Tonga'nın Otağı
29 June 2020
# 3
Dün sosyal ağ filmini izledim. Mark gerçekten böyle kibirli, kindar ve fikir hırsızı biri mi bilmiyorum ama tamamen öyle göstermişler. Davalar zaten doğru olaylar ama beni şaşırttı buna izin vermesiyle..

To view links or images in signatures your post count must be 0 or greater. You currently have 0 posts.
Üyelik tarihi: 17 July 2018
Nereden: Tel'aran'rhiod
Mesajlar: 6.699
Konular: 883
Cinsiyet:Bay
Seslenenler: 664 Mesaj(lar)
Etiketleyenler: 73 Konu(lar)
Alınan Beğeni: 2144
Verilen Beğeni: 1250
Nereden: Tel'aran'rhiod
İlişki Durumu: Yok
Burç: Boga
Takım: Galatasaray
Rep Gücü: 51
Farkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond repute
Standart Cevap: Börü Tonga'nın Otağı
11 July 2020
# 4
Ayasofya'nın müze olarak kalmasını istiyordum ama camii olarak tekrar açıldı. Bir kesim harala güreel camii olsun diyordu bizler müze kalsın diyordum. Müze kalsın diyenlerde şimdi demediklerini bırakmıyorlar. Burayı bazı kesim camii olarak kutsal görüyor anladığım kadarıyla. Siz niye müze olarak kutsal görüyorsunuz ben onu anlamıyorum. Ben müze olsun diyordum lakin olmayınca da camii olmasının benim açımdan önemi olmadığını anladım. Camii olduysa gider namazımızı kılarız. Benim açımdan tarihi bir yerden başka bir şey değil.
BegonviL bunu beğendin

To view links or images in signatures your post count must be 0 or greater. You currently have 0 posts.
Üyelik tarihi: 17 July 2018
Nereden: Tel'aran'rhiod
Mesajlar: 6.699
Konular: 883
Cinsiyet:Bay
Seslenenler: 664 Mesaj(lar)
Etiketleyenler: 73 Konu(lar)
Alınan Beğeni: 2144
Verilen Beğeni: 1250
Nereden: Tel'aran'rhiod
İlişki Durumu: Yok
Burç: Boga
Takım: Galatasaray
Rep Gücü: 51
Farkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond repute
Standart Cevap: Börü Tonga'nın Otağı
13 July 2020
# 5
Ayasofya'nın yankıları tüm dünyada farklı oldu. Asıl olarak ortodosk kilisesiydi ama bir dönem haçlı seferleri nedeniyle yağma yapılıp işgal edilmiş ve katolik kilisesi olmuş. Papa'da acı içindeyim ayasofyayı görünce diye açıklama yapmış. Gel gelelim Papa dediğimiz kişi sadece Katoliklerin papası. Kendi eziyet çektirdiklerini düşünse böyle acı çekerler mi ? Sanmıyorum.

Yunanistan ise Atatürk'ün evini soykırım müzesi yapmak istemiş. Şaşırılacak bir şey değil. Adamların kutsal gördüğüne saldırırsak böyle sonuçlar çıkacağını Cumhurbaşkanı da zamanında söylemişti. Ki bununla da kalmayacak. Kalan tarihi camiilerimiz varsa doğu avrupa'da onları da kiliseye çevirirler. Veya yeni camiileri çevirirler. Sen böyle yaparsan onlarda böyle yapar. Sonra kalkta laf söyle.

Mescid-i Aksa'ya yarın bigün İsrail yine girişleri yasaklarda sinangoga çevirirse ne diyebilicez ? hiç bir şey diyemeyiz.

Camii olması sana bana sıkıntı değil de genel olarak sıkıntı..

