Forum Düzeni
Üye Günlüğü
Üyelerimizin kişisel sayfaları olarak da kullanabilecekleri, günlük tutabilecekleri ve hoşuna giden resim, yazı, video paylaşımlarında bulunabilecekleri bölüm.
Kullanıcı Etiket Listesi

Like Tree97Beğeni(ler)

Seçenekler
Seçenekler
Stil
Üyelik tarihi: 17 Temmuz 2018
Nereden: Tel'aran'rhiod
Mesajlar: 6.699
Konular: 883
Cinsiyet:Bay
Seslenenler: 664 Mesaj(lar)
Etiketleyenler: 73 Konu(lar)
Alınan Beğeni: 2144
Verilen Beğeni: 1250
Nereden: Tel'aran'rhiod
İlişki Durumu: Yok
Burç: Boga
Takım: Galatasaray
Rep Gücü: 47
Farkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond repute

Standart Cevap: Börü Tonga'nın Otağı

06 Temmuz 2019
Nazilerden Kaçan 791 Kişiye İstanbul Açıklarında Mezar Olan Gemi: Struma
II. Dünya Savaşı esnasında Nazi zulmünden kaçan yaklaşık 800 kişi (785 Yahudi, 5 Bulgar, 1 Macar) Romanya'dan kalkan ve İstanbul üzerinden Filistin'e gitmek üzere yola çıkan Struma adlı gemiye biner. Sonrasında ise İstanbul açıklarında yıllar geçse de unutulamayacak bir insanlık ayıbı yaşanır.


12 aralık 1942 yılında romanya’nın köstence limanından ayrılan yaklaşık 770 yahudiyi ölüme taşıyan geminin ismidir struma.

gemideki her bilet o zamanın parasına göre gerçekten hatr-ı sayılır bir ücret olan 1,000 dolara satılmıştır. yolcuları taşıyan gemi normalde de seyahat gemisi olarak tasarlanmayan bir yat gemisidir, ancak yolcular queen mary gemisinin resimleriyle kandırılmışlardır. gemiyi hayal ettikleri gibi görmeyen yahudiler, 2.sefer de "bu gizli bir planın parçası, asıl gemi 10 mil ötede bulunuyor" yalanına inanıp, büyük umutlar içersinde gemiye binmişlerdir.


açlık ve sefalet içerisinde geçen onlarca günün ardından bir de geminin motoru istanbul’a yaklaşırken bozulmuş, bir ayakkabı tamircisinin uzun uğraşları sonunda çalıştırılıp, istanbul’a varılması sağlanmıştır, ancak dönemin başbakanı olan refik saydam "türkiye başkaları tarafından arzu edilmeyen insanlar için vatan hizmeti göremez." diyerek gemiden kimsenin inmesine izin vermemiştir.

vehbi koç’un uzun uğraşları ve bakanın da yardımıyla mobil oil’in romanya temsilcisi olan martin segal ve ailesine istanbul’a giriş izni verilmiş, bundan kısa bir süre sonrada gemi bir römorkor tarafından karadeniz’in açıklarına çekilerek ölüme terk edilmiştir.

24 şubat 1942 tarihinde de karadeniz’de yabancı bir gemi istemeyen sovyet denizaltısı sc 213 tarafından, o kadar insana acımadan batırılmıştır.


geminin türkiye'den geçiş yapıp ingiltere'ye gitmesini engelleyen kararı ingiltere dışişleri bakanı vermiştir. ingiltere'nin tutumunun sebebi ise, orta doğu'daki çıkarlarını ve özel olarak da filistin'deki denetimini sarsabilecek istikrarsızlıkları önlemekti. bu gemiye geçiş izni verildiğinde, gemiler dolusu museviliğinin filistin'e gitmeye çalışacağının ve oradaki istikrarını bozacağını düşünmüşlerdi.

1: Struma'nın ilk demirlediği yer.
2: Struma'nın batırıldığı yer.
büyük britanya'nın sömürgeler bakanı lord moyne, 1944 yılında struma faciasındaki sorumluluğu nedeniyle bir suikast sonucu öldürülmüştür. b

u yolculuğu düzenleyenler 1942 yılında ölüme sebebiyet vermekten romanya'da yargılanmışlar fakat geminin batma sebebinin bir denizaltı olması nedeniyle beraat etmişlerdir.

bu olay birçokları tarafından türklerin yahudi soykırımı olarak addedilmeye çalışılır. fakat işin gerçek yüzünün çok başka olduğu belgelerle kanıtlanmıştır.

To view links or images in signatures your post count must be 0 or greater. You currently have 0 posts.
Üyelik tarihi: 17 Temmuz 2018
Nereden: Tel'aran'rhiod
Mesajlar: 6.699
Konular: 883
Cinsiyet:Bay
Seslenenler: 664 Mesaj(lar)
Etiketleyenler: 73 Konu(lar)
Alınan Beğeni: 2144
Verilen Beğeni: 1250
Nereden: Tel'aran'rhiod
İlişki Durumu: Yok
Burç: Boga
Takım: Galatasaray
Rep Gücü: 47
Farkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond repute
Standart Cevap: Börü Tonga'nın Otağı
06 Temmuz 2019
Fikirleri Uğruna Canını Veren İngiliz Düşünür: Thomas More
Pek çok insanın "Ütopya" kitabından aşina olacağı, 1478-1535 yılları arasında yaşamış olan İngiliz düşünür Thomas More'un hayatının kısa bir özeti.


