![]() |
Cevap: Hilmi Yavuz Şiirleri
Kalabalık Sonnet
Şair: Hilmi Yavuz yalnızlığın sesini yalnızca ben duyarım; hangi durak, hangisi, bekleniyor biryerlerde? bildiğim bir şey varsa, o benim acılarım için yaşıyor artık... belki de kederlerde bulunan bir söz gibi bende alır yerini; sanki duyuyor beni, âh, kendini aldatmak! o ayna... gösteriyor bütün dileklerini; kederde sakladığı sözleri dışa vurmak için ne bekliyor o? bir daha akar gibi yapıyorsa, bilinmez, durduğu yerde ırmak; âh, bir ayna olarak çoktan göründü dibi... eski yaz günlerinin güneşi ortalıkta; bir gemi hayaleti dolaşır her batıkta; yalnızlığın yüzünü gördüm kalabalıkta... |
Cevap: Hilmi Yavuz Şiirleri
Kaab İle Hırka
Şair: Hilmi Yavuz “beni örün, beni örtün!” bir şey var: eski sözleri uzun ve anlaşılmaz şeylere gömdüm gördüm: sözlerin kumunda bir vaha idi yaz duydum, yeşil kuş, hadra! dedi, ‘siz, ölmeden önce ölün!’ “beni örün, beni örtün!” gördüm: göğsünden kopan güneş’ti yeşil sözü gördüm avucunda doğan nehri bir kemerdi; giyindim aşk’ı hırkamı ördüm bürde! dedi ‘üşüyordun, sana verdim!’ “beni örün, beni örtün!” sessizlikti, gülü doğurdu yüzümü Yüzüme dönüm Zaman, gül’dür; gülü böldüm yeşil gülü: semerkant’ül fuad yürüdüm aşklara doğru hüzün geldi, baned suad! dedi, ‘gömün!’ “beni örün, beni örtün!” |
Cevap: Hilmi Yavuz Şiirleri
Şimdi Nedense
Şair: Hilmi Yavuz şimdi nedense her şeyde ansızın dağılan kelebek tadı biliyorsun en bakımlı bahçe sessizliktir gülüşler oraya sürgün edildi acıların kardeş olduğunu kimse anlayamadı sevdalarda olsun, ilkyaz ölümlerinde olsun geçit vermeyen akarsu olmaz gülün kendini işlemek için çırağı ya da ustası yoktur çocuklar! bağışlayın beni sözlerimi boz üveyiklerin hırçın tuzuna batırıp bakın hüzünden daha kötü bir yol açıcı olabilir mi? şimdiye kadar olmadı ama şimdi, nedense, her şeyde ansızın dağılan kelebek tadı |
Cevap: Hilmi Yavuz Şiirleri
Öteye
Şair: Hilmi Yavuz hep Senin içindi, hep güle dönüşü Hiç'in... varlık gurbet, yokluk sıla; aşklar hep Sana varmak için... kalbimin ötesi, gülümün üstü; yolu yolculuktan ayırdın, -niçin? |
Cevap: Hilmi Yavuz Şiirleri
Ölüm ve Zaman
Şair: Hilmi Yavuz yollar belli belirsiz yükseliyor yollar yakut uzaklıklardır ve onlara ulaşmak, kimbilir ne kadar, ne kadar zor... yunus yana yana yürüdüydü mevlânâ döne döne bense kana kana yürürdüm bir şair, neydi adı, * şöyle diyor: bir gülün biraz daha gül, bir hüznün biraz daha hüzün oluşu gibiydik ayrıyken de, birlikteyken de... yaşadık: bir kayboluşun kayboluşu... şiir belli belirsiz yükseliyor şiir ne? sonbahar içinde sonbahar hoca** kesik kesik yürüyordu bir sur, bir suret, bir sure çelebiyse*** uça uça yürümüştü gökyüzü boydan boya tennure... seviştik: bir gövde, bir karşı-gövde sevişmek kendini erguvan diye bilse de olur, bilmese de... aşklar belli belirsiz yükseliyor aşkları kendimle bezedim ben aldım şiirin yılkısını ben ürettim... ve 'bir yazın kendi içine doğuşu...' (ya da, ona benzer birşeyler) diyebilmek... yürüdüm: dile gelmek- gelmemek arası bildiğim yerde Ölüm! Söz'ün alçalan kışı Ölüm! toplananın dağılışı: Kitap, hüzün ve gövde... Ölüm belli belirsiz yükseliyor |
