![]() |
Cevap: Şiir Kokan Kadın
Özledim
Ayrı sevdaların kıyısındaydık Sokakların arasında çok yakın ama bir o kadarda uzak Çok uzaktan görünen bir ışıktı gözlerin... Özledim seni sevmeyi Seni seviyorum demeyi özledim Gözlerine bakmayı özledim En çokta seni özledim |
Cevap: Şiir Kokan Kadın
SiirLer yazacagim sana
Ne gecmisten dem vurmus Ne yarindan bahseden Ya aL oku.. Ya yirt at.. Ya da geri gönder.. YaLniz özLendigini biL yeter.. MektupLar gönderecegim sana.. Hic bir zaman cevabini bekLemeyecegim GeL demem artik.. Demiyorum.. Demiyecegim.. YaLniz bekLendigini biL yeter.. SevgiLer yoLLayacagim sana Dosta düsmana inat.. Ister gökLere cikart.. Ister yerLere firLat.. YaLniz "SEVILDIGINI" biL yeter.. |
Cevap: Şiir Kokan Kadın
"Bir senin yokluğuna alışamadım
Bir de çayı iki şekerli içmeye..." Hep çiziyorum üzerini giriş cümlelerinin. Geride kalıyor çünkü her başlangıç. Aniden ortasından başlıyorum, ayakları yere basmaya yeni başlamış kimliğime... Her defasında anî gözaçışlarla özlüyorum.. Daha ilk saniyelerinde zamanın, ağlamaya ihtiyaç duyduğumu fısıldıyor yeni doğan bebekler. Buna mecburum! biliyorum gülmek daha az yeretmeli insanda. Ağlamak, bakışlara takılan fiyakalı bir tebessüm olmalı.. Kendine meçhul ve acizim. Bu halime "NEDEN" sorusunu soran çok kişi farkında değil kendinden. Ve sordukları soru, başlı başına eleveriyor cevabın açılımında kendilerinden birşeyler görecekleri husunda. Ölümün ağıztadını bozan tuzu; efkarımdan pay biçtiğim çayımı hep üç şekerli içmeye zorluyor beni. Sonuç: Nafile.. Çaylar hâlâ gam ve keder tadında... Ey kaldırım taşlarını adımlarıyla süsleyen güzel insan! Bir bilsen ışık huzmeleri, senden beni çekiyor yolarına. Zerreler şahittir inan.. İnan özlemeyi de özlüyorum: güneşin doğuşunda ve batışında ve her ikisi arasındaki meçhulde. Annemin dizlerinde uyumayı özlediğim gibi... İşte burada üşüyor harfler. Ne onları ısıtabilirim şimdi, ne de daha fazla yorulabilirim kendi meçhulüne giden bu yolda. Söz bitti, sukût herşeyi anlatıyor.... |
Cevap: Şiir Kokan Kadın
İçimde bir hasret yağmuru var yine
Özlüyorum seni Gecelerim bitmiyor Sabahlar olmuyor sensiz Kuşlar ötmüyor artık Sevda türkülerini söylemiyor Çünkü sensiz buralarda Sabahlar olmuyor Güneşin sıcaklığını unuttum Ellerini tutamadığım için Aydınlıkları unuttum Sabahlar olmadığı için Hep karanlıklarda yaşadım Geceleri yalnızlıktan ağladım Bir köşe oturdun kaldım Bir türlü sabahlar olmuyor Sabahlar olmuyor artık Sen yanımda olmayınca |
Cevap: Şiir Kokan Kadın
Özlemek üzerine
Özlem, hayatımızda önem verdiğimiz maddi ya da manevi kavramların, isteyerek veya istem dışı, kısa ya da uzun zaman aralıklar içinde uzaklaşarak yüreğimizde oluşturduğu boşluktur. Biz özlemeyi, ancak görmeye alıştığımız şeylerin yokluğunda anlarız. Öyle ki, zaman uzadıkça özlem artar. Bazen, uzun zaman aralıkları alışkanlık yapar ve özlem kavramı, yerini unutmaya bırakır. En çok özlediğimiz kavramlar, memleket ve kişiye duyulan özlemlerdir. Doğup büyüdüğümüz topraklar, yanıbaşımızdan uzaklaşan sevgili, bizi bir kemirgen gibi yavaş yavaş yer durur. Uyku