To view links or images in signatures your post count must be 0 or greater. You currently have 0 posts.
Üyelik tarihi: 17 July 2018
Nereden: Tel'aran'rhiod
Mesajlar: 6.699
Konular: 883
Cinsiyet:Bay
Seslenenler: 664 Mesaj(lar)
Etiketleyenler: 73 Konu(lar)
Alınan Beğeni: 2144
Verilen Beğeni: 1250
Nereden: Tel'aran'rhiod
İlişki Durumu: Yok
Burç: Boga
Takım: Galatasaray
Rep Gücü: 51
Farkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond repute
Standart Haksız Yere Şeytan Adası'na Mahkum Edilen Türk Polisi Cemil Efendi'nin Hikayesi
30 March 2021
# 6
Tarihimizin ilginç olaylarından biri için 1919 yılının Ağustos ayına gidiyoruz.


şeytan adası... yahut fransızca ismiyle ile du diable. buranın ismini mutlaka duymuşsunuzdur. romanlardan, filmlerden...


bunlardan en bilineni şüphesiz ki henri charriere'nin otobiyografik romanı olan papillon'dur. yani bildiğimiz "kelebek". fransa'da müebbet kürek cezasına çarptırılan henri charriere'in fransız guyanası'ndaki bu adaya gelişi ve buradan kaçma girişimini anlatan bu roman, 70'li yıllarda aynı adla steve mcqueen ve dustin hoffman'ın başrollerini paylaştıkları bir film olarak yapıldı ve çok daha ünlü hale geldi.



işte bu fransız guyanası'ndaki şeytan adası'nın mahkumları arasında bir türk polisi de vardı: polis cemil... 1919 yılı ağustos ayı. genç polis memuru mehmet cemil, gülhane parkı'nda devriye geziyordu. bu esnada bir kadının çığlıklarını duydu. çığlıkların geldiği tarafa koşturdu. fransız üniformalı 3 senegalli asker, bir kadını sıkıştırmış, kadının elbiselerini yırtarak sarkıntılık ediyorlardı. cemil müdahale etti, fransız askerleri tüfeklerine davrandı. cemil daha erken davrandı, üçünü de vurdu. biri öldü, ikisi yaralandı...

cemil haklıydı. kaçmadı, teslim oldu. lakin işgal kuvvetleri kurmuştu mahkemeyi. cemil'i yargıladılar. müebbet kürek cezasına çarptırdılar. cemil önce marsilya'ya, oradan da fransız guyanası'ndaki şeytan adası'na gönderildi. iki defa kaçmaya teşebbüs etti şeytan adasından. ikisinde de yakalandı. işkenceler gördü, prangaya mahkum edildi.

1919'un üzerinden yıllar geçmişti. polis cemil'i herkes unutmuştu. bir kişi hariç: mustafa kemal atatürk... cumhuriyet kurulmuş, devrimler hayata geçirilmişti. ama kahraman polisimiz cemil, şeytan adası'nda pranga mahkumuydu. atatürk, fransa'nın ankara büyükelçisini çankaya köşküne çağırttı. polis cemil'in durumunu bildirdi ve memlekete iadesini istedi. genç türkiye cumhuriyeti'nin her evladı, her bireyi değerliydi mustafa kemal için... bu işle de bizzat dışişleri bakanı tevfik rüştü aras'ı görevlendirdi.

polis cemil, şeytan adasında tam 10 yıl geçirmişti. 1929 yılında vatanına geri döndü. galata rıhtımında bir kahraman olarak karşılandı. cemil'e ne istediği soruldu. görevine iade edilmek istediğini söyledi. pangaltı karakolu'nda polislik vazifesine geri döndü. lakin 10 yılık şeytan adası mahkumiyeti cemil'i pek yıpratmıştı. 30 yaşında yurda geri dönen polis cemil, sadece 44 yaşında iken vefat etti. ruhu şad olsun...

hep derim ve hep yazarım... tarihimizde filmi çekilecek, dizisi yapılacak nice karakter var diye. ne hikmetse hep geride kalıyoruz, bunların romanını bile yazmıyoruz ya, aşk olsun bizlere... işte bakın, elin fransızı, adi bir suçlunun hikayesini nasıl da pazarlıyor, romanını, filmini yapıyor. ama biz polis cemil gibi bir kahramandan haberdar bile değiliz...

