![]() |
Cevap: Hilmi Yavuz Şiirleri
Bedreddin
Şair: Hilmi Yavuz 1. bedreddin mübalağa akşam olur güz, nefti dolaklarını kuşanır da gelir yaprağın fetrete düştüğü zaman sen ey yaz günlerini top top ak çuhaya tebdil eyleyip ve bir solgun gülümseme olarak eğnine giyen şaman buyur otur şeyhim samanyollarının ilik sedirine uzan uzun, görklü ve sof yüzünü bizden yana döndür bize buğdayın ateşini gözlerin tımarını ve hüznün varidatını anlat elini elimize dokundurmadan sen ki öldüğü yere bir kök sümbül bırakır gibi usulca sevdalar bırakan ovaların ve kartalların musahibi ne zaman diye sorma, ne zaman yaprağın fetreti gülün kıyamına gülün kıyamı ağacın isyanına dönerse iste o zaman mübalağa akşam olur güz, nefti dolaklarını çıkarır da gelir elini elimize dokundurmadan |
Cevap: Hilmi Yavuz Şiirleri
Ben İçin Sonnet
Şair: Hilmi Yavuz benim yüzümdür işte, mağrur, kalın, şizofren; unutmak ve aynayla, aşklarla azalmada; ben gideli beridir Hilmi yavuz ile ben bazen burdayız işte, bazen de ürkünç oda içimize kapanan kapısıyla bu gün de bir ben'e acılıyor, ah, yıldızlı ve çorak bir çökelti gibiyim ben kendi belleğimde... nereden açılırsa orasından akacak ur mu, ben mi, çıban mı? kötücül, irinli, pis... bıçak, bisturi, makas beni deşin ve yarın çıkarın ne vardıysa: teslis, teslis ve Teslis... bana çivilidir, İsa’yla çarmıh neyse; aşksa bir iç kanama... gül, gülden içeri'yse... |
Cevap: Hilmi Yavuz Şiirleri
Bir Yaz Günü İçin Şiir
Şair: Hilmi Yavuz nerde o sarısabır, safran ve sarı sesi akşamın? duymak sanki bir gülün yolculuğu gibidir bahçeden sana doğru; gelsin, bilsin ve sensin, yağdığın o yağmuru alıp gidensin işte, daha ergin bir yaza... bahçemde yer kalmadı, her taraf tıka basa yaşlı yazlarla dolu... orda elbet o çölün ortasında yabansı, ürkek ve sanki garip bir şeyler duyuyorum... sesler, şeyler? ölünün son gördüğü o gülü çağrıştıran, -nedense... ben yine bahçemleyim, bu belki kendimleyim- mi demek? Zaman ten'dir, eğer yazlar bedense... |
Cevap: Hilmi Yavuz Şiirleri
Birinci Mehmet
Şair: Hilmi Yavuz 7. birinci Mehmet bedreddin yaşıyor mu hala? Ben ki yazmalara ve bala hükmedendim; ihaneti gül diye resmedendim; denizin gönderine ölümü çektirendim ben, lala bedreddin yaşıyor mu hala? dersin ki onu, mülhidlerini ormandan ayırmak olası değil boynu laleden geçilmez saçları taflandır ve çağla ve alnı ak ketende yaban çileği gibi dağılan onlardı, lala bedreddin yaşıyor mu hala? Kuşlarla akan ipeği göllerde uçan çiniyi ve sevdayı, umarsız kına çiçeği gibi bölüşen onlardı, lala bedreddin yaşıyor hala. |
Cevap: Hilmi Yavuz Şiirleri
Bulutlanma Sonnet Si
Şair: Hilmi Yavuz söylesem hüzün olur, söylemesem de hüzün; zaten sözler de bezgin... kime anlatılsın? âh, dil’den ürker olduk; kimse dil’in bir düğün olduğunu bilmiyor; bir kenara atılsın diye bekliyor şiir... yılışık ve savurgan çok boyalı bir gülün yükselişi... ne hâzin!.. giderek kendimize sığınacak korugan bile bulamayarak... –ve elbette magazin bir yalnızlık edinip, n’olacaksa olacak diye yollara vurmak... terkide kaldı atım! aşklar bile sindiler, saklanıp köşe bucak; kalbimiz aksadata, âh, hazlar alım satım... ve giderek aynada nedensiz kırılmalar; dil bitti!.. söz susuyor!.. bende bulutlanmalar... |