1478-1535 yılları arasında yaşamış, hem düşünce sistemlerinin hem de ölüm sebeplerinin az çok benzer olması sebebiyle döneminin sokratesi sayılan, en meşhur eseri "nowhere" anlamına gelen utopia olan ingiliz filozof: thomas more.

utopia kitabında her ne kadar devlet adamlarını saray kuklaları diye nitelendirse de, hiç istemeyerek ilk olarak lord chancellor (başyargıç) olarak görevlendirilmiş, yaptığı işler ve verdiği kararlar ile toplum nezdinde çok büyük popülariteye sahip olmuştur. daha sonra kendi döneminin kralı olan henry viii tarafından lord high chancellor (başbakan) olarak görevlendirilmiş, birkaç yıl bu görevi ifa ettikten sonra henry viii ile bir takım konularda uzlaşmasının mümkün olmayacağını düşündüğü için sağlık durumlarını bahane ederek görevden çekilmeyi talep etmiş ve kabul edilmiştir. ancak o dönemde öngördüğü sorunlar sonradan ölüm sebebi olacaktır.

aşırı dindar olduğu bilinen thomas more her ne kadar rönesans ve hümanizm hareketlerini destekleyip önderlik bile etmiş olsa da reform hareketlerinin bir o kadar karşısında durmaktaydı. dinin/kilisenin reforme edilmesi ona göre dinde ve toplumda bölünmelere yol açacak ve onarılamaz yol ayrılıklarına düşülecekti (nitekim öyle de oldu). bu görüşleri uğruna dönemin kralı henry viii'e karşı durmuş, bir nevi vicdan özgürlüğü uğruna ölmüştür. o dönemde ispanya kraliçesi aragonlu catherine ile evli olan kral henry viii anne boleyn'e aşık olmuş ve eşinden boşanmak istemiş, boşanmaya katı bir şekilde karşı olan ve boşanma kararlarını onaylayan papa bunu reddetmiş, o zaman siyasi anlamda çok güçlü olan ispanya ile ters düşmek istememiştir. bunun üzerine henry viii papalığı tanımadığını ve ingiliz kiliselerinin başında kralın olması gerektiğini savunmuş ve parlamentosunda bunu kabul ettirmiştir. zaten reform akımlarının etkisinde olan avrupa'da ingilitere bu olayla nasibini almış ve daha sonra anglikan kilisesi olarak anılacak mezhebin temelleri atılmıştır. katolik kilisesine aşırı bağlı olan thomas more'un lord high chancellor'luk görevinden çekilmesine sebep olan temel sorun kilisenin parlamento kararı ile krala bağlanmak istenmesi olmuştur. kral henry viii parlamentoda bu doğrultuda aldığı kararları herkese kabul ettirmeye çalışmış ve kanaat önderlerinin de herkesin önünde yemin etmelerini istemiştir. thomas more bu olaylara sessiz kalarak işten sıyrılamamış, ingiliz toplumu üzerinde büyük bir etkiye sahip olması sebebiyle kral tarafından ant içmeye zorlanmıştır. aşırı dindar olan thomas more "tanrı tanrı değildir diyemeyen parlamento, kral'ı da kilisenin başına geçiremez" diyerek kralın bu uygulamasını vicdani olarak reddetmiş ve tabii ki ölüm cezasına çarptırılmıştır. kral'ın aşkı yüzünden kilise bölünmüş ve thomas more da öldürülmüştür. çok şakacı olduğu bilinen more kafasının kesileceği sırada sakalını kenara çekmiş "sakalım bir suç işlemedi" diyerek son anlarında da espri yapmayı ihmal etmemiştir. trajik olan bu olay daha sonraları trajikomik bir hal almış, kral kendine ihanet ettiğini düşünerek biricik aşkı anne boleyn'i de idam ettirmiştir. uğruna dinin bölündüğü, thomas more ve daha bir çok insanın ölümüne sebep olan kadın idam edilmiştir.

thomas more utopia kelimesini ve fikrini ilk kullanan kişidir. utopia isimli eserinde ideal devleti ve toplumu bir ada üzerinde betimlemiştir. sosyalizm üzerine kurulu bir sistem tasarlamıştır. çalışma saatleri, kadın erkek ilişkileri, yerel yönetimler, idare, bürokrasi, aile, mülkiyet hakkı, dinler, savaş ve daha birçok konuda bugün bile etkileri hissedilen görüşler ortaya koymuştur. yakın dostu erasmus'un da desteklediği idam cezasının uygulanmasının çok ağır suçlarda gerçekleşmesini(hatta kaldırılmasını), ortak mülkiyet hakkını(sosyalizm), dinlere eşit mesafede durulması ve devlet yönetiminde dinlerin olmaması gerektiğini yani sekülarizmi, ailenin yapısının korunmasını, eğitimin önemini ve sanatın belirli bir zümreye değil herkese ait olmasını ve demokratik seçim sisteminin uygulanması gibi konuları "ütopia"sına işlemiştir.