To view links or images in signatures your post count must be 0 or greater. You currently have 0 posts.
Üyelik tarihi: 17 July 2018
Nereden: Tel'aran'rhiod
Mesajlar: 6.699
Konular: 883
Cinsiyet:Bay
Seslenenler: 664 Mesaj(lar)
Etiketleyenler: 73 Konu(lar)
Alınan Beğeni: 2144
Verilen Beğeni: 1250
Nereden: Tel'aran'rhiod
İlişki Durumu: Yok
Burç: Boga
Takım: Galatasaray
Rep Gücü: 51
Farkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond repute
Standart Kuvayi Milliye'nin Pek Bilinmeyen Kahramanlarından: Mavro Ali Efe
30 March 2021
# 7
Yunanların Rumca kara anlamında Mavro dediği, Afrika kökenli Mavro Ali Efe'nin hikayesi.


mezar taşında yazanlar şöyle:

korku nedir hiç bilmezdi
vatan için dağlarda gezdi
nice düşman başı ezdi
erdi bir gün bu hedefe...

bu mezarda bir kahraman yatıyor. adına türkü yakılmış bir efe...

bergama'nın alibeyli köyünden arap ali osman efe, ya da düşmanlarının ona verdiği ad ile bilinen, yiğit namıyla anılır; mavro ali efe...

mavro ali efe de tıpkı diğer kahraman efelerimiz gibi, yunan işgaline kayıtsız kalmayıp dağa çıkan, vatan için vuruşan nice efelerden biri. onu farklı kılan özelliği ise siyahi olması, afrika kökenli olması...

ali osman efe, 12 kişiden oluşan çetesiyle işgal sonrası dağa çıkar. yunanlara yaptığı ani baskınlarla önemli kayıplar verdirir.

renginden dolayı yunan askerleri ona "kara" anlamına gelen "mavro" lakabını takarlar ve arap ali osman efe bundan böyle mavro ali efe olur... mavro ali efe'nin çetesinde onun yardımcısı olan bir başka siyahi efe daha vardır. bu yüzden de çetelerine yunanlar tarafından mavrolar çetesi adı verilir.

mavro ali efe kuvayi milliye'den aldığı davetle soma'ya gider ve kuvayi milliye'nin soma karargahına bağlı bir çete reisi olarak faaliyetlerine devam eder.

bir seferinde bölcek köyüne (bergama) baskın vermek ister. köyde hatırı sayılır bir yunan kuvveti vardır. kuvayi milliye tarafından uyarılır. ama ali efe'nin derisi gibi gözü de karadır. zaten gözü karalığı ile nam salmıştır biraz da. dinlemez. bölcek'e baskın verir. yoğun çatışma yaşanır, mavro ali efe 2 yerinden vurulur yere düşer. iki kızancığı da oracıkta şehit olur.
ali efe'nin öldüğünü düşünen yunan askerleri geri çekilir. lakin ali efe yaşıyordur, sürüne sürüne buğday tarlasına girer.

geri dönen yunan askerleri kan izlerini takip ederler ve buğday tarlasında yaralı yatan ali efe'yi bulurlar. yunan yüzbaşısı "sen daha gebermedin mi vre" diyerek tabancasını ateşleyeceği sırada ali efe parabellumuna erken davranır ve başında dikilen 3 yunan palikaryasını buğday tarlasında eşek cennetine yollar. ve ardından yine sürüne sürüne, buğday tarlasında iz bıraka bıraka kurtulur...


mavro ali efe'nin bu kahramanlığı onu daha da efsane haline getirir
çetesine yeni kızanlar katılır ve 200 kızanı ile birlikte balıkesir kuvayi milliye kuvvetlerine katılır.

ardından düzenli orduya geçilmesi ile birlikte mavro ali efe ve kızanları düzenli ordunun emrine girerler. sakarya'da, dumlupınar'da çarpışırlar. 9 eylül'de izmir'e girerler...

kurtuluş savaşımızın ardından mavro ali efe'ye bizzat atatürk tarafından gazilik madalyası verilmiş ve kendisi 60 dönüm arazi ile ödüllendirilmiştir.