Cevap: Hilmi Yavuz Şiirleri
Börklüce Mustafa
Şair: Hilmi Yavuz 2. börklüce Mustafa biz ki sevdamızı, alaca kıl bir heybe gibi sunduk aba terlikle denizi yürüyenlere şavkımız dağlara vurunca börklüce Mustafa, yonca ve hançerlerin piri ölümü masmavi bir hamail gibi boynunda taşıyıp gözleriyle bir acıya kalebent olmanın korkunç şiiri dövülüp tavını bulunca seriz çarşısına, ince kıvrık ve celali bir ay ışığı gibi girmek ve sesiyle şayağa ve tunca sancağı buğdaysı, türküsü ebruli bir isyan diye işlenmek ve devrilmek, birbiri ardınca biz ki sevdamızı, alaca kıl bir heybe gibi sunduk aba terlikle denizi yürüyenlere gölgemiz dağlara vurunca |
Cevap: Hilmi Yavuz Şiirleri
Çiçekli Dağ Sokağı
Şair: Hilmi Yavuz derindir arası güllerin ve aşkın yakut dilinden duyulur türküsü şiirin: -çiçekli dağ çiçekli dağ aşklar anlatıdır yazın onları bir sokağ ın adıyla çağırır yollarında: -çiçekli dağ çiçekli dağ aynalar uçurumdur bakarsan derin bağ larla bağlanır acılarımız çiçekli dağ çiçekli dağ ve sessizlik büyük ağ larla çeker yolcu denilen nehri kimdir hüzün söyle söyle çiçekli dağ? |
Cevap: Hilmi Yavuz Şiirleri
Çökmüş Bir Kent İçin Sonnet
Şair: Hilmi Yavuz ben kimden koptumdu, akşamlar depresif, manik bir aynayla beni bağladı bana... pis bir kitap çöküntüsü: o, ben’im! kuğularla garanik -i ulyá!.. sürüngen giysileriyle iblis; alan da o’ydu, satan da... şeytanca alışveriş! bir leşi bir leş tirirken yırtk, yarım; satan o giysileri benden önce de giymiş... ben aynayla kopmuşken bana nasıl bakarım? terelelli terelella, tevellâ ve teberrâ kent leşti ve ben ona bir koku gibi süründüm; artık aşklar taşır beni, ben onlara kadavra olsam da terelelli... mecnun’dum, leyla’ya büründüm... bir kent kendi üstüne çökerken de kış; aşklar yararken aşkları, sözlerde bir yırtılış... |
Cevap: Hilmi Yavuz Şiirleri
Çöl ve Ay
Şair: Hilmi Yavuz bir ince suydum, ezildimdi, basıldı üstüme, kaldı ayak izleri suda; bir menzilden ötekine... nasıldı gitmek? ağrdı çöl, kuytulardı, pusuda... baktılar, haramiler, çölde su'ydum; gittimdi, kumlardı, soydular beni; yedi askı, çırılçıplak, söylendi, duydum: ört ketenle Mısır'ı ve Yemen'i... iki menzil arasında bir menzil; soldu çöl ve vaha, çürüdüydü, ah rezil blue mo on! arada kaldım, beni böl, ikiye... ne diye ayrılındı, ya Ömer? sırma gövdem di çiğdem, şakk-ı kamer... bu ne tutkun gecedir, hüzünle beni, beni öl! .. |
Cevap: Hilmi Yavuz Şiirleri
Çöl Öyküsü
Şair: Hilmi Yavuz 'çöl' denilen o öyküyü yazmak için konuşurken sustum içimdeki türküyü... anlasın doğan gün seni: bir aşk ötekinden mi kalır? ah, şiirin altın tüyü! .. hangi yalnızlık kapatır beni var mıdır iyi bir gül, ki kovsun o yazın içindeki kötü'yü? |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 11:37. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.