tutmaz geceleri, açlık hissetmez midemiz, asılır gülen yüzler, kokusu bile burnumuzda tüter. Özlem işte böyle bir şeydir. İnsanın önem verdiği şeyi daha iyi anlaması için özlem, gereklilik oluşturur. Hayatımızda büyük pay sahibi olan şeylerin yokluğunu hissetmek istemeyiz ama, özlemeden de ne derece gerekli olduğunu anlamayız. Özlem, bir çeşit tiryakilik, kurtulmak istemediğimiz, bile bile alışkanlığına sürüklendiğimiz bir aşktır. Aşkı unutmuşsak, sevmeyi de unutmuşuz demektir. En sert görünen yürekler bile, yokluk zamanlarında yumuşar. Ünlü filozofların bir çoğu, aşk ve özlem kavramları içinde kaybolup gitmiş, hayata ne derece önemli şeyler bıraktıklarını görememişlerdir. Öyle değil mi zaten! En çok da sevgiliye kavuşmak için elimizdeki her şeyi vermeye razı olmaz mıyız? Yakalanmışsak bu bağımlılığa, para, mal, mülk, kariyer nedir ki özlemimizin yanında! Özlemeyi çok iyi biliyoruz ama, belki özletmeyi bilmiyoruz. Kalıcı olarak gidenler, bizleri özlemedikleri için geriye dönmezler. Oysa biz, yavaş yavaş tükeniriz de, yine de neden gittiklerini anlayamayız. Düşünsenize bir kere, onlar sizi özletmek için öyle bir girmişler ki hayatınızın içine, eliniz kolunuz bağlanmış. Kimisi az da olsa bunun çok iyi farkındadır, kimisine de kulağa küpe manasında unutmayın diye, hayatınızın içine acılar katarak bunu size öğretmiştir. Bu nedenle, özleyeceğiniz kavramları bir bumerang haline getirin. Onlar gitse bile, geri dönüşü yine size olsun. Bunun için özveri gerekir, çaba gerekir, değer vermek gerekir. Sizin için değerli olan, başkası adına çok fazla anlam içermediğinden belki, neler hissettiğinizi, neler çektiğinizi, yaşadığınız özlemi bilemez. Benzer özlemler vardır ama, aynı tadı vermez. Çünkü, ihtiyacı duyulan kavramlar, kişiye göre farklılık gösterir. Örnek olarak; çocukluğunuzda uzun zaman elinizden bırakamadığınız herhangi bir oyuncağınız, yıllar sonra karşınıza çıksa, kokusunu bile yüreğinizde hissedersiniz. O küçücük ve diğerlerine göre beş para etmez görünen şey, sizi çok farklı yerlere götürebilir. Oysa başkasına göre, basit bir oyuncaktır işte. Çöpe gitmesi gereken kuru kalabalık bile sayılabilir. Özlem duyulan kavramlar, bizi biz yapan, hayatımıza anlam katan, vazgeçemediğimiz tutkulardır. Özlemin ilacı kavuşmaktır. Kimi zaman kavuşmak için beklenir, kimi zaman çaba gösterilir. Kavuşma olmadan, özlem zararlı bir varlığa dönüşür. Kavuşma gerçekleşmeyecekse, artık özlemenin güzelliği kalmamıştır. Ya ders kitabı olarak düşüncelerimizdeki rafa kaldırılmalı ve benzer konumlarda gözden geçirilmeli, ya da gereksizliği anlaşıldığı durumlarda unutmaya çalışılmalıdır. Yani özlediğiniz şey, sizin hayatınız içindeki görevini tamamlamış ve emekliye ayrılmıştır. Siz ancak emeklilik sonrası kısa kâr olarak kalmış olursunuz. Artık yeni arayışların, yeni kavramların bulunduğu yöne doğru yelken açma zamanı gelmiştir. Size gereken ise, yola çıkacağınız gemiyi iyi seçmekten başka bişey değildir. Özlem hayatınıza acı değil, heyecan katmalıdır. Bu gerçeği de unutmamak gerekir. |
Cevap: Şiir Kokan Kadın
Özlem çekmek...