kurtuluş savaşımızın siyahi kahramanı mavro ali efe 1951 yılında bergama'da vefat etmiş ve yukarıda görselini paylaştığım mezarlığa gömülmüştür.

mavro ali efe adına yakılan bir türkü olduğundan bahsetmiştik. işte bu türkü "kırmızı buğday" türküsüdür. bazı kaynaklarda manisa yöresi olarak geçse de aslen bergama türküsüdür ve ali efe'nin bölcek baskınına atfedilmiştir.

türkü bugün farklı sözlerle okunsa da orijinal sözleri şöyledir:

kırmızı buğday ayrılmıyor hadülen kanından
can bulaşmış ali osman efe'nin hadülen canından
kurşun girmiş efemizin hadülen dört bir yanından
yürü serbest yürü beyaz aşem örme saçlar sürünsün
açıver ak gerdanını aşem hadülen sinen görünsün
göçbeyli altında selamet geçtim hadülen sağ geçtim.
sarıcalar deresinde pusuya düşüp kendimden geçtim.
aklımı zor topladım hadülen cingeye dar kaçtım.
yeğitler yeğidi ali osman efem yerde yatıyor.
heybesinde buğdaylar hadülen kanıyla yatıyor.
kırmızı buğday ayrılmıyor hadülen aman saçımdan.
mevlam bana versin beyaz aşem güzellerin gencinden.
kim ayrılmışki hadülen ben ayrılem aşem eşimden.
serbest yürü beyaz aşem örme saçları sürünsün
aç beyaz gerdanı da aşem hadülen sinen görünsün...

To view links or images in signatures your post count must be 0 or greater. You currently have 0 posts.
Konuyu 2 kişi okuyor. (0 üye ve 2 misafir)
 



Ticarî amaç gütmeden, maddî bir menfaat elde etmeden internet yayınlarına olanak sağlayan global bir paylaşım ağı olan ForumDenizi, adından ve vasfından da anlaşılabileceği üzere bir forum sitesidir. Forum siteleri, tıpkı sosyal medya ve interaktif sözlükler gibi 5651 sayılı kanunun 2. maddesinin 1. fıkrasının "m" bendine göre Yer Sağlayıcı olarak faaliyet göstermekte olan, hizmet ve içerikleri barındıran sistemleri sağlayan veya işleten platformdur.
5651 sayılı kanunun 5. maddesine göre yer sağlayıcı, yer sağladığı içeriği kontrol etmek veya hukuka aykırı bir faaliyetin söz konusu olup olmadığını araştırmakla yükümlü değildir. Başka bir deyişle ForumDenizi üzerinden yapılan yazılı, görsel ya da işitsel paylaşımlardan doğabilecek yasal sorumluluk, mezkur içeriği paylaşan ForumDenizi üyesi gerçek kişilere aittir. İlgili kanunun anılan maddesinin 2. fıkrasında da çok açık bir biçimde öngörüldüğü üzere; yer sağlayıcı, yer sağladığı hukuka aykırı içerikten, ceza sorumluluğu ile ilgili hükümler saklı kalmak kaydıyla, bu Kanunun 8 inci ve 9 uncu maddelerine göre haberdar edilmesi halinde ve teknik olarak imkân bulunduğu ölçüde hukuka aykırı içeriği yayından kaldırmakla yükümlüdür.
Açıklanan hukuki dayanaklar temelinde, hak ihlâli iddiasında bulunan hak sahipleri İLETİŞİM linkinden yer sağlayıcı ForumDenizi yöneticilerine ihtarda bulunarak bahse konu hususu tebliğ etmeleri halinde incelemeler yapılıp, en geç 2 gün içerisinde gerekli işlemler tesis edilecektir.
5101 sayılı yasayla degişik 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu gereğince ForumDenizi üzerinde telif hakkı bulunan MP3, video vb. eserlerin paylaşımı T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından hak sahipliği verilmiş olan MÜ-YAP tarafindan yasaklanmış olup, yasal işlem olması halinde, paylaşan kişi ya da kişilerin bilgileri gerekli kuruma verilecektir.