![]() |
Cevap: Hilmi Yavuz Şiirleri
Eylül
Şair: Hilmi Yavuz eylül! daha çocukluğumdan beri size bakardım ben bir yazın azalmakta olan sözcüklerinden nasıl da ansızın sökülürdünüz bahçelerle ve kül dolardı içim...eylül! eylül! kırılgan mevsim! cam hançeri güzün dağılırdı kalbimde birden gecenin ve gündüzün perdesiyle örtülürdünüz tenhâyla ve tül dolardı içim...eylül! eylül! unuttum sizi dağ kızarır yol sararırdı ve ben dönüşlere bakardım o amanvermez belleğin paramparça güldüğüydünüz aynalarla ve gül dolardı içim...eylül! |
Cevap: Hilmi Yavuz Şiirleri
Eşrefoğlu Rumiye Şiirler-1-
Şair: Hilmi Yavuz eşrefoğlu, al haberi! Zamanın oğlu! senden beri duy, gülün tesbih sesini... kim derse ki: ‘davete icabet gerek!’ –haklıdır!.. bir daha, bir daha... yoksa aşklar var mıdır göklerin külrengi kuşunda o bâz ül eşheb bakışında Züleyha? sendin, bilindi kime yoldaş kimi teketmek gerek... döndüydü şarap tulumu bala yedi yıl, yedi siyah üzüm’dü günde ‘somunlar, müminler’le geçtin yedi üzüm’den yedi siyah’a yürüdün, sen eşrefoğlu geldin, bahçelerden özge ve güzden yaya... çıkar bulutu kalbinden; göle çiniyi, kendini aya işle! emir sultan’dı dizlerin ah, hiç bitmesindi yüzün hacı bayram’dın, veli!.. baştan ayağa... eşrefoğlu, al haberi! |
Cevap: Hilmi Yavuz Şiirleri
Eşrefoğlu Rumiye Şiirler-2-
Şair: Hilmi Yavuz bahçesi hüzündü onların... bugün Aşk’ız, belki yarın... başka yerdeyiz... nerdeyiz? ne zaman kendimize perdeyiz ne zaman değil... ne zaman geçtik yakınından yoğ’un ve var’ın? günleri aşklarla kardık, ve kaybolduk harcında Zaman denilen duvarın belki sonsuz birşeyler açardı sarılıp yattığım bahar seli sense ten sandındı seni bir nehir, içinde midir duran’ın ve akar’ın? yalnızlık gittiğin yoldan gelmedi gel gör, yollar senden ivedi hem sayrılık hem esenlik- ten bir güle düşmüş timarın işte mahzun güz çelebi: nicedir ebruli bulut erbâbı savurdu Şam’ı Arab’ı Yunus’ta gövertip Çalab’ı gök ekindir aktı bende ve bir başak olup bedende ah, bilsen de bilmesen de biz devşirdik hasadını bıldır yağan buğdayların... tarlası hüzündü onların... |
Cevap: Hilmi Yavuz Şiirleri
Geçmiş
Şair: Hilmi Yavuz Gide nereye vardım Karlı bozkırda koşup koşup Bodur bir ağaç kaldı belleğimde Gümüş yüzükler gibi incelmiş Babam didinirmiş ha babam Fincan çekilirmiş sırtına Uzun ırmakları yorgunluğun Oturma odamızdan geçermiş Derken gökyüzü girmiş araya Derken giriş o giriş İbrişim örülü bencilliğimi Büküp eğiren hep kelimelermiş Bir çağ adı gibi hep anılacak Diye düşünmüştüm ama değilmiş Ey özenle dokunulmuş sırmalı kumaş Bir kez bile giyilmeden eskimiş Gide nereye vardım Karlı bozkırda koşup kosup Bodur bir ağaç kaldı belleğimde Gümüş yüzükler gibi incelmiş |
Cevap: Hilmi Yavuz Şiirleri
Gizem