eflatun gibi ateistlere çok sert ifadeler kullanmış, tabiri caizse "allah korkusu olmayan adam ahlaktan yoksun olur, toplum düzenini bozar, devlette görev alamaz ama ateist olduğu için de kimseye bir şey yapamayız" demiştir. tasarladığı toplum aile (karı-koca) ilişkilerinin koruyan, demokrasiyi uygulayan ve sınıfsal ayrımı sonlandıran more, bu görüşleriyle ise eflatundan ayrılmaktadır.

utopia'da diğer devletlerin borç ile kontrol altında tutulduğu, bunun savaş zamanlarında önemli bir politik koz olarak kullanılabildiği anlatılmıştır. savaş olursa borçlu olan devletlerden askerler alınıp düşman devlete karşı savaş açılır ya da para ile düşman devletten bürokrat, asker satın alınıp devlete karşı savaş açılır. bu yöntem günümüzde de "adi ingiliz politikası" olarak uygulanmaya devam etmektedir.

yaşadığı çağın çok ilerisinde görüşlere sahip olan more, meşhur bir çok sosyalist düşünürün ve liderin fikir babası olmuştur.

To view links or images in signatures your post count must be 0 or greater. You currently have 0 posts.
Üyelik tarihi: 17 Temmuz 2018
Nereden: Tel'aran'rhiod
Mesajlar: 6.699
Konular: 883
Cinsiyet:Bay
Seslenenler: 664 Mesaj(lar)
Etiketleyenler: 73 Konu(lar)
Alınan Beğeni: 2144
Verilen Beğeni: 1250
Nereden: Tel'aran'rhiod
İlişki Durumu: Yok
Burç: Boga
Takım: Galatasaray
Rep Gücü: 47
Farkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond repute
Standart Cevap: Börü Tonga'nın Otağı
06 Temmuz 2019
Soğuk Savaş Döneminde Pasaport Zımbasından Ajan Yakalayan Ruslar
Soğuk savaş dönemindeki o meşhur ajan furyalarında adamlar öyle bir şey keşfetmiş ki şu anki teknoloji yetmez. Çünkü tamamen ilkel ama akılcı. Ruslar, Amerika’yı yine onların bir üretimiyle enselemiş.


rus pasaportundaki zımba kolay paslanır türden olmasına karşın amerikalılar paslanmaz çelik zımba teli kullandıklarından pasaportun sahte olup olmadığı ortaya çıkıyormuş. yazılı olmayan bu püf noktayı bilen bazı rus yetkililer yüzlerce amerikan ajanının kodese tıkmış sayın seyirciler.

amerikalılar da olayı çözemediklerinden "lan nası anladılar olm yav? adama yüzbinlerce dolar harcadık, özel bir kampta büyüttük, ingilizce bilmiyor anadili bile rusça oldu, özel eğitimlerde yıllarca eğittik gönderdik daha moskova havaalanından otele gidemeden enselendi şşş canıtın? sen rus ajanımısın lan yoksa? hepsinin adını mı veriyosun adamlara düdük?" diyorlardır. eheheh!

To view links or images in signatures your post count must be 0 or greater. You currently have 0 posts.
Üyelik tarihi: 17 Temmuz 2018
Nereden: Tel'aran'rhiod
Mesajlar: 6.699
Konular: 883
Cinsiyet:Bay
Seslenenler: 664 Mesaj(lar)
Etiketleyenler: 73 Konu(lar)
Alınan Beğeni: 2144
Verilen Beğeni: 1250
Nereden: Tel'aran'rhiod
İlişki Durumu: Yok
Burç: Boga
Takım: Galatasaray
Rep Gücü: 47
Farkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond repute
Standart Cevap: Börü Tonga'nın Otağı
06 Temmuz 2019
İnanışa Göre Adem'in, Havva'dan Önceki Eşi: Lilith
Hristiyanlık ve Musevilik inançlarına göre Adem'in, Havva'dan önce Lilith adında bir eşi daha vardı. İnsanlık tarihinin ilk feministi olarak da adlandırılan Lilith'in hikayesi.


insanlık tarihi âdem ve esi havva ile başladığı sanılır. oysa bir yahudi efsanesine göre ise tanrı, havva’dan önce lilith'i yarattı. ancak lilith, âdem’e itaat etmediği ve onu terk ettiği için lanetlenmiş ve bir şeytana dönüşmüştü.

efsaneye göre tanrı, topraktan âdem ile lilith'i yaratır. mutlu mesut yaşasınlar diye onları cennetine yerleştirir. ama her çift gibi huzuru bulamazlar. âdem, ilişkide söz sahibi olmak yani tam hakimiyet ister. ancak lilith buna karşı çıkar.

cinsel ilişki sırasında lilith, âdem’in hep üstte yer almasını aşağılayıcı bulur ve itiraz eder. kendisinin de âdem gibi topraktan yaratıldığını, eşit olduklarını savunur. âdem tavrında ısrar edince lilith, birlikte yaşamalarının zor olacağına karar verip, tanrı’nın söylenmesi yasak olan adını anarak göğe yükselir. cenneti terk eden lilith'in yeri artık dışlanmışların arasındadır. çevresindeki cinler ve cinlerin kralı samael yani şeytan ile ilişkiye girer ve onlardan çocuklar doğurur.

