Ünite: Friendship (Arkadaşlık)
Accepting and Refusing

Bu kelimeler Türkçeye kabul etme ve reddetme anlamları ile çevrilmektedir. Bunları öğrenmeden önce davet etme, teklif etme ve öneride bulunma ifadeleri öğrenmek konuyu pekiştirmek açısından oldukça önemlidir.

Would You Like (to) ...?

would you like ifadesi -mek ister misin anlamına gelir. Eğer kalıptan sonra bir fiil kullanılmak isteniyorsa o zaman fiilden önce to kullanılması gerekir. Eğer kalıptan sonra isim kullanılacaksa to kullanmaya gerek yoktur.

Would you like some coffee? - Biraz kahve ister misin?

Would you like to play football? - Futbol oynamak ister misin?

Do You Want (to) ...?

Do you want kalıbı da -mek ister misin demektir. Bu kalıptan sonra da eğer fiil kullanılacaksa fiilden önce to getirilmesi gerekir. Eğer kalıptan sonra isim kullanılacaksa to kullanmaya gerek yoktur.

Do you want to drink coffee? - Kahve içmek ister misin?

Do you want some orange juice? - Biraz portakal suyu ister misin?

How About...? & What About...?

İki kalıpta -meye ne dersin anlamını taşımaktadır.

Hor about going to park? - Parka gitmeye ne dersin?

What about playing game? - Oyun oynamaya ne dersin?

Önemli Not: What about you? Türkçeye Peki ya sen? Ya da Ya sen? Şeklinde çevrilmektedir. Buna dikkat edilmesi gerekir.

Why Don't We...?

Bu kalıp Niçin ... Yapmıyoruz şeklinde Türkçeye çevrilmektedir. Bu aslında İngilizce de öneride bulunma şekli olarak karşımıza çıkmaktadır.

Why don't we have a picnic next Sunday? - Niçin gelecek Pazar piknik yapmıyoruz?

Shall We...?

Shall we..? İfadesi de bir öneride bulunma şeklidir ve Türkçeye yapalım mı? Şeklinde çevrilmektedir.

shall we watch a romantic movie? - Romantik film izleyelim mi?

Shall we have a picnic? - Piknik yapalım mı?

Let's ...?

Let's fiili haydi... Yapalım anlamına gelmektedir. Let's ifadesinden sonra mutlaka bir fiil gelmesi gerekir. Bu ifade de öneride bulunmak için kullanılır.

Let's meet the cafe - Kafe de görüşelim.

Accepting (Kabul Etme)

Aşağıda konu ile alakalı bazı ifadeler bulunmaktadır.

That's awesome - Bu müthiş.

Yeah, why not? - Evet, neden olmasın?

Of Course. Where is it? - Tabi ki. Nerede?

Thanks for inviting me. - Beni davet ettiğin için teşekkür ederim.

That sounds awesome. - Bu kulağa müthiş geliyor.

I'm so busy. - Çok meşgulüm

Yes, that would be great. - Evet bu muhteşem olur.

That sounds fun - Kulağa eğlenceli geliyor.

Refusing (Reddetme)

Aşağıda bir konuyu, daveti ya da öneriyi reddetmek için kullanılan ifadeler bulunuyor.

I'm sorry. I'm going to visit my brother. - Özür dilerim. Erkek kardeşimi ziyaret edeceğim.

I'd love to but I'm busy. - Çok isterim fakat meşgulüm.

I'm sorry but I can't. - Üzgünüm ama gelemem.

No thanks I'm stuffed. - Hayır teşekkürler. Tokum

Apologizing

İngilizce de özrü dilemek için Sorry denmektedir. Genellikle reddetme cümlelerinde Sorry veya I am Sorry cümleleri kullanılır.

Sorry - Üzgünüm

I am sorry but... - Üzgünüm fakat ...

I am sorry but I can't - Üzgünüm ama yapamam