Özlemek... Ne büyük yükmüş, Hasretle büyümek... Ne ağır işmiş, Günleri kovalayıp Zamanla yarışmak... Sımsıcak bir yatakta Buz gibi heveslerle Vuslatı yaşamak... Özlem çekmek... Özlemek... Dipsiz bir kuyuda Balık olma umudunu, Gözyaşlarına sarıp Her gece yutmakmış... Ne zormuş... Ne acıymış, Sensiz seni yaşamak Seni sensiz yaşamak... |
Cevap: Şiir Kokan Kadın
Özledim
Yaban ellerde öyle özledim ki seni Şu yüce dağları aşasım geldi. O güzel yüzünü bir kez olsun görüp Seni kollarıma alasım geldi. Buralarda sensiz yaşamak öyle zor ki Geceleri rüyalarına giresim geldi. O ümitler yeşeren gönül dalına Bir kuş olup konasım geldi. Bitmeyen bir şarkı olup dilinde Sönmeyen bir ateş olup kalbinde Gündüzün gecen ömrünün her deminde Sana sevdiğimi haykırasım geldi. |
Cevap: Şiir Kokan Kadın
ÖZLEDİM SENİ
Yokluğuna kaç gün dayanırım ben Baktığım her yere gizledim seni Hasrete alışık değil ki gönlüm Daha el sallarken özledim seni Sensiz geçecek her günüme yazık Sevgisiz geçen şu ömrüme yazık Ne kadar zor geldi bana ayrılık Daha el sallarken özledim seni |
Cevap: Şiir Kokan Kadın
Güzel bir kelime değil mi: "özledim..." belki içinde
burukluk var, ya da ayrılığın acısı var ama bunu duyumsamak ve duymak da güzel. hani bazen ne olduğunun farkına varmayız da, uzak kaldıktan sonra daha fazla aramaya başlarız, işte o görmek isteme, onda olmak isteme demek olan "özlem", özleyen için de özlenen için de bir çok yaşanası gereken duyguların habercisi gibidir. birinden özlendiğimi duyunca, içimi aheste aheste hoş bir duygu kaplamaya başlar; güzel, okşayıcı.. duygu selinin coşkunluğunu başlatacak birikim sanki.. sessiz ve hoş bir ürperti bırakan. yazmak istediğim öyle çok harikalıklar var ki.. hani her biri özlemin bambaşka şeklinin aynı tür duygularıyla bezeli durumu... ama nedense doğru yerde doğru kelimeyi kuramam kaygısı taşıyorum. belki de en büyük eksiklik; bu duyguları yaşatan, ve çağlamasına ramak bırakan güzel yüreklerin, şimdilerde uzaklarda, bilinmez dünyaların göklerine asılı yıldızları toplamakla meşgul olmaları, ya da henüz mecrama akmamış olmaları. inanıyorum ki böylesi bir coşkunluğu en derin yaşasaydım şiirlerimde yepyeni ve benim bile daha önce keşfetmediğim savrulmalar olacaktı. yine de umudum var.. belki de bir çoklarını kıskandıran dizeler çok yakında benimle birlikte kağıtlara dökülecekler. beni anlatan ancak, sevdanın bendeki izinin bana yaşattıklarını anlatan olacak. böylesi bir durum sanırım ulaşmak isteyen yüreklerin en önünde, onlardan önce keşfin tadını yaşatmış olacak. eski bir zaman şehrinin açılan kapılarının ardında bekleyen duyguların, ne denli etkileyici, ve ne kadar sarsıcı olduğunu düşünmeye başladığım zaman, belki bir gün yarınlardaki eski zaman şehirlerine öylesi -tıpkı düşlerimde olduğu gibi- duyguları serpeceğimize inanıyorum. kah toprağın kokusunda, kah küflü bir odanın çürümüş duvarlarında bizleri hissettiren bir şeyler olacak. düşüncesi bile güzel. aslında paylaşımlardan sonra özlemek, özletmek isterdim. yazdıklarım okunduğu zaman suretim görünür gibi olsun isterdim. duygularımın, beni ele veren mimiklerimden okunmasını isterdim. hatta kelimeleri sayfadan okuyarak değil de, dudaklarımdan çıkıyor şeklinde duyumsanmasını isterdim. ya da her kelimenin okuyucunun gözlerinde yarattığı iz'in yansımasıyla ısınmak isterdin. diyorum ya; yaşanacaklar bizleri, biz insan yürekleri bekliyor.. bir devinim belki, belki bir süregenlik, yine de bekliyor işte.. belki bir kaç ay sonra, belki de bir kaç yıl sonra ama mutlaka o bilmediğimiz, görmediğimiz muazzam dünyanın kutsal insanlarının sevgiyle ışıltan gözleriyle aydınlanacağımı ve umuda uçurtma uçurur gibi çocuk yüreklerle sarmalanacağımızı biliyorum. yakındır; |
Cevap: Şiir Kokan Kadın
Sana nasıl anlatsam bılmıyorum ama bıldığım tek ama tek şey seni delicesine çok sevdiğim seninle öyle bütünleştim ki ayrılmak degil kopamıyorum senden ne seni bırakabılıyorum ne de kendimi hiçe sayıyorum bunların ikisinide yapamıyorum.Çünkü artık düşünemiyorum kafama ve benliğime o kadar yerleşmişsin ki seni oradan çıkartmak olanaksız belki kendimi küçük düşürüyorum ama sevgide küçük düşme söz konusu olsa bile seve seve senin için her adımı atarım seni o kadar çok seviyorum ki artık aşkım senden bile öte seni sevdiğimi daglara taşlara kısacası bütün kainata haykırmak istiyorum SENİ SEVİYORUM!!! Bu iki kelimeyi defalarca yanlız senin için ama yanlız senin için tekrarlayabilirim biliyormusun. Seni sevdiğimden beri artık çevremdeki herşey gözüme daha güzel,daha hoş,ve daha ümit verici gelmeye başladı.Çünkü onlar bana seni hatırlatıyor.Dağlar gibi sende içimde tutulması zor bir yerdesin,tepeler gibi ulaşılması zorsun.Zirveye sadece bir kişi çıkar senin yaşamında;işte oda ben olmak istıyorum,zirvede tek ben;SEN VE BEN...
Su gibi berraksın ama içimdekileride alıp götürüyorsun yol gibi seninde sonun yok;yani seni sevmenin sonu yok bu böyle nereye kadar sürer bilemem tabı bunu ben belirleyemem;ama şunu bilki;seninle ölüme bile varım...!Sensiz geçen bir gün degil bir salise bile düşünemez oldum.Sen benim benliğim,varlığım,hayatım,geleceğim,çılgınlığım,se vincim,mükemmelim,sevdiceğim herşeyim herşeyimsin... Sensiz bir hayatın oksijensiz yaşamdan farkı yoktur.Aldığım her nefes içtiğim su yürüdüğüm yol herşeyde sen ve senden izler var. Seni Seviyorum...Seni Seviyorum...Seni Seviyorum...Seni Seviyorum... |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 15:11. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.