cennette yalnız kalan âdem, tanrı’ya dua eder ve lilith'i geri ister. tanrı; sanvai, sansanvai ve semangelof isimli üç meleği geri çağırması için lilith'e gönderir. meleklere, dönmediği takdirde her gün 100 (yüz) çocuğunun öldürüleceğini söylemelerini emreder. ama o kesinle dönmeyeceğini bildirir ve tanrı buyruğunu yerine getirir.

lilith, duyduğu acıyla bundan sonra bütün hamile, lohusa kadınların, bebeklerin baş düşmanı olmaya yemin eder. erkek çocukların doğduktan sonra ilk sekiz gün, kız çocukların ise ilk yirmi gün içerisinde canını alacaktır. sadece yakınında bu üç meleğin ismi ya da şekli bulunanlara dokunmayacaktır.

yenilgiye uğramış olan âdem’e tanrı başka bir hediye verir ve kaburga kemiğinden havva’yı yaratır. bu yeni kadın adem'den bir parça olduğu için, ona karşı çıkmayacaktır. ta ki malum elma hadisesine kadar! kabalah’cılar için lilith temiz olmayan, fahişe bir kadını simgeler. kabalah'daki bir paragrafta, ayrıldıktan sonra âdem’i yeniden baştan çıkardığı şu şekilde yer almaktadır:

"işlediği günahtan dolayı âdem, 130 yıl cinsel perhizle yaşar. âdem, bir daha bu olayı yaşamamak için dikenlerle sarılı bir şekilde uyur. lilith, âdem’in üstüne çıkarak, onu uyarır ve boşalmasını sağlar. lilith, bundan sonra insanlığa ceza olarak adlandırılan yaratıkları dünyaya getirir. kabalah'in başka bir yerinde ise, lilith en sonunda orada burada dolaşarak insanlara sarkıntılık eder ve kendi kendilerini kirletmelerini sağlar ve ismi 'tohum hırsızı'na çıkar."

lilith adı, ilk iki semâvi din ve ortadoğu coğrafyasındaki bütün kavimlerde sekli şemalı ya da hikâyesi farklı da olsa geçmektedir. özellikle, yahudilik öncesi ve sonrası yahudi mitolojisinde de lilith'in önemli bir yeri vardır. bir tek islam kaynaklarında kendisine rastlanmamıştır

To view links or images in signatures your post count must be 0 or greater. You currently have 0 posts.
Üyelik tarihi: 17 Temmuz 2018
Nereden: Tel'aran'rhiod
Mesajlar: 6.699
Konular: 883
Cinsiyet:Bay
Seslenenler: 664 Mesaj(lar)
Etiketleyenler: 73 Konu(lar)
Alınan Beğeni: 2144
Verilen Beğeni: 1250
Nereden: Tel'aran'rhiod
İlişki Durumu: Yok
Burç: Boga
Takım: Galatasaray
Rep Gücü: 47
Farkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond repute
Standart Cevap: Börü Tonga'nın Otağı
06 Temmuz 2019


Ant-man and Wasp


İlk filmden daha iyi olmuş. Özellikle luis'in sahneleri Renk katmış. Daha çok kuantum olaylar daha çok aksiyon tadında olmuş. Bu tarz filmlerin ikincisinde genelde çuvallarlar (mesela deadpool 2) ama bunda olmamış..

To view links or images in signatures your post count must be 0 or greater. You currently have 0 posts.
Üyelik tarihi: 17 Temmuz 2018
Nereden: Tel'aran'rhiod
Mesajlar: 6.699
Konular: 883
Cinsiyet:Bay
Seslenenler: 664 Mesaj(lar)
Etiketleyenler: 73 Konu(lar)
Alınan Beğeni: 2144
Verilen Beğeni: 1250
Nereden: Tel'aran'rhiod
İlişki Durumu: Yok
Burç: Boga
Takım: Galatasaray
Rep Gücü: 47
Farkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond repute
Standart Cevap: Börü Tonga'nın Otağı
06 Temmuz 2019
1814'te Londra'da Gerçekleşen ve 8 Kişinin Ölümüne Sebep Olan İlginç Olay: Bira Seli
Evet, yanlış duymadınız. 17 Ekim 1814 yılında Londra'da Meux and Company adlı bira fabrikasında bir depo patlıyor ve litrelerce bira sokaklara yayılıyor.


bir bira deposunun patlaması sonucu 610 m³ birayla başlamış, sonra diğer depoları da yıkarak 1470 m³'ten fazla biranın sokaklara taşmasıyla gerçekleşmiş.

2 tane evin tamemen yerle bir olmasına, bir çok insanın ölmesine sebep olmuştur. özellikle bodrumlarda bulunan insanlardan 8'i buralara bira dolmasıyla boğulmuştur. 1 kişiyse alkol zehirlenmesi geçirip ölmüştür.


Patlayan bira fabrikası


bir barın duvarı yıkılmış, barda çalışan bir kadınsa saatlerce yıkık duvarın altında mahsur kalmıştır.

civardaki bira kokusunun geçmesi haftalar sürmüş. mahkemeyse olayı mücbir sebep kararına bağlayıp kimseyi suçlu bulmamıştır.