Şair: Hilmi Yavuz hem aldanan hem aldatan olduğu zaman dilden dilin güzüdür üşür sözün yazına karşı kuşlar kuşlarla örtüşür bir yaprak bir yaprağa doğru uğuldar: ve der ki onu yaşasan da yaşatsan da bir dağlar çoktan dağlara göçmüştür o altın gözlü anka hangi derin dağdadır şimdi? bir acı, telörgünün ardında bir acıyla görüşür: ve der ki dilden kopan bal örgüsü söz hem söyleyen hem söyleten olduğu zaman bana ben o'yum dedirten nedir? ustam der ki sen, şair hiç gül kopardın mıydı gülden? |
Cevap: Hilmi Yavuz Şiirleri
Hayal Hanım
Şair: Hilmi Yavuz Yeşil imgeli kız! İlkyazım! Hangi harf gül, hangi dal dize? Bu büyük ağaçtan her ikimize Kalan hangimizdik... ey hayal hanım Yeşil imgeli kız! Biz size Yazılı sevdalar sunduktu Ve döne döne uçurumlar gibi şiirler... Şiirlerle örselenmiş yüzü Ve kalbi güllere belenmiş Biriydim ben... Ve hangimize Doğru akar suydum, ey hayal hanım Yeşil imgeli kız! Siz eğnimize Bir göçük sesi Gibi işlendinizdi Ve derin bir gül duygusu Verdiniz bana. Siz yazıp yok etmek gibi miydiniz? Ve o yokoluştan güz tenimize Bulanan siz miydiniz, ey hayal hanım Yeşil imgeli kız! ilkyazım! Hngi harf gül, hangi dal dize? Bu derin ağaçtan her ikimize Kalan hangimizdik ey hayal hanım |
Cevap: Hilmi Yavuz Şiirleri
Hilmi Yavuz
Şair: Hilmi Yavuz Bütün o aşkları yazdı da ne oldu Gülleri çocukları denizleri tuttu da elinden Hep bir ceviz yaprağı gibi belirdi ince yüzü Bırakılmış gemilerin su kesimlerinden |
Cevap: Hilmi Yavuz Şiirleri
Kazı
Şair: Hilmi Yavuz sarı yaz! kat kat şafaklar gördün dizelerde, sevdalar gördün göçük bir dağ gibi üstüste geldikçe ben şairim: bir yeraltıyım ben acıyım kazdıkça ve derine indikçe siz kimbilir kaç gece bir gülün ölümünü andınız bir ipek simya sesi ve nice katmanlar aradınız ve dolaştım diye düşündünüz bir yaz gibi gülen çocuklar ve yollar gördükçe şiirler kazılmalı: o ince gurbetlerin gömdüğü söz başları kırmızı yazmayı gördüm sandınız kırgın kâğıtlar buldunuz hüznü donmuş, külü meşin ve birden acısı acınıza değdikçe |
Cevap: Hilmi Yavuz Şiirleri
Kaside
Şair: Hilmi Yavuz Ay karanlık gibi durma öyle gel Sensiz bir şey duyulmuyor sevişmemizden De ki halkın gözleri al gelincik sürüyor Uğrular geçiyorken güz şölenlerimizden Bu hüzünler benim mi diye baktım ki tamam Akıyor yakut bir ıssızlık kentlerimizden Yanardı mürted lambası ta sabaha değin Karanlık kilimlerin kan işlemesinden Hilmi elbet sürersin günleri bir yangına |
Cevap: Hilmi Yavuz Şiirleri
Kanto
Şair: Hilmi Yavuz Denizdir en güzeli martıların Martıların birazında ak köpük Martıların martıların en güzeli Aşktır Nerde bir deniz buldumsa soyundum Sonsuz kumsallar aldı yöremi Kumsalların kumsalların en güzeli Aşktır Sen bir çocuksun annesi ezik beyaz Sen bir çocuğu anlamak için birebir Annelerin annelerin en güzeli Aşktır |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 20:26. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.