Aslında zaman zaman oflayıp pufladığımız hayat bizim için ne kadar kıymetli ve anlamlıymış.
Oysa yaşarken bize, rutin ve anlamsız gelirdi. Şimdi bakıyorum da, şikayet ettiğimiz her şeyi dört gözle arıyoruz.
Son zamanlarda işe gitmek öyle yorucu hale gelmişti ki.
Dinlenmeye ihtiyacım olduğunu düşünürdüm. Şimdi bir çok şeyi özlemle arıyorum.
Her sabah servisten indikten sonra 10 dakikalık o mesafeyi kulağımda kulaklıkla, müzik eşliğinde yürümeyi, gökyüzüne bakmayı, havayı içime çekmeyi, yaşadığımı hissetmeyi...
Evet evet en çok da yaşadığımı hissetmeyi özledim...
İşten geldikten sonra kısa yürüyüşler yapmayı, arada parkta soluklanmayı, hava güzelse hafta sonları kitabımı alıp parktaki çay bahçesinde kitap okumayı, insanları seyretmeyi özledim.
Tabi şu çılgın arkadaşımla planlar yapmayı, hiçbir şeyi düşünmeden o günün tadını çıkarmayı, başımıza gelen ilginçlikleri gün sonunda gülerek anmayı özledim.
Daha çok planlarımız vardı oysa...
Ve iş yerinde kilerle saçma sapan muhabbetleri özledim,
Beni kızdırmayı, bana takılmayı seven insanların şakalarını özledim,
Ablanın çaylarını özledim, mola saatlerini beklemeyi özledim.
En çok da gülmeyi özledim... Gülmek ruhumun en büyük ilacıymış.
Evde gülecek bir şey bulamamak, nereye baksak her şeyin, coronadan ibaret olması...
Sıkıldım, sıkıldık!
Bu virüs bittikten sonra eminim ki hepimiz sahip olduğumuz değerlerin, işimizin, sevdiklerimizin, rutin gelen hayatın, çevrenin, doğanın, havanın, yaşlıların, gencin, çoluğun çocuğun, hayvanların, kim varsa her şeyin kıymetini bileceğimiz ve oflayıp puflamaktan vazgeçeceğimiz.
Özgürlük ne büyük nimetmiş!
~ ~ ~
Yüreğinizi güzelleştirin. Çünkü bir ömür sizinle...
To view links or images in signatures your post count must be 0 or greater. You currently have 0 posts.