To view links or images in signatures your post count must be 0 or greater. You currently have 0 posts.
Üyelik tarihi: 17 Temmuz 2018
Nereden: Tel'aran'rhiod
Mesajlar: 6.699
Konular: 883
Cinsiyet:Bay
Seslenenler: 664 Mesaj(lar)
Etiketleyenler: 73 Konu(lar)
Alınan Beğeni: 2144
Verilen Beğeni: 1250
Nereden: Tel'aran'rhiod
İlişki Durumu: Yok
Burç: Boga
Takım: Galatasaray
Rep Gücü: 47
Farkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond repute
Standart Cevap: Börü Tonga'nın Otağı
06 Temmuz 2019
Ayasofya'nın Duvarını Süsleyen Dünyaca Ünlü Deisis Mozağinin Anlamı
Ayasofya'da bulunan ve Doğu Roma resim sanatında rönesansın başlangıcı olarak kabul edilen Deisis mozaiği neyi tasvir ediyormuş, kısaca bakalım.


deisis şefaat anlamına gelen bir kelime ve deisis sahnelerinde kıyamet günü hz. isa'dan insanlık ve ümmet için merhamet dilenmesi anlatılıyor. 13. yüzyıldan kalma ayasofya'daki bu mozaikte de meryem ile vaftizci yahya'nın hz. isa'dan af ve merhamet dilemesi gösterilmiş.

isa'nın eli baş parmağı ile yüzük parmağı birleşecek şekilde duruyor. baba, oğul ve kutsal ruhu temsil eden takdis, yani kutsama işareti bu. yüzük parmağından kalbe uzanan bir damar olduğuna inanılıyormuş eskiden. baş parmağı ile yüzük parmağının birleşmesiyle ise kalbe uzanan o damar yolu kapanıyor ve böylelikle "kalbimden geleni değil, tanrı'nın sözlerini söylüyorum" anlamına ulaşılıyormuş.

To view links or images in signatures your post count must be 0 or greater. You currently have 0 posts.
Üyelik tarihi: 17 Temmuz 2018
Nereden: Tel'aran'rhiod
Mesajlar: 6.699
Konular: 883
Cinsiyet:Bay
Seslenenler: 664 Mesaj(lar)
Etiketleyenler: 73 Konu(lar)
Alınan Beğeni: 2144
Verilen Beğeni: 1250
Nereden: Tel'aran'rhiod
İlişki Durumu: Yok
Burç: Boga
Takım: Galatasaray
Rep Gücü: 47
Farkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond repute
Standart Cevap: Börü Tonga'nın Otağı
06 Temmuz 2019
Aslen 4. Haçlı Seferi Olarak Başlamış ve Konstantinopolis'in Canına Okumuş Olay: Latin İstilası
Latinler ve Bizanslılar arasında çıkan olaylar sonrası yaşanan bu istila öyle büyük çaplıymış ki olay sonrasında İstanbul'un 1200 yılındaki halinden eser kalmamış denebilir.

latinler ile bizanslılar arasında kavganın kökenleri çok eskiye dayanır.

şöyle başlayalım: imparator konstantin roma imparatorluğu'nun başkentini, roma'dan istanbul'a (bkz: konstantinopolis) taşıyınca ve burada ikamet etmeye başlayınca, imparatorluğun ağırlık merkezi de doğuya kayıyor.

konstantin, hristiyanlığı devletin resmi dini olarak kabul ediyor ve önemli hristiyanlık merkezlerine psikoposlar atanıyor. bunlardan roma, konstantinopolis (bkz: istanbul), antioch (bkz: antakya) damascus (bkz: şam), alexandria (bkz: iskenderiye) en önemlileri olarak öne çıkıyor. fakat hepsinin içinde yine de en önemlisi roma ve papa. buraya kadar sorun yok.

theodosios tahta çıkıyor ve diyor ki; ben istanbul'da oturuyorum. saray da burada, benim yanımdaki din adamının yetkisi az, roma'dakinin fazla; böyle olmaz, o zaman ben istanbul patrik'ini de seviye olarak roma'ya eşitliyorum.


işte dananın kuyruğu burada kopuyor. sonrası nefret, kin, ihtiras, kan
sıkıntı yüzyıllar sürüyor. batıdaki latinler, roma bölünüp de batı roma tarihe karışınca ve bizans (doğu roma) tarih sahnesinde yükselince iyice kuduruyorlar.

1054 yılında papa elçilerini gönderiyor. istanbul patrik'ini aforoz ediyor. "ben dünya hristiyanlarının tek lideriyim seni tanımam" diyor. patrik de "ben de seni tanımam. ben de seni aforoz ediyorum o zaman!" diyor. olay iyiden iyiye ciddiye biniyor.


zaman geçiyor papa değişiyor, patrik değişiyor; kin ve nefret bitmiyor
sonunda haçlı seferleri başlıyor. papa tarafından yönlendirilen avrupa kralları, şövalyeler ve haçlı birlikleri akın akın doğu'ya geliyor. istanbul'un zenginliklerinin ve o dönemin en medeni, modern şehri olduğunun farkına varıyorlar. eller ovuştuluyor.

sıra ıv.haçlı seferine geldiğinde olay kopuyor. venedik dükası henricus dandolo yönetiminde latinler "bırakın şimdi kudüs'ü kutsal toprakları, istanbul çok güzel gelsenize" diyor. 1204'te şehre zorla giriyorlar. yağma, tecavüz gırla... her türlü saygısızlık. patrik'in ana ikametgahı ve şehrin kalbi ayasofya talan ediliyor. içinde her türlü rezillik yapılıyor. (bkz: seks) (bkz: hırsızlık) (bkz: vandalizm)

velhasıl 1261'de nihayet işgal bitiyor. fakat bizans geriye bir enkaz devralıyor. yine de bizans'ın bu hengamede yok olmaması bile büyük bir şey. bizans prensleri çeşitli illere kaçıp oradan örgütlenmişler.