Cevap: Hilmi Yavuz Şiirleri
Ölü Kelebek Sonnet Si
Şair: Hilmi Yavuz kent! işte orda! ölü doğmuş kelebek; gibi kanatlarıyla varoluş seni bekler... lime lime sesiyle, âh, el bebek gül bebek büyütülüp bugüne getirilmiş sözcükler... şimdi artık bir camın arkasında, eprimiş; işte orda! öylece, iğnelenmiş olarak; âh kent! acılarını sözcüklerde hep geviş getirip sır oluyor aynalara...-ve kurak evleriyle pörsümüş, varoşlarıyla rate bir kent müsveddesi bu! harelenmiş, cıvımış kanadıyla bulanık ve nedense degrade sokakları yol yol akıyorken, âh, rüküş aşklarıyla bu kentler! ..-ve elbette bu yanı gösteriyor aynalar: geçmiş zaman hayvanı... |
Cevap: Hilmi Yavuz Şiirleri
Yılkı Bir At İçin Sonnet
Şair: Hilmi Yavuz eskiden, âh, bu kentte uçuk mavi süvari; kısrağı sokakların, dört nala, uça uça... şimdiyse bir ihaneti, İsa ya da havari gibi yaşamak işte... sürükleyip bir uca yerden yere vurdu da topallattı, körletti bir yılkı atı gibi savurdu ve yağmaya verdi idi, sokakta, o ürkmüş iskeleti... ararken bulduğumuz kemikleri yığmaya başlasak da faydasız... kirli, tozlu, kararmış eski zaman hayvanı! âh, umarsız bir sayrı gelir kuşatır bizi... unuttuktu, bir varmış bir yokmuş o at şimdi, masal gibi... o ayrı! bir ölü şövalyeyim, pörsümüş ve özenti, aynalarda ararı yılkıdaki o kenti... |
Cevap: Hilmi Yavuz Şiirleri
Yollar ve Zaman
Şair: Hilmi Yavuz sen bir yalnızlığı koşup gittin de bir yerde buluşulur diye, belki de... elbet buluşulur, orda, o yerde... bir hüzün töreniyle kutlanır bulunur birşeyler ve saklanır saklanan Zaman mı, yoksa yol mudur aranır bahçelerde ve şiirlerde? kimbilir ki dün'dür, ölgündür kalbimiz yollarsa her zaman biraz küskündür yokuşlarda ve inişlerde... Zaman'dır seni sardığım kumaş bekledin, örtülsün, ki yavaş yavaş... erguvandın, kayboldun diligelişlerde |
Cevap: Hilmi Yavuz Şiirleri
Yolculuk ve Yıldızlar
Şair: Hilmi Yavuz gün oldu, bekledim, yol görünmedi; bir yaza dokundum,-dokunmak ıtır kokardı eskiden; hüzne bağlıdır, o tekne, yosunlu, kağşamış şimdi... neydi o? deli gibi! kayıp o liman; ne zaman yaşandıydı, sahi, o olay? karanlık yüzü aşkın, binbir dolunay; kısık bir lambaya benzedi zaman... ne günden ne geceden iz kaldı; sanki deniz mi kaldı bir yerlerde? tekne gider gitmesine, ama ilerde sadece sönmüş yıldızlar vardı... |
Cevap: Hilmi Yavuz Şiirleri
Yolculuk ve Aşklar
Şair: Hilmi Yavuz ben kendime derinim, -sana! bir uzun 'kaybol! ' gibi olduğum; kalbim kül dağları, yüklenir ateşten kayıklara odunum... orda geçti 'geç kaldınız! ...' günleri; bağlar bahçeleri gibi yokluğum; anımsarım, öyle sor ki kolay mı âh, o sarı anılarda sönen mum! aşklar durdu, ben de artık dururum; yolculuk musun, öyleyse içeriye gir; gök bir ip midir, kuşlar kaç boğum? yüzümün yerinde bulut... çoktanberidir... |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 00:47. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.