To view links or images in signatures your post count must be 0 or greater. You currently have 0 posts.
Üyelik tarihi: 17 Temmuz 2018
Nereden: Tel'aran'rhiod
Mesajlar: 6.699
Konular: 883
Cinsiyet:Bay
Seslenenler: 664 Mesaj(lar)
Etiketleyenler: 73 Konu(lar)
Alınan Beğeni: 2144
Verilen Beğeni: 1250
Nereden: Tel'aran'rhiod
İlişki Durumu: Yok
Burç: Boga
Takım: Galatasaray
Rep Gücü: 47
Farkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond repute
Standart Cevap: Börü Tonga'nın Otağı
06 Temmuz 2019
Dünyada Devlet Hizmetlerinde En Üst Rütbeye Yükselmiş At: Incitatus
Roma İmparatoru Caligula'nın en sevdiği atı olan Incitatus'a dair birkaç bilgi.


incitatus, roma imparatoru caligula'nın sevgisini ve güvenini kazanmak için çoğu politikacının aksine gerçekten büyük çaba sarfetmiş, çalışmış didinmiş bir attır.

imparator olduktan ve defne yapraklarıyla çelenklendikten sonra caligula, imparatorluk yıllarına spektaküler bir açılış yapmak için togasının kollarını sıvar. bir görüşe göre pers kralı xerxes'in çanakkale boğazı'nı at sırtında geçmesine nazire olsun diye, diğer bir söylenceye göre ise imparator tiberius'un kahini thrasyllus'un kendisiyle ilgili "bu adamın imparator olma ihtimali baiae körfezini atla geçme ihtimali kadar" şeklindeki kehanetini boşa çıkarmak için baiae körfezi'nde gemileri birbirine bağlatıp baiae'deki yazlık sarayından iki mil ötedeki puteoli limanına kadar uzanan bir köprü yaptırır. üzerinde büyük iskender'in zırhı bulunduğu halde incitatus'a atlayan imparator körfezi sağ salim geçer.

caligula'nın hizmetinde uzun yıllar başarıyla çalışan incitatus için yükselmenin önü açılmıştır artık. imparator tarafından senatör olarak atanmasının yanında konsüllük için düşünülür. diğer kıskanç konsüller tarafından bu göreve getirilmesi son anda engellenen incitatus tüm tepkilere rağmen senatörlük görevini başarıyla sürdürür.

öte yandan imparator, atının ruhen incitilmesini kabullenemez. böylece kendisini rahip yapar, 18 köle ve cariyeyle tam teşekküllü bir ev, som mermerden bir ahır, altın bir yalak ve pırlantalarla, zümrütlerle süslü bir yular yaptırıp atına hediye eder. penelope adlı bir güzelle de (at) başını bağlar.

incitatus, rahiplik görevini imparator caligula'nın öldürülmesine ve kendisinin de kesilip sucuk yaptırılmasına kadar sürdürür. görev bilinci, sağduyusu ve ("tezcanlı" anlamındaki adına uygun olarak) hızlı gittiğinde bokunun seyrek düşmesiyle tüm roma halkının gönlünde "apayrı" bir yere oturur.

To view links or images in signatures your post count must be 0 or greater. You currently have 0 posts.
Üyelik tarihi: 17 Temmuz 2018
Nereden: Tel'aran'rhiod
Mesajlar: 6.699
Konular: 883
Cinsiyet:Bay
Seslenenler: 664 Mesaj(lar)
Etiketleyenler: 73 Konu(lar)
Alınan Beğeni: 2144
Verilen Beğeni: 1250
Nereden: Tel'aran'rhiod
İlişki Durumu: Yok
Burç: Boga
Takım: Galatasaray
Rep Gücü: 47
Farkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond repute
Standart Cevap: Börü Tonga'nın Otağı
06 Temmuz 2019
Sanatçı Olmak İsterken Mecburen Roma'ya İmparator Olan Neron'un Dramatik Hayatı
Gerçek adıyla Lucius Domitius Ahenobarbus, sonradan edindiği adıyla Nero Claudius Caesar Drusus Germanicus ve bizim bildiğimiz adıyla Roma İmparatoru Neron'un hayatı.


17 yıl sonra nero claudius caesar augustus germanicus (neron) adıyla roma imparatoru olacak olan lucius, italya'nın porto d'anzio kentinde 37 yılında (bir tuhaf sanki böyle iki haneli yıllar, alışmamışız) dünyaya gözlerini açar.

lucius'un aslında hiç de imparatorluk sürmek gibi bir gayesi yok iken, oğlunun sonradan öldürteceği annesi agrippina, onun imparator olması için, çağdaşlarını büyüleyen güzelliği başta olmak üzere tüm kozlarını ortaya koyarak, lucius'un babasının ölümünden sonra, kendisinden 25 yaş büyük olan olan roma imparatoru claudius ile evlenir. claudius'u lucius'u evlatlık almaya ikna ettiği yetmezmiş gibi, claudius'un "benim kendi öz oğlum dururken ne diye senin oğlunu imparator yapayım be kadın" diye serzenişine kendi elceğiziyle yaptığı mantarlı yemeğe zehir katarak yanıt verir. ortada bir adet ölü imparator ve de bir adet canlı lucius kalmıştır. roma büyükleri toplanır. "claudius yiğidine bunu yapan bize nice etmez sayın milletvekilleri" diyerek lucius'u yukarıda andığım ve de bir daha yazmaya üşendiğim isimle (bundan sonra senatonun izniyle sadece nero diyeceğim) 54 senesinde romalılara yeni imparator ilan ederler.

ancak bu işler olurken kimse lucius'a gidip de, "genç seni imparator yapacağız koçum, ne dersin?" diye sormamıştır. zaten, erk de imparatordan çok anne agrıppina, stoacı filozof seneca ve başka bir sayın cevizkabuğu burrus namlı bir şahsiyetten oluşan bir üçlünün elindedir. bunlar, artık nero adıyla tanınan lucius'u o yana da dönder sar beni, bu yana da dönder al beni tadında evirip çevirip ülke yönetmektedirler ve hala hiç bir allahın kulu sormamaktadır ki, "oğlum nero, ne ayaksın sen?"

oysa ki nero'nun içinde çok daha farklı bir aşk çoktan filizlenip kök salmıştır. imparatorluğu falan iplemeyen bu gencimiz sanatçı olmak istemektedir. deliler gibi tiyatro izlemekte, sarayda provalar yapmakta ve bu büyük yeteneğini seyircilerle de paylaşmak için yanıp tutuşmaktadır. fakat tahmin edeceğiniz üzere yukarıda anılan üçlü, "manyak mısın oğlum sen, otur oturduğun yerde paşa paşa. roma'ya imparator oldun leen tey, tey, tey" diye bağırıp çağırmaktadırlar.

içinde yanan bu sanat aşkının sanat düşmanı bu üçlü tarafından bastırılmasına çok içerleyen nero, hepsini tek tek bertaraf eder. ilk sırayı, onu zorla imparator kılan valide hazretleri agrıppina alır. araya bir kız meselesi de girmiştir. nero, üvey kızkardeşiyle mecburen evli olmasına rağmen, güzeller güzeli bir romalı hatun olan poppaea sabina'ya (bu ne işimdir, bu ne karizmadır ya jüpiter, breh, breh) vurulur. fakat zırt, pırt oğlunun yaşamına karışmış ve karışmakta olan agrıppina "oğlum ne yapacaksın o geçkin karıyı, ben sana hamamda mis gibi bir kızoğlan kız beğendim, augustusgillerden oy ki oy" deyince ipler kopar. nero, annesinin gemisini gizlice batırır, annesi yüzer, kıyıya çıkar, kurtulur. bakar ki gizlice olmuyor, bizzat emir vererek öldürtür.

bu cinayet, roma halkının nero'ya olan nefretinin ilk taşını kor. her ne kadar roma'da günbegün örülen entrikalarla sürekli birileri zehirlenerek, emniyet binasının üçüncü katından kendini atıp intihar ederek, veya fazla uzatmadan hemen oracıkta öldürülse de anne katıllığı tüm toplumlarda olduğu üzere roma'da da hiç tasvip edilmeyen bir olgudur. ancak seneca'nın çenesi öyle kuvvetlidir ki, bir takım uydurma komplo teorileriyle bir şekilde bu eylemin haklılığını roma halkına kabul ettirir.

ceviz kabuğu burrus'a nero'nun bir şey yapmasına gerek kalmaz, ecel nero'dan vekalet alıp burrus'u ilerleyen yaşında hakkın (hak da yokmuş daha o zamanlar gerçi ama) rahmetine (e, rahmet hiç olmaz o zaman?!) kavuşturur.

kendisini sınırlayan bu üçlünün son üyesinden de 65 yılında seneca'ya kendisini öldürmesini rica ederek kurtulan nero'ya nihayet sahne ışıklarının yolu açılmıştır: 65 yazında roma'da tiyatro seyircilerinin önüne çıkarak ne mi yapar? şimdi düşünün ki, sayın cumhurbaşkanımız, (efendim geçmiş kabotaj bayramlarını da bilahare kutluyorum buradan, severek izliyoruz ailecek, hani entry bir yerimize kaçmasın diye yapılan bir yağcılık asla olamaz!) sahneye çıkmış, sesini inceltmiş, kadın elbiseleriyle kırıta kırıta bir kralın kızını oynuyor. evet, oldukça cesaret isteyen bir rol. nero da aynen bunu yapmış efendim. ne mi olmuş? aradan 2000 yıl geçmiş toplum hala hazır değil, 65 yılında toplum buna nasıl hazır olsun arkadaşım? en hafif tabiriyle, nero tüm roma'ya maskara olmuş, kendini rezil-i rüsva etmiş, sevilmezliğinin derecesini bir kat daha yükseltmiş. soylular "rezil etti bizi pezevenk" diye küfürler etmişler (tabii ki içlerinden). avam takımı da "imparatorun kase de fena değilmiş hani!" diye mırıldanmış. sonrası (mecburen) alkış, alkış, alkış...

bu alkışlarla iyice coşan nero ertesi sene yunanistan'a gidip ordaki geleneksel tiyatro yarışmalarına sırayla katılarak hepsinden (yetenekten mi, imparator olmaktan mıdır bilinmez) birincilikle çıkar. fakat bu arada roma kaynamaktadır. soylusu olsun, "soysuz"u olsun "yetmedi, bizi bir de yunanlara rezil ediyor pişekar kılıklı herif" diye açık açık konuşmaya başlamış, askerler arasında isyanlar patlak vermiştir. sanatsal üretiminin zirvesinde olan nero tüm bu olanlara aldırış etmeden, zafer kazanmış bir komutan edasında roma'ya geri döner. ancak günleri sayılıdır. senato, nero'yu eylediği "rezillik"lerden ötürü tahttan indirir ve vatan haini ilan eder. bunun üzerine, 68 yılında boynuna bir hançer saplayarak intihar eden nero'nun son sözleri "qualis artifex pereo" (nasıl da bir sanatçı ölüyor benimle) ölmüştür.

yaşarken tanınmış bir sanatçı olmanın sefasını sürememiş bu bahtsız ve zoraki imparator, ölümünden sonra üzerine en çok film çevirilen roma imparatoru olması, ve de ağırlıklı olarak müzik ve film dosyalarının yazıldığı bir bilgisayar yazılımına ismini vermesi yoluyla, biraz dolambaçlı bir biçimde de olsa, o çok özendiği apollon'un sanına kavuşmuş görünmektedir.

dipnot: diyeceksiniz ki, nerede roma yangını? roma'da, 64 yılının temmuz ayında. ancak bunun nero'yla hiç ilgisi yok. çünkü, imparator o sırada roma'nın 50 km dışında küçük bir kasabada bulunmaktaymış ve de yangından kendi mülkleri de büyük zarar görmüş. büyük ihtimalle roma çarşısındaki bir dikkatsizlik sonucu çıkıp tüm kente yayılan bu yangın, hiç sevilmeyen bu imparatorun üstüne atılmış. o da bakmış üzerine kalacak, hristiyanların üstüne atmış suçu gerçi ya, neyse...

To view links or images in signatures your post count must be 0 or greater. You currently have 0 posts.
Konuyu 6 kişi okuyor. (0 üye ve 6 misafir)
 
Seçenekler
Stil




Sağlıklı Yaşam Rehberi - Görev Yap Para Kazan
Ticarî amaç gütmeden, maddî bir menfaat elde etmeden internet yayınlarına olanak sağlayan global bir paylaşım ağı olan ForumDenizi, adından ve vasfından da anlaşılabileceği üzere bir forum sitesidir. Forum siteleri, tıpkı sosyal medya ve interaktif sözlükler gibi 5651 sayılı kanunun 2. maddesinin 1. fıkrasının "m" bendine göre Yer Sağlayıcı olarak faaliyet göstermekte olan, hizmet ve içerikleri barındıran sistemleri sağlayan veya işleten platformdur.
5651 sayılı kanunun 5. maddesine göre yer sağlayıcı, yer sağladığı içeriği kontrol etmek veya hukuka aykırı bir faaliyetin söz konusu olup olmadığını araştırmakla yükümlü değildir. Başka bir deyişle ForumDenizi üzerinden yapılan yazılı, görsel ya da işitsel paylaşımlardan doğabilecek yasal sorumluluk, mezkur içeriği paylaşan ForumDenizi üyesi gerçek kişilere aittir. İlgili kanunun anılan maddesinin 2. fıkrasında da çok açık bir biçimde öngörüldüğü üzere; yer sağlayıcı, yer sağladığı hukuka aykırı içerikten, ceza sorumluluğu ile ilgili hükümler saklı kalmak kaydıyla, bu Kanunun 8 inci ve 9 uncu maddelerine göre haberdar edilmesi halinde ve teknik olarak imkân bulunduğu ölçüde hukuka aykırı içeriği yayından kaldırmakla yükümlüdür.
Açıklanan hukuki dayanaklar temelinde, hak ihlâli iddiasında bulunan hak sahipleri İLETİŞİM linkinden yer sağlayıcı ForumDenizi yöneticilerine ihtarda bulunarak bahse konu hususu tebliğ etmeleri halinde incelemeler yapılıp, en geç 2 gün içerisinde gerekli işlemler tesis edilecektir.
5101 sayılı yasayla degişik 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu gereğince ForumDenizi üzerinde telif hakkı bulunan MP3, video vb. eserlerin paylaşımı T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından hak sahipliği verilmiş olan MÜ-YAP tarafindan yasaklanmış olup, yasal işlem olması halinde, paylaşan kişi ya da kişilerin bilgileri gerekli kuruma